18. Hukuk Dairesi 2016/3546 E. , 2016/5542 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

18. Hukuk Dairesi 2016/3546 E. , 2016/5542 K.


'İçtihat Metni'

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, ... İli ... İlçe ... Köyü 262 parsel sayılı taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.


Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın tapu kaydına ve dosya içerisindeki veraset ilamına göre davacının da taşınmazda payı olduğu anlaşılmış olup, bu halde davacının davaya konu taşınmazdaki payı düşüldükten sonra, davalılara ait olan toplam hisse miktarı tesbit edilip belirlenen hisse miktarı üzerinden bedel hesabı yapılması gerekirken, davacının da payını da kapsayacak şekilde tam pay üzerinden hesaplama yapılarak bedele hükmedilmesi,
2-Dava konusu taşınmazda malik veya mirasçı sıfatına sahip olmayan ancak dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen şahıslar yönünden, mahkemece pasif husumet ehliyeti bulunmadığından red kararı verilmesi gerekirken, hükümde bu yönde karar verilmemiş olması,
3-Ölü kişinin adının karar başlığında yer almayacağı düşünülmeden, karar başlığında mirasçıların yanı sıra ölü kişilerin adının da yazılması,
4-Davaya konu taşınmazda hak sahibi olup ancak dosya arasına alınan bilgi ve belgelere göre mirası reddettiği anlaşılan ... ve ... isimli davalılar yönünden, mirasın reddi ile murisin alacak ve borçlarından sorumlu olmayacakları hususları dikkate alınarak ad geçen ve mirası reddettikleri anlaşılan davalıların mirasın reddine dair kesinleşme şerhini içeren mahkeme dosyasının dosya arasına alınarak denetlenmeden ve mirası reddedenlerin varsa kendi mirasçıları olup olmadığı araştırılmadan, var ise bu şahıslara husumet yöneltileceği düşünülmeden açıklanan hususta eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmuş olması,
5-Davacı idare harçtan muaf olmadığı için karar tarihi itibariyle harç alınmasına hükmedilmesi gerekirken harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına dair hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
6-Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tesbiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir.
Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı Yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 04.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2016 Yılı Kararları” sayfasına dön