13. Hukuk Dairesi 2016/18984 E. , 2019/3473 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

13. Hukuk Dairesi 2016/18984 E. , 2019/3473 K.


'İçtihat Metni'

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile aralarında 08/07/2013 tarihli gayrimenkul tellallığına ilişkin Network satış sözleşmesi başlıklı bir sözleşme imzaladıklarını, buna göre davalının yaptığı inşaattaki taşınmazların satılmasına aracılık etmeyi taahhüt ettiğini, 05/01/2014 tarihinde taşınmazı gösterdiği 3. Kişiyle davalı arasında 17/01/2014 tarihinde noterde taşınmaz satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, satış bedeli olarak 416.557 TL kararlaştırıldığını, bunun %3 ü+KDV tutarının (12.496 TL) simsarlık ücreti olduğunu, ancak davalının ücretini ödemediğini ileri sürerek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile alacağının %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, simsarın ücrete hak kazanabilmesi için başlangıçta en fazla 50 kişiden oluşan potansiyel müşteri listesini sunması, bu listedeki kişilerin şirketin datasında yer almıyor olması yani şirketin satış danışmanlarıyla zaten görüşme yaptığı kişiler arasında yer almıyor olması gerektiğini, ancak davacının sırf komisyon ücreti almak için sözleşmenin bu hükmünü dolanarak şirketin görüşme yaptığı... ile değil de onun eşi olan ... ile aracılık işlemlerini yürüttüğünü, eşlerin birbirlerinden habersiz ayrı ayrı söz konusu taşınmazlarla ilgilenmelerinin mümkün olmayacağını bu nedenle davacının ücrete hak kazanmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırım olup, İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekli ve yeterlidir. Borçlunun itirazının ayrıca kötüniyetli olması aranmaz. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 661,85 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 27,70 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2019 Yılı Kararları” sayfasına dön