Şikayet üzerine verilen kararın icrası için kesinleşmesi kural olarak aranmaz


Menkul ve Gayrimenkul Haczi, Kıymet Takdiri ve Muhafazası, Yediemin İşlemleri, Haczi Kabil Olan ve Olmayan Mallar, İstihkak İddiaları, Hapis Hakkı Uygulamaları.
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Hepsihukuk
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 2277
Kayıt: 28 Mar 2021, 13:29
İletişim:

12. Hukuk Dairesi 2009/29422 E. , 2010/10500 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/10/2009
NUMARASI : 2009/951-2009/989

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Şikayetçi üçüncü kişi, taşınmazı üzerine konulan haczin kaldırılmasını şikayet yoluyla Denizli 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nden talep etmiş, anılan mahkemenin 10.09.2009 tarih ve 2006/1058 Esas - 2009/847 Karar sayılı kararı ile şikayet kabul edilerek haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Şikayetçi vekilince 06.10.2009 tarihinde bahsi geçen icra mahkemesi kararı icra dosyasına ibraz edilerek, haczin kaldırılması talep edilmiş, ancak icra müdürünce bu talep "kararın kesinleşmediği görülmekle, talebin taşınmazın aynı ile ilgili olması ve haczin kaldırılması ile el değiştirilme ihtimali olduğundan, ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğabileceği" gerekçesiyle reddedilmiştir. Şikayetçi vekilince bu kez, icra müdürünün bu işleminin kaldırılması icra mahkemesinden şikayet yoluyla talep edilmiş, ancak Denizli 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 16.10.2009 tarih ve 2009/951 Esas - 2009/989 Karar sayılı kararı ile bu şikayetin reddine karar verilmiştir.

İİK'nun 17 ve Nizamname'nin 25/2.maddeleri uyarınca, icra dairesi, icra mahkemesinin kararı dairesinde lazımgelen muameleleri yapar.

Şikayet üzerine verilen kararın icrası için kesinleşmesi kural olarak aranmaz. Kesinleşmesi gereken kararlar İİK'da belirtilmiştir. Şikayet üzerine icra mahkemesinin, taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasına yönelik kararının kesinleşmesi beklenmeden, icra dairesince bu karar doğrultusunda işlem yapılmalıdır. İcra mahkemesince aksi düşünce ile haczin kaldırılmasına yönelik kararın kesinleşmeden icraya konulmasının mümkün olmadığından bahisle, icra memur işlemi yerinde görülerek şikayetin reddi isabetsizdir.

SONUÇ : Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.




12. Hukuk Dairesi 2020/5833 E. , 2021/2421 K.


"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi



Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde alacaklının icra mahkemesine başvurusunda; borçlunun şikayeti üzerine ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 29.12.2018 tarihli 2018/284 E. – 2018/796 K. Sayılı kararı ile ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verildiğini, mahkeme kararı kesinleşmeden ... 7. İcra Müdürlüğü' nün 01.03.2019 tarihli işlemi ile hacizlerin kaldırıldığını, hüküm kesinleşmeden hacizlerin kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek icra müdürlüğü işleminin iptali ile hacizlerin mahkeme kararı kesinleşene kadar tekrar konulmasını talep ettiği, mahkemece şikayetin kabulü ile icra müdürlüğü işleminin iptaline hükmedildiği, borçlunun istinaf talebi üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu yanca temyiz edildiği görülmektedir.

İİK'nun 37. Maddesi; "İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemeyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olupta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir" hükmünü amirdir.
Aynı şekilde İİK.'nun 78. maddesi gereğince, takibin şekline göre, borçluya ödeme emri tebliğ edilip, ödeme emrindeki müddet geçtikten sonra alacaklı haciz talep edebilir.

Tebligatın usulsüzlüğünün tespiti ve dolayısıyla tebliğ tarihinin düzeltilmesi durumunda, haciz uygulamasının başlayacağı tarih ile mal beyanında bulunma tarihinin değişebileceği veya varsa kesinleşmeden önce konulan hacizlerin kaldırılabileceği nedenle borçlunun şikayette hukuki yararı vardır (HGK'nun 27.06.2001 tarih ve 2001/12-543 E. - 2001/560 K. sayılı kararı).

Kural olarak icra mahkemesi kararlarının uygulanması için kesinleşme gerekmez. İcra Mahkemesi kararları verildikleri tarih itibariyle hüküm ve sonuç doğurur. Ayrıca usulsüz tebligat şikayetine ilişkin kararın infazı için kesinleşmesi gerektiğine dair özel bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.

Somut olayda ilk derece mahkemesince; "...borçlunun ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/284 E. - 2018/796 K. sayılı dosyasında ödeme emri tebligatının usulsüzlüğüne yönelik olarak şikayette bulunduğu ve bu dosyada şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin 25.04.2018 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle takip kesinleşmeyeceğinden, bu tarihten önceki hacizlerin hükümsüz kaldığının kabulü gerektiği yönünde karar verilmiş ise de bu kararın henüz kesinleşmediği, tebligat usulsüzlüğüne ilişkin mahkeme kararı kesinleşmeden icra edilemeyeceği, dolayısıyla şikayete konu hacizlerin kaldırılmasına yönelik icra memurluğu işleminin yerinde olmadığından...." bahisle 01/03/2019 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptaline karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusunun ise Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedildiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında Dairemizin bir içtihadına atıfta bulunulmuş ise de, Dairemizin yerleşik ve istikrarlı uygulamalarına göre icra mahkemesi kararlarının uygulanması yönünden kararın kesinleşmesinin gerekmediği, usulsüz tebligat şikayetinin de bu kapsamda olduğu, mahkeme kararında belirtilen farklı yöndeki kararın ya somut olayın özelliğinden ya da temyiz edenin sıfatından kaynaklanmış olabileceği görülmekle, henüz haciz isteme hakkı doğmadan borçlunun malvarlığına yönelik olarak gerçekleştirilen hacizlerin yasal dayanağı kalmadığından, takibin kesinleşmesinden önce uygulanan hacizlerin kaldırılmasına ilişkin icra memurluğu kararı yerindedir.

O halde mahkemece, yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi'nin 22.06.2020 tarih ve 2019/1688 E. - 2020/870 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28.04.2019 tarih ve 2019/178 E. - 2019/194 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Haciz ve Kıymet Takdiri” sayfasına dön