17. Hukuk Dairesi 2017/3439 E. , 2018/887 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

17. Hukuk Dairesi 2017/3439 E. , 2018/887 K.


'İçtihat Metni'

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı şirkete Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile 16.05.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkillerinin destekleri ...’ın hayatını kaybettiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma neticesinde meydana gelen olayda araç sürücüsünün kasta ya da taksire dayalı kusurunun bulunmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca müteveffanın eşi ve çocukları konumunda bulunan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı alabileceklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 900,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 168.365,36 TL yönünden ıslah etmiştir.Davalı vekili, husumet ve yetki itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak ise; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumlu tutulabilmesi için sigortalısının kusurlu olduğunun tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın kabulüne, davacı ... yönünden 110.377,93 TL davacı ... yönünden 1.879,03, davacı ... yönünden 2.561,39 TL davacı ... yönünden 2.589,40 TL davacı ... yönünden 6.532,85 TL ... yönünden 9.136,58 TL davacı ... yönünden 6.052,60 TL ... yönünden 8.123,05 TL, ... yönünden 22.012,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve davacı vekilinin talebi doğrultusunda tüm alacak kalemlerine ıslah tarihi olan 18/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat(destekten yoksunluk) istemine ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına 'neden olması' halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden anlaşılacağı üzere, aracın ZMSS şirketinin zarardan sorumlu tutulabilmesi için, motorlu aracın, işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına 'sebebiyet vermesi' gerekmektedir.
Somut olayda, davacıların desteği olan Şakire, seyir halindeki aracın kapısını açarak düşmesi sonucunda vefat etmiş olmakla, mahkemece alınan 22/12/2014 tarihli kusur raporunda tüm kusur destek ...'a verilmiş ve davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan 23 K 2976 plakalı aracın sürücüsü (dava dışı) Küçük ...'a ise herhangi bir kusur izafe edilmemiştir.Bu durumda, mahkemece davalı ... şirketi hakkındaki davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne dair hüküm tesisi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davalı vekilinin, sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin, sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13/02/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.





Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2018 Yılı Kararları” sayfasına dön