21. Hukuk Dairesi 2017/5630 E. , 2018/3400 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde 6100 Sayılı HMK'nın 150/5. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar vermiştir
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
1-Dava, iş kazasından doğan maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Gerekçeli karar davacıya 11.08.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 26.08.2016 tarihinde kararı temyiz ettiği, Mahkemece 10.01.2017 tarihli ek karar ile, davacının temyiz talebinin süresinde olmaması nedeniyle reddine karar verildiği, bu ek kararın 20.01.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davacının süresinde 27.01.2017 tarihli temyiz dilekçesi ile ek kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; yerel mahkemenin 03.06.2016 tarihli davanın açılmamış sayılmasına dair gerekçeli kararında temyiz süresi olarak kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre tanınmıştır. Anayasa Mahkemesinin istikrarlı uygulamalarına göre bu süreye dikkat etmek gerekir. Dolayısıyla ilk kararın temyizi mahkemece tanınan 15 günlük süre içinde vuku bulmuş olup, davacının Mahkemenin ilk kararını süresi içerisinde temyiz ettiği anlaşılmıştır
O halde, mahkemenin davacının temyiz talebinin reddine dair 10.01.2017 tarihli EK KARARIN KALDIRILMASINA ve davacının temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının vekilinin 30.04.2015 tarihli dilekçesi ile vekillik görevinden istifa ettiği, davacı asilin 04.11.2015 tarihli dilekçesi ile avukatının davayı bıraktığını, davayı kendisinin takip edeceğini avukat tutmak için süre istediğini, il dışında olduğu için mazeretli sayılmasını istediği, mahkemenin 05.11. 2015 tarihli 9. Celsesinde davacı asilin ve davalılar vekillerinin mazeretlerinin kabulüne, duruşma gün ve saatinin Uyap üzerinden öğrenilmesine, davalı şirketlere yeni duruşma günü tebliğine karar verildiği, davalılara duruşma gününün tebliğe çıkartıldığı, davacı asile duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacı asilin mazereti kabul edildiğine göre avukatı olmayan asil olan davacıya duruşma gününün tebliğ edilmesi gerekirken bu hususa uyulmadan davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılıp açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
05.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
21. Hukuk Dairesi 2017/5630 E. , 2018/3400 K.
-
- Benzer Konular
- Cevaplar
- Görüntüleme
- Son mesaj
-
- 0 Cevaplar
- 12 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 14 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 15 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 21 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 16 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 12 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 9 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 11 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 21 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 18 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen İctihat