İcra Dairesine Yapılması Gereken İtirazın Mahkemeye Yapılması Hukuki Sonuç Doğurmaz

İtiraz ve Şikayet, Menfi Tespit, İstirdat davaları, İtirazın Kaldırılması ve İtirazın İptali davaları, İlamlı, İlamsız Takip, İcra Takibi Hakkında Temel Bilgiler, Takibin Kesinleşmesi, Taahhüdü İhlal vb.
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Hepsihukuk
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 2248
Kayıt: 28 Mar 2021, 13:29
İletişim:

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu
ESAS: 2016/952
KARAR: 2016/815

Taraflar arasındaki "takibin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Vezirköprü 1.Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesince davanın kabulü ile takibin iptaline dair verilen 11.12.2012 gün ve E:2012/18, K:2012/27 sayılı kararın incelenmesi Davalı-alacaklı vakıf başkanı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 27.06.2013 gün ve E:2013/15431, K:2013/24192 sayılı ilamıyla;

(…Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, icra müdürlüğünce borçluya örnek 7 no'lu ödeme emrinin 05.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.






Takibin şekline göre İİK'nun 62. maddesi uyarınca her türlü itirazın icra dairesine bildirilmesi zorunludur. Borçlunun borca itirazını da 7 gün içinde icra dairesine bildirmesi gerekli olup, icra dairesi yerine icra mahkemesine başvurması hukuki bir sonuç doğurmaz.
O halde mahkemece, borçlunun talebinin bu nedenle reddi gerekirken, işin esası incelenerek istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.




Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmede bir kısım üyelerce, davacının icra mahkemesine başvurusunun icra memuru işlemini "şikayet" niteliğinde olduğu, yerel mahkemenin aynı yöndeki direnme gerekçesinin doğru olduğu ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.

Yukarıda belirtilen nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davalı-alacaklı vakıf başkanının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 15.06.2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj