13. Hukuk Dairesi 2016/26649 E. , 2019/9926 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

13. Hukuk Dairesi 2016/26649 E. , 2019/9926 K.


'İçtihat Metni'

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ...'a ait olan taşınmazı 13/11/2007 yılında tapu senedi ile devren iktisap ettiğini, 16/10/2011 tarihinde belirlenemeyen bir sebepten dolayı yangın meydana geldiğini, yangının 10. katta meydana geldiğini, davalı müteaahhit ...'ın hidrofor, yangın merdiveni, yangın hortumu ve dolabını yapmadığını, bu sebeple itfaiyenin yangına müdahale ve kontrol altına almakta güçlük yaşadığını, yangın söndürme teçhizatının ... Sitesinde bulunmadığına dair yönetim tarafından tutanak tutulduğunu, ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/180 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını, bilirkişi raporuna göre bina ve binaya bağlı eklentilerinde yangın dolabının sadece göstermelik olarak yer aldığını, bir yangın esnasında ilk müdahale için kesinlikle yeterli olmadığının belirtildiğini, teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemede kolon hattı sıva üstü ... plastik borularının standartlara uygun olmadığını, yangın esnasında hemen tutuşma kabiliyeti ve yangının ve maddi zararın büyümesinde çok etkili olduğunu, taşınmazda yangın hortumu, vana bağlantı ekipmanları, yangın rezerve suyu deposu ve başınçlı suyu iletebilecek yangın pompası grubunun bulunmadığını, tüm bu hususların bilirkişi raporunda tespit edildiğini, ... Belediye Başkanlığı'na yangın sonucu oluşan zarardan denetim eksikliği neticesinde sorumlu olduğuna dair ihtarname çekildiğini, bina ile ilgili belgelerin istendiğini, belediye tarafından gönderilen yazı cevabında taşınmaza inşaat ruhsatı verildiğini, ancak yapı kullanma izninin verilmediğinin bildirildiğini, davalı müteahhitin kendisine yüklenen mevzuatlara aykırı davrandığını, bu aykırı davranış sonucu evinin büyük maddi hasara uğradığını, bu hasardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek 30.000,00 TL maddi tazminat, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 24.610,00 TL maddi tazminatın 16/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Öte yandan 4822 Sayılı Kanun ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesinin 3. fıkrasında, “İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10. maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.” Hükmü bulunmaktadır. 4822 Sayılı Kanun ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesinin 3. fıkrası gereğince müteahhit olan davalılara karşı açılan davada Tüketici Yasası hükümlerinin uygulanması gerekli olup, bu nedenle davada görevli mahkeme de Tüketici Mahkemesidir. 4077 Sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 421,00 TL harcın davacıya, 421,00 TL harcın davalı ... Yıldaz'a iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi
Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2019 Yılı Kararları” sayfasına dön