17. Hukuk Dairesi 2016/19759 E. , 2019/8029 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 04.01.2013 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları araçların karıştığı çift taraflı kaza sonucunda savrulan davalı ...'in aracının müvekkillerinin murisi ...'e çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ve davacı ... 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan; eş için 20.000,00 TL, davacı çocuklar ...,... için 15.000,00'er TL, davacı torunlar ...,... için 7.500,00'er TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan, kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketleri vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuş; diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'ın maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı eş için 5.000,00 TL, davacı çocuklar için 2.500,00'er TL ve davacı torunlar için 1.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketleri dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan Yasanın yürürlüğünden sonra verilmiş olup davacılar ... ve ... lehine hükmedilen 1.000,00'er TL manevi tazminatlara dair karar temyiz eden davalılar yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı ... vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin davacılar ... ve ... lehine hükmedilen manevi tazminatlara ilişkin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK. md. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve
şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacıların her biri lehine takdir olunan manevi tazminatların ayrı ayrı bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminatlara hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin temyiz istemlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 499,83 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar ..., ... ile ...'dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 16/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
17. Hukuk Dairesi 2016/19759 E. , 2019/8029 K.
-
- Benzer Konular
- Cevaplar
- Görüntüleme
- Son mesaj
-
- 0 Cevaplar
- 21 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen İctihat
-
- 0 Cevaplar
- 19 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 15 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen İctihat
-
- 0 Cevaplar
- 9 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 28 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 5 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 9 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 6 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 8 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 18 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat