15. Hukuk Dairesi 2019/1259 E. , 2019/4442 K.
'İçtihat Metni'
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı temlik alan vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... geldi. Davacı temlik eden vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkinder. Yargılama sırasında alacağın temlik edilmesi sebebiyle temlik alanın davaya katılması ile yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davalının icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle sıva altı imalâtlarda eksik ve kusur bulunduğu savunmasının yargılama aşamalarında ileri sürülmemiş olup temyiz aşamasında ileri sürülen bu savunmanın dikkate alınmasının mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-20.03.2014 tarihli bilirkişi kurulu raporunun 17. sayfasında işveren ödemeleri başlıklı tablonun 53. maddesinde 15.04.2010 tarihinde işçilik açıklaması ile 250.000,00 TL yazılı olup, toplam ödeme 3.663.400,00 TL olarak gösterilmiştir. Bilirkişilerce davalı iş sahibince çekle yapılan ve davacının ibraz ettiği listede yer almayan ödemeler de hesaba katılarak raporun 21. sayfasında davalının 10.000,00 TL’lik reklam faturası da eklenerek toplam ödeme 4.663.446,35 TL olarak hesaplanmıştır. İtiraz üzerine aynı bilirkişi kurulunca düzenlenen ek raorun 9. sayfa 2. paragrafında itiraz dilekçesinde yer alan ve davacı tarafından gönderilen 25.08.2011 tarihli ihtarname ile davacının açıkça ikrar ettiği davalı tarafça yapılan 250.000,00 TL’lik elden ödemeye ilişkin ticari defter kayıtlarında herhangi bir kayda rastlanmadığından değerlendirme yapılmadığı belirtilerek takdir mahkemeye
bırakılmıştır. Mahkemece her iki taraf ticari defter kayıtlarında bu ödemenin yer aldığı belirtilmiş ise de; bilirkişi kurulu ek raporundaki bu açıklama karşısında 250.000,00 TL ödemenin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve davalı ödemesine dahil edilip edilmediği konusunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bunun yanında İİK’nın 67/II maddesi hükmünce itirazın iptâli davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likid ve borçlunun itirazında haksız olması gerekir. Alacağın varlığının ve miktarının yargılama sonucu alınacak bilirkişi raporu ile belirlenmesi halinde saptanacak kısım üzerinden itirazın haksız olduğu kabul edilir ise de; alacak likid sayılamayacağından icra inkâr tazminatına hükmedilme şartları oluşmayacaktır.
Bu durumda mahkemece hükme esas raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan davacının 25.08.2011 tarihli cevabi ihtarnamesinde de kabul ettiği 250.000,00 TL davalı ödemenin, asıl raporlarının 17. sayfasında belirttikleri işveren ödemeleri icmali başlıklı bölümün 53. maddesindeki 15.04.2010 tarihinde yapılan 250.000,00 TL’lik ödeme kaydı ile aynı olup olmadığı ve davacının sözü edilen ihtarnamede kabul ettiği ödemenin davalı ödemelerine katılıp ödenmeyen iş bedeli alacağının hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda terettüdü giderecek biçimde gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmesi ile alacağın istenebilir olup olmadığı ve miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları ile saptanmış olup koşulları oluşmadığından icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 07.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
15. Hukuk Dairesi 2019/1259 E. , 2019/4442 K.
-
- Benzer Konular
- Cevaplar
- Görüntüleme
- Son mesaj
-
- 0 Cevaplar
- 21 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 16 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 18 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen İctihat
-
- 0 Cevaplar
- 21 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 15 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 9 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 8 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 7 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 12 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 7 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat