Hacizden önce verilen muvakkattın geçersiz olduğu

Menkul ve Gayrimenkul Haczi, Kıymet Takdiri ve Muhafazası, Yediemin İşlemleri, Haczi Kabil Olan ve Olmayan Mallar, İstihkak İddiaları, Hapis Hakkı Uygulamaları.
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Hepsihukuk
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 2248
Kayıt: 28 Mar 2021, 13:29
İletişim:

12. Hukuk Dairesi 2014/6411 E. , 2014/9077 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2013/501-2013/817

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte ödeme emrinin 27.03.2012 tarihinde tebliği üzerine borçlunun aynı tarihli imzalı beyanı ile borcu kabul ederek, borç tamamen bitinceye kadar almakta olduğu aylık ücretinin 1.320,00 TL'sinin haczine muvafakat ettiği görülmektedir.

4857 Sayılı Kanunun 35.maddesine göre, işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez, maaş üzerinde birden fazla haciz bulunması halinde dahi kesinti 1/4 ten fazla olamaz.

İİK.nun 83-a maddesine göre ise borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de "....borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira, bir malın ne derece haczedilemez olduğunun, borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği" ifade olunmuştur. Bu durumda haciz sırasında yada haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir (HGK.nun 31.3.2004 tarih, 2004/12-167 E. 185 K sayılı kararı).

Somut olayda borçlu, 4857 Sayılı Kanunun 35.maddesi kapsamındaki aylık ücretinden 1.320,00 TL kesilmesine 27.03.2012 tarihinde muvafakat etmiş, ücret haczine dair müzekkere 30.03.2012 tarihinde borçlunun çalıştığı iş yerine yazılmıştır. Bu durumda borçlunun aylık ücretine haciz uygulanmadan önce aylık ücretinin haczine muvafakat edilmiş olduğundan, İİK.nun 83/a maddesinin düzenleme amacı olan, haczine muvafakat edilen şeyin haczinden önce, ondan yoksun kalmanın sonuçları önceden hissedilemeyeceğinden bu muvafakat geçerli değildir.

Öte yandan, İİK'nun 83/2. maddesinde yer alan yasal düzenlemeye göre maaş üzerinde birden fazla haciz varsa sıraya konulur. Sırada önce olan haczin kesintisi bitmedikçe, sonraki haciz için kesintiye geçilemez.

Bu durumda, mahkemece 4857 Sayılı Kanunun 35.maddesi uyarınca maaşının ¼’ünü aşan kısım yönünden borçlu şikayetinin kısmen kabulü ile birlikte yukarıda açıklanan İİK'nun 83/2. maddesi uyarınca, maaş üzerindeki hacizlerin sıraya konulması gerekmekte olup, hacze iştirak mümkün olamayacağından buna ilişkin şikayetin de kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin tümüyle reddi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj