Rehin veya İpotek ile Temin Edilmiş Alacaklarla İlgili Yargı Kararları

İcra ve İflas Hukukunda İhale İşlemleri, Sıra Cetveli ve Paraların Paylaştırılması, İhale Bedelinin Nemalandırılması, İhalenin Feshi
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Hepsihukuk
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 2248
Kayıt: 28 Mar 2021, 13:29
İletişim:

Şikayete konu kambiyo senedine dayalı takip dosyasına konu borçla ilgili olarak derdest ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin bulunduğu, her iki takip dosyasına konu borcun aynı borç olduğu anlaşılmakla takibin iptalin yerinde olduğu-
• 12. HD. 14.09.2020 T. 176/6888


Taşınır rehininin paraya çevrilmesi için ilamsız icra takiplerinde asıl borçlu ve rehinli taşınır maliki bakımından zorunlu takip arkadaşlığı olduğu- Davacı tarafından sadece asıl borçlu hakkında başlatılan icra takibi usulüne uygun addedilemeyeceğinden, davalının münhasıran gemi maliki sıfatına dayalı olarak takibe ve hacze dilekçeyle itirazda bulunmasının haklı nedenlere dayalı olduğunun kabulü ile alacaklı tarafından açılan davanın reddi gerektiği-
• 11. HD. 14.07.2020 T. 5257/3487


Borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile, elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse, öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçerek tercih hakkını bu takip türünden yana kullanana alacaklının aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamayacağı ve bu durumda İİK. mad. 45/1 uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip sonucunda rehin tutarı borcu ödemeye yetmez ise alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebileceği; bu konudaki şikayetin süresiz olarak yapılabileceği-
• 12. HD. 07.07.2020 T. 14054/6438


Şikayetçi borçlunun müteselsil kefili olduğu borç için ayrıca ipotek alınmış ise 6018 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesi uyarınca alacaklının asıl borçluya takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkca ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği-
• 12. HD. 30.06.2020 T. 10968/5948


Davalının müdahil olduğu kesinleşen ceza yargılamasında paraların kendisi tarafından çekildiğinin kabul edildiği ve bu kesinleşen ceza yargılamasındaki maddi vakıanın tespitine ilişkin kabulün hukuk mahkemesini de bağlayacağından davalılar vekilinin buna yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği, davalılar vekilinin iki ayrı vekâlet ücreti takdirine yönelik istinaf başvurusunun ise; dava dosyalarının birleştirilmesine karar verildiği, davaların birleştirilmesi halinde her dava için ayrı ayrı ücrete hükmolunacağı- Asıl borçlu şirket yetkilisinin genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan Borçlar Kanunu uyarınca genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde son sayfa dışındaki diğer sayfalarda şirket kaşesi üzerine ve kaşe dışarısına atılmış iki adet şirket yetkilisine ait olduğu maddesindeki kefaletin yasal unsurlarının oluştuğunu göstermeyeceği, açıkça kefilin kefalet iradesinin belirtilmiş olduğu bölümde imzanın bulunması gerektiği bu nedenle davalının kefalet sorumluluğuna gidilerek karar verilmesinin doğru olmadığı-
• 19. HD. 15.06.2020 T. 1378/1028


Rehinle temin edilen alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnızca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, rehin tutarının borcu ödemeye yetmemesi halinde alacaklının kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebileceği bu hükmün ancak asıl borçlu hakkında uygulanabileceği- Davalının genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan kanun gereğince kefaletin yazılı olması ve miktarın gösterilmesinin geçerlilik için yeterli olduğu-
• 19. HD. 08.06.2020 T. 1457/881


Bankadan kullanılan cari hesap kredisi sonucu doğan alacak için menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali davasında; bankanın, alacağın bir miktarını diğer davacıya temlik etmesi ve davacının geriye kalan miktar için davasını sürdürmesi, temlik alan davacının da temlik aldığı miktar yönünden davayı sürdürmesi halinde bankanın uhdesinde tuttuğu alacak yönünden davanın tamamen reddedilmesinin, temlik edilen miktardan yönünden ise davalının borcunun bu miktardan çıkarılarak kalanın reddedilmesinin yerinde olduğu-
• 19. HD. 17.02.2020 T. 2820/488


Müteselsil kefilin, "kendi kefaletinin teminatı olarak ipotek vermesi" halinde, asıl borçlu konumuna geleceği ve önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadığını (süresiz) şikayet konusu yapabileceği- Kefaletin "müteselsil" olması ve ipoteğin, müteselsil kefillerin "kefalet borcunun teminatı" olarak tesis edilmemesi halinde, kefil hakkında "genel haciz yolu" ile takip yapılabileceği, bu durumda, "önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasını" düzenleyen İİK'nun 45. maddesinin uygulanmayacağı-
• 12. HD. 13.01.2020 T. 14112/30


Kredi borcunun teminatı olarak asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmiş ise de, söz konusu ipotekler asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefillerin kefalet borcunu teminen verilen bir ipotek bulunmadığı nazara alınarak, talep dilekçesi, hesap kat ihtarnamesi ve ekli diğer belgeler uyarınca ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
• 11. İZMİRBAMHD. 04.12.2019 T. 2995/1805


İİK.m.45/I hükmünün asıl borçlu ile ilgili getirilmiş olmasından dolayı kefil veya kefiller hakkında uygulanma olasılığı bulunmadığı- Davalı kefilin kefalet borcunun da teminatını teşkil etmek üzere üst limit ipoteği tesis edilmesi, bu hususun davacı bankanın da kabulünde olması halinde öncelikle davacı bankanın anılan bu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatması, alacağını tamamen alamaması hâlinde kalan miktar için davalı kefil hakkında ilamsız icra takibi yapması gerektiği- Davacı bankanın doğrudan davalı kefil hakkında davaya konu ilamsız icra takibi başlatmasının kanuna aykırı olduğu-
• 19. HD. 28.11.2019 T. 394/5339


Borç rehin ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de, öncelikle bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçerek tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olan alacaklının aynı borca ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapamayacağı- Kamu düzeni ile ilgili olan bu hususun süresiz olarak şikayete konusu yapılabileceği (Karşı Oylu)-
• 12. HD. 12.11.2019 T. 11417/16344


İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamlı icra takibinin iptaline ilişkin davada, şikâyetçinin ipotek veren sıfatı ile takipte yer aldığı için bu takipteki sorumluluğunun ipotekli taşınmaz ile ve ipotek limiti kadar olduğu- Asıl borçlu ile birlikte kefile karşı da ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapılamayacağı-
• . HGK. 18.06.2019 T. 12-356/711


Kefilin/kefillerin, asıl borçlunun (kredi müşterisinin) temerrüde düşmesi nedeniyle işleyecek temerrüt faizinden sorumlu olabilmesi için alacaklının kefile, asıl borçlunun borcunu yerine getirmekte temerrüde düştüğünü belirten bir ihbarda bulunması gerektiği- Aksi halde kefil/kefillerin kredi müşterisinin sorumlu olduğu temerrüt faizinden sorumlu tutulamayacağı- Davalının verdiği ipotek, aynı zamanda davalı-kefilin kefalet borcunun da teminatını teşkil ettiği için İİK. m.45 uyarınca ipotek miktarını aşan kısım için davalı-kefil hakkında ilamsız icra takibi başlatılması gerekirken, tüm alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış olmasının doğru olmadığı-
• 19. HD. 18.04.2019 T. 4167/2686


Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada, takipte itiraz edilen ve dava konusu edilen alacağın likit olması nedeniyle İİK 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği-
• 19. HD. 10.04.2019 T. 4580/2459


Borç, rehinle temin edilmiş ise, önce rehine başvurma zorunluluğunun bulunduğu ancak, alacak rehinle temin edilmiş olsa dahi alacaklının, doğrudan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvurabileceği-
• 12. HD. 02.04.2019 T. 15815/5261


Önce bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiğinden, alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup aynı borca ilişkin olarak sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapamayacağından bu hususun kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayete tabi olup ipoteğe dayalı ilamlı icra takibinin iptali gerekeceği-
• 12. HD. 16.01.2019 T. 9112/337


Davalı kefiller aleyhine TBK. mad. 586 uyarınca borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden takip yapılabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiği- Müteselsil kefiller hakkında uygulama yeri bulmayan İİK. mad. 45 uyarınca davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
• 19. HD. 22.11.2018 T. 4209/6049


Her ne kadar İİK'nun 45. ve 167. madde hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile, elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de, somut olayda, öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğinden, alacaklının tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup, aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamayacağı, bu durumda, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip sonucunda rehin tutarı borcu ödemeye yetmez ise, alacaklının kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebileceği, bu hususun kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayete tabi olduğu-
• 12. HD. 04.10.2018 T. 10920/8383


Hesap kat ihtarı asıl borçlu şirkete de tebliğe çıkarıldığı gibi, kefillerin kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek verildiği yönünde bir iddiaları da olmadığından, borcu karşılayacak miktarda ipotek olduğu yönündeki istinaf nedenleri de yerinde görülmediği- Asıl borçlu şirket hakkında geçici mühlet kararı verilerek şirket hakkında ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına karar verilmişse de, bu karar kefilleri kapsamadığından ve ihtiyati haciz kararının infazına ilişkin olduğundan, kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediği-
• 12. İSTANBULBAMHD. 01.10.2018 T. 1590/1114


Takip konusu borç için verilmiş rehin varken, genel haciz yoluyla ilamsız takip yapılamayacağı yönündeki şikayet, dayanağını İİK'nun 45. maddesinde bulmakta olup, anılan madde kapsamındaki şikayetlerin, kamu düzeni ile ilgili olduğundan İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz olarak yapılabilecekleri-
• 12. HD. 09.05.2018 T. 31940/4539


Her ne kadar İİK.'nun 45. ve 167. maddeleri hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de somut olayda öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğinden alacaklının tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamayacağı, bu durumda İİK'nun 45/1 hükmü uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip sonucunda rehin tutarı borcu ödemeye yetmez ise alacaklının kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebileceği, bu hususun kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayete tabi olacağı-
• 12. HD. 02.05.2018 T. 8685/3977


İİK.'nun 45. maddesinin (asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup) kefiller hakkında uygulanmayacağı- Alacaklı bankanın krediye kefil olan şikayetçi hakkında genel haciz yolu ile takip yapabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği-
• 12. HD. 21.02.2018 T. 27937/1707


İİK. mad. 45 gereğince; alacağı rehinle temin edilmiş olan alacaklının, öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunda olduğu- Alacaklının rehnin (ipoteğin) paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmadan, ilamlı veya ilamsız icra takibi ya da borçlu iflasa tâbi kimselerden ise, iflas yolu ile takip yapamayacağı- Rehnin (ipoteğin) paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonunda, alacaklının, alacağın karşılanmayan kısmı için koşulları var ise ilamlı veya ilamsız takip yapabileceği ve konudaki şikayetlerin, süresiz olarak yapılabileceği-
• 12. HD. 13.02.2018 T. 27870/1255


Taşıt kredisinden kaynaklanan tüketici kredisi olduğu ve şikayetçi borçlunun söz konusu kredi sözleşmesinin kefili olduğu, takibin asıl borçlu ile beraber şikayetçi kefil hakkında başlatıldığı görülmekle, mahkemece, 4077 s. K. mad. 10/3 uyarınca inceleme yapılması gerektiği- 4077 s. K. mad. 15 uyarınca, alacaklının, asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, takip semeresiz kalmadıkça kefilden borcun ifasını isteyemeyeceği- Hakimin borçlunun taleplerin her biri hakkında karar vermesi gerektiği-
• 12. HD. 22.12.2017 T. 24959/16017


Takip konusu borç için verilmiş ipotek varken ilamsız takip yapılamayacağına ilişkin şikayetin (İİK. mad. 45) süresiz olarak yapılabileceği-
• 12. HD. 19.12.2017 T. 25797/15853


Davacı taşınmazı ipotek ile yükümlü olarak satın aldıktan sonra davalı ile tarihinde bayilik sözleşmesi ve ayrıca aynı tarihli “Protokol” başlıklı sözleşmeyi imzalayarak 5 yıl süre ile davalının bayisi olmayı kabul ve taahhüt etmiş olup protokolden anlaşıldığı üzere taşınmazın teminat vasfı istasyonun 5 yıl süre ile işletilmesi sırasında devam edecek olup 5 yıl süreli olan sözleşme bitmeden ve mutabakat sağlanmadan davacının ipoteğin kaldırılmasını isteyemeyeceği- Davalı tarafından başlatılan ilamsız icra takibi itiraz edilmeksizin kesinleştirilmiş ve davacı takibin kesinleştirilmesinden sonra davalı ile tarihli protokol ve bayilik sözleşmesini imzalamış olduğundan davalının icra takibinde kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceği-
• 19. HD. 25.10.2017 T. 13396/7264


Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinin ıslah yolu ile alacak davasına dönüştürülemeyeceği-
• 19. HD. 16.10.2017 T. 11844/6925


Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali istemi- Davalılar, asıl borçlu lehine rehin vermişler ise, asıl borçlu dışındaki kefiller hakkında İİK. mad. 45/1 hükmü uygulanamayacağından ve ilamsız icra yoluyla takibe geçilebileceğinden, mahkemece rehin sözleşmeleri incelenerek rehnin, "asıl borçlu" lehine mi, yoksa davalılara kendi kefalet borçlarının lehine mi verildiği hususunun gözetilmesi gerektiği-
• 19. HD. 16.10.2017 T. 11996/6936


Borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile, elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de; öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğinden, tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olan alacaklının aynı borca ilişkin olarak (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla olsa da) kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamayacağı- İİK. mad. 45/1 uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip sonucunda rehin tutarı borcu demeye yetmez ise, alacaklının kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebileceği- Kamu düzenine ilişkin bu hususun süresiz olarak şikayet konusu yapılabileceği-
• 12. HD. 10.10.2017 T. 6964/12193


Rehnin (taşınır ve taşınmaz) paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonunda, alacaklı alacağın karşılanmayan kısmı için ilamlı veya ilamsız takip yapabileceği-
• 12. HD. 03.05.2017 T. 15149/7047


Takip konusu borç için verilmiş ipotek varken ilamsız takip yapılamayacağı yönündeki şikayetin süresiz olarak yapılabileceği-
• 12. HD. 03.04.2017 T. 13960/5270


Türk Borçlar Kanunu'nun 586. madde hükmüne ve takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde adı geçen şirketin kefaletinin müteselsil olduğunun yazılmasına, kendi kefalet borcunun teminatı olarak ipotek vermemiş olduğuna, ve borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kaldığı anlaşıldığına göre, alacaklının kefil olan şikayetçi şirket hakkında kredi borcu yönünden genel haciz yolu ile takip yapabilmesinin mümkün olduğu-
• 12. HD. 16.03.2017 T. 1514/3939


Üçüncü kişinin, hem asıl borç için ipotek vermesi, hem de asıl borca müteselsil kefil olması halinde, alacaklının o kişiye karşı, hem (asıl borçlu ile birlikte) ipotek veren üçüncü kişi sıfatı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceği, hem de ipotek limiti dışında kalan alacak bölümü için müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabileceği- Kredi sözleşmesinin müteselsil kefillerinin, kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermeleri halinde, asıl borçlu gibi haklarında öncelikle İİK'nun 45. maddesinde öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması gerektiği- Alacağın ipotekle karşılanmayan kısmı için müteselsil kefil aleyhine genel haciz yolu ile takip yapılabileceği- Borçlu kendi kefalet borcunun teminatı olarak ipotek vermemiş veya ilamsız icra takibine konu alacak, ipotekle karşılanmayan alacaklı kısmı ise önceden rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmadan önce müteselsil kefil aleyhine genel haciz yolu ile takip yapılabileceği- Müteselsil kefili olduğu borç için ayrıca ipotek alınmış ise, TBK. mad. 586 uyarınca alacaklının asıl borçluya takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkca ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği-
• 12. HD. 27.12.2016 T. 22519/26192


Alacaklının, alacağı ipotekle temin edilmiş olsa da, öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmaksızın kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapabilecek olduğu- Borçlunun, senedin takip alacaklısı bankaya teminat olarak verildiği iddisını, senede açıkça atıf yapan bir sözleşmeyle de ispatlaması gerektiği- Takip alacaklısı bankanın, "senedin kredi borcunun geri ödenmesi amacıyla verildiği" yönündeki beyanının, esasen senedin "ödeme aracı olarak alındığı"na yönelik bir savunma olduğu,senedin teminat senedi olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği-
• 12. HD. 01.12.2016 T. 30490/24761


Kredi borcunun teminatı olarak asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmiş ise de, söz konusu ipotekler asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefillerin kefalet borcunu teminen verilen bir ipotek bulunmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekeceği-
• 11. HD. 22.11.2016 T. 13086/9051


Asıl borçlu bakımından kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak rehinle temin edilmiş ise de, aynı alacak için kambiyo senedi düzenlenmiş olması halinde, rehin paraya çevrilmeden, kambiyo senedine dayalı olarak takip yapılmasında yasaya bir aykırılık bulunmadığı- Kredi sözleşmesinde ve düzenlenen bonoda kefil sıfatıyla imza koymuş borçlular bakımından, kefalet borcunun rehinle teminat altına alındığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi bulunmadığından ve kefillerin birlikte kefalette bulunmaları nedeniyle müteselsil kefil oldukları anlaşıldığından, alacaklının, TBK. mad. 586 uyarınca, asıl borç için verilen ipoteği paraya çevirmeden de kefiller aleyhine her türlü takip işlemini yapabileceği-
• 11. HD. 22.11.2016 T. 11743/9022


Kredi borçlusu şirket hakkındaki itirazın kaldırılması isteminin, "asıl alacağın ipotekle teminat altına alındığı ve İİK. mad. 45 uyarınca önce rehne müracaat edilmesi gerektiği"nden bahisle reddine karar verilmesi kararı, "esasa ilişkin nedenlere dayanmadığı"ndan, alacaklı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmesinin isabetsiz olduğu- Takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde, "kefaletin müteselsil olduğu"nun yazılmasına ve "ipoteğin müteselsil kefillerin kefalet borcunun teminatı olarak tesis edilmediğ"inin anlaşılmasI karşısında, kefil olan borçlular hakkında genel haciz yolu ile takip yapılabileceği- Kredi sözleşmesine dayanılarak genel haciz yoluyla müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan borçlular hakkında genel haciz yolu ile ilamsız takip yapılmasına İİK'nun 45. maddesi uyarınca engel bir hal bulunmadığından, mahkemece bu borçlular yönünden "itirazın kaldırılmasını sağlayan nitelikte bir belge bulunup bulunmadığı" incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hem asıl alacak hem de kefaletin güvencesi olarak ipotek verildiğinden söz edilerek itirazın kaldırılması isteminin reddine ve %20 orandan tazminata karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
• 12. HD. 02.06.2016 T. 15891/15647


Davalı İ. S.'in, alacağını temlik eden banka ile davalı asıl borçlu E.T. Ltd. Şti arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu , aynı zamanda taşınmazını banka lehine ipotek ettiği, ipoteğin asıl borçlu şirketin bankaya olan borçlarının teminatı olarak tesis edildiği, davalı İ. S.'in kefaletinin teminatı olmadığı anlaşıldığından davalı İ. S. hakkında ilamsız icra takibi başlatılmasının İİK'nun 45.maddesine aykırılık teşkil etmediği dikkate alınarak davalı kefilin sorumlu olduğu borç miktarı tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
• 19. HD. 18.04.2016 T. 15543/6689


Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabileceğinden çek bedellerinin ipotekle teminat altına alındığı gerekçesi ile avalistlerin ihtiyati hacze itirazlarının kabulü doğru olmadığı gibi dosyada mevcut çekin incelenmesinde bankaya ibraz ile karşılıksız şerhi verildiği de sabit olduğundan ipotek akit sözleşmesinde çeklerden birinin vadesinde ödenmemesi halinde diğer çeklerin muaccel hale geleceği de hüküm altına alınmış olmakla ihtiyati haciz koşullarının da oluştuğu-
• 19. HD. 08.04.2016 T. 15911/6143


İtirazın iptali davası-
• 19. HD. 06.04.2016 T. 974/5957


İhtiyati hacze itiraz istemine ilişkin davada, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceğinden, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve alacağın ipotekle temin edildiğinin tespit edilmiş olması karşısında, resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa kefilin kefaleti için mi verildiğinin tespiti ile sonucuna göre karar vermek gerektiği-
• 11. HD. 04.04.2016 T. 1328/3573


İpoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceği-
• 11. HD. 23.03.2016 T. 14522/3257


• 11. HD. 09.03.2016 T. 2634/2594


İİK'nun 45. maddesi hükmüne, Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş olup, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümlerinin elvermediği-
• 12. HD. 16.03.2016 T. 29027/7763


İhtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri alacağın rehinle temin edilmemiş olması ise de rehin tutarının borcu ödemeye yetmediği durumlarda bu kısım için ihtiyati haciz talebinde bulunulmasının mümkün olduğu-
• 11. HD. 02.03.2016 T. 2077/2270


Resmi ipotek senedi ve akit tablosunda ipoteğin, kefilin kefaleti için değil, asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde, müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceği-
• 11. HD. 02.03.2016 T. 1973/2296


Rehin tutarının borcu ödemeye yetmediği durumlarda, bu kısım için ihtiyati haciz talebinde bulunulabileceği-
• 11. HD. 02.03.2016 T. 2077/2270


Üçüncü kişi, hem asıl borç için ipotek vermiş, hem de asıl borca müteselsil kefil olmuşsa, alacaklının o kişiye karşı, hem (asıl borçlu ile birlikte) ipotek veren üçüncü kişi sıfatı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceği, hem de ipotek limiti dışında kalan alacak bölümü için müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabileceği- Kredi sözleşmesinin müteselsil kefillerinin kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermeleri halinde, haklarında öncelikle, İİK. mad. 45 uyarınca, öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmasının zorunluluğu olduğu- Mahkemece, müteselsil kefil yönünde borçlunun kefalet borcunun teminatı olmak üzere ipotek tesis edip etmediği ve ipotekle teminat altına alınan ancak ipotekle karşılanması mümkün olmayan bir alacak olup olmadığı tespit edilmeli, borçlunun borcunun teminatı olarak ipotek tesis etmediği tespit edilirse, bu durumda TBK. mad. 586 uyarınca değerlendirme yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
• 12. HD. 02.03.2016 T. 28695/5938


İpoteğin asıl borçlu şirketin bankaya olan borçlarından dolayı verildiği, müşterek borçlu müteselsil kefilin kefalet borcu için tesis edilmediği görüldüğünden, mahkemece, "borçlu kefil hakkındaki ihtiyati haciz talebinin kabulüne" karar verilmesi gerektiği- Alacak miktarının, ipotek ve menkul rehin miktarından fazla olduğu durumlarda, İİK. mad. 45 uyarınca, rehin ve ipoteği aşan miktar için asıl borçlu yönünden ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiği-
• 11. HD. 06.10.2015 T. 9899/9979


İİK.nun 45.maddesinin, asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmayacağı, alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının anlaşılması ve bunun belirgin olması durumunda tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile haciz yolu ile takip yapılmasında usulsüzlüğün bulunmadığı,kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişler ise haklarında öncelikle İİK.nun 45.maddesinde öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunluluğunun olduğu-
• 12. HD. 02.07.2015 T. 7970/18829


Davacının, davalı alacaklıya, üst sınır ipotek limiti aşılarak, ipotek limitinden fazla pay ayrıldığı iddiasına dayalı itirazı üzerine, mahkemece limit fazlasının ipotek kapsamında olup olmadığının incelenmesi gerekeceğinden bu itirazın, alacağın doğumuna ve miktarına değil, sıraya yönelik olduğu ve uyuşmazlığın çözümünde icra mahkemesinin görevli olduğu-
• 23. HD. 14.04.2015 T. 9890/2563


Alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının anlaşılması ve bunun belirgin olması durumunda tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile haciz yolu ile takip yapılması gerekeceği; fakat öncelikle rehinle temin edildiği anlaşılan alacağın tahsili amacıyla rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerekeceği-
• 12. HD. 09.03.2015 T. 3911/5051


Takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde kefaletin müteselsil olduğunun yazılmasına göre, alacaklının kefil olan şikayetçi A.M.C. hakkında genel haciz yolu ile takip yapabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekeceği-
• 12. HD. 09.03.2015 T. 32526/5097


Bilirkişi raporundaki görüşlerden hangisine neden itibar edildiği belirtilmeksizin bilirkişi raporu aynen tekrarlanmak suretiyle şikayetin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu-
• 12. HD. 03.03.2015 T. 33874/4556


Takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde kefaletin müteselsil olduğunun yazılmış olmasına göre, kefil olan şikayetçi borçlular hakkında genel haciz yolu ile takip yapılabileceği- İİK.nun 45. maddesinde yer alan öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğine ilişkin kuralın asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmayacağı-
• 12. HD. 20.01.2015 T. 26864/1176


"Davalı lehine düzenlenen üst sınır ipoteği ile ilgili akit tablosunda "0" olarak gösterilen faiz oranına aykırı olarak asıl alacağa faiz eklenerek ve üst sınır ipotek limiti aşılarak, davalıya pay ayrıldığı" iddiasına dayalı itirazın alacağın doğumuna ve esasına yönelik olmadığı- İpoteğin bir üst limit ipoteği olup olmadığını belirlemenin icra mahkemesinin görevine girdiği-
• 23. HD. 10.12.2014 T. 10197/8047


Alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin, “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takip yapamayacağı ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, İİK.nun 45. maddesinin asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmayacağı-
• 12. HD. 25.11.2014 T. 21369/28255


Davalılar icra takibine konu kredi sözleşmesindeki imzalarını inkar etmiş olup mahkemece çıkartılan isticvap davetiyelerinde kredi sözleşmesinin gönderilmemesi ve bu davalıların söz konusu sözleşmedeki imza konusunda beyanda bulunarak imza örneklerini vermemeleri halinde kredi sözleşmesindeki imzaları kabul edecekleri yönünde usulüne uygun şerh yazılmaması nedeniyle isticvap davetiyelerinin geçersiz olduğu- Sözleşmeye vekalten imza atan kişinin vekaletnamesinin usulüne uygun olup olmadığının araştırılması gerektiği- İİK'nun 45. maddesi uyarınca rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklının kalan alacağını iflas veya haciz yoluyle takip edebileceği, bu nedenle somut olayda asıl borçlu hakkında ilamsız takip yapılamayacağı
• 19. HD. 22.09.2014 T. 9974/13897


İpotek akit tablosunda limit miktarı saptandıktan sonra, "bu meblağa ilaveten ve ayrıca" ibareleri konularak ipoteğin kapsamını genişleten kayıtların eklenmesi ile, üst sınır ipoteği olarak tesis edilen ipotek türünün anapara ipoteğine dönüştürülmesinin mümkün olmayacağı- İpotek akit tablosu uyarınca, şikayetçi bankanın kredi kartından doğan asıl alacak ve fer'ileri toplamının üst sınır ipotek limiti içerisinde, kapsamında bulunduğu anlaşıldığından; mahkemece, şikayetçi bankanın üst sınır ipotek limiti dahilinde kalan asıl alacakları ve fer'ileri toplamı için ayrı bir icra takibi yapıp haciz koydurmasına gerek kalmaksızın, alacağının ilk sırada ödenmesinin mümkün bulunduğunun kabulü ile borçlunun kredi kartı borcu ve fer'ileri toplamı bilirkişiye hesaplattırılıp, üst sınır ipotek limiti kapsamında kalan asıl alacak ve fer'ileri toplamı yönünden şikayetin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
• 23. HD. 16.09.2014 T. 5836/5652


Borçlar Kanunu'nun açıklanan hükmüne ve takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde kefaletin müteselsil olduğunun yazılmasına göre, kefil olan şikayetçinin borçlular hakkında genel haciz yolu ile takip yapabileceği, asıl borçlular aleyhine öncelikle rehinle temin edilen alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerekeceği-
• 12. HD. 08.09.2014 T. 17585/20441


İİK'nın 45. maddesine göre aleyhine ihtiyati haciz istenenin lehine verilmiş bir rehin söz konusu olması halinde, alacaklının rehin tutarı kadar alacağı için öncelikle rehne başvurması gerektiği, mahkemece, ipoteğin asıl kredi borçlusu lehine verildiği, bunun kefile başvuruyu engellemeyeceği nazara alınarak, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verileceği-
• 11. HD. 13.06.2014 T. 7939/11332


Alacaklının ihale bedeli ile karşılanmayan alacağı için kesin rehin açığı belgesi alarak, borçlunun sıfatına göre iflas veya haciz yoluyla takip yapmasının gerekeceği, aynı takip dosyasından borçlunun diğer mallarının haczini isteyemeyeceği, aynı takip dosyasında konulan hacizlerin usulsüz olduğu-
• 12. HD. 29.04.2014 T. 9890/12617


Kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmesi halinde, alacaklının, asıl borçluya müracaatla rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabileceği ancak kefilin kefalet borcunun teminatı olarak rehin verilmişse İİK’nın 45. maddesi uyarınca kefil hakkında ihtiyati haciz istenemeyeceği-
• 11. HD. 20.02.2014 T. 83/3134


Kefalet borcunun teminatı olarak rehin verilmişse İİK’nın 45. maddesi uyarınca kefil hakkında ihtiyati haciz istenmemesi gerekeceği-
• 11. HD. 20.02.2014 T. 483/3134


İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere rehin verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca kefaletin rehinle teminatı söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olduğu-
• 11. HD. 10.02.2014 T. 435/2210


Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, ihtiyati haciz kararının bonoya dayalı olarak verildiği, İİK mad. 45'e yollamasıyla aynı Yasa'nın 167. maddesi uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılmasına engel teşkil etmediği, itiraz eden vekilinin diğer itirazlarının da İİK mad. 265 de belirtilen sınırlı itiraz sebepleri kapsamında olmadığı-
• 11. HD. 06.02.2014 T. 476/2024


Talep ihtiyati hacze ilişkin olup, İİK'nın 45. maddesi hükmü uyarınca rehin ve ipoteği aşan miktar için asıl borçlu yönünden ihtiyati hacze karar verilmesi gerekeceği- Asıl borçlu yönünden ipotek ve rehni aşan bölüm bakımından da istemin reddinin isabetsiz olduğu- İpoteğin borçlu lehine verilmiş olması nedeniyle ipotek miktarı ve aşan kısmı bakımından kefillere başvurulabileceği, ancak TBK. mad. 586/2 uyarınca ancak menkul rehni tutarında kefillere gidilemeyeceği-
• 11. HD. 03.02.2014 T. 585/1842


borçlu adına ödeme emrinin, takibin dayanağı olan ve alacaklı ile imzalanan ve anılan şahsın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı kredi sözleşmesinde beyan ettiği adresine çıkarıldığı, tebliğ edilemeden iade edilmesi üzerine Tebligat Kanunu'nun 35.maddesi gereğince tebliğ edildiği görülmekle, söz konusu sözleşmedeki borçlunun beyan ettiği adres, Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesinde belirtilen nitelikteki adreslerden olduğundan ve yeni adresin bildirildiği de iddia ve ispat edilemediğinden, bu adrese Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre yapılan tebliğ işleminde yasaya aykırı bir yön bulunmayıp, tebligat usulüne uygun olduğu-
• 12. HD. 12.11.2013 T. 29690/35625


Mahkemece, icra dosyasındaki satış bedelinin tüm alacaklıların alacağını karşılamadığı, bu nedenle sıra cetveli düzenlendiği, sıra cetvelinde rehin alacaklısına öncelik verildiği, alacakların satış tarihi itibarıyla ulaştıkları miktar dikkate alınarak sıra cetveli düzenlendiği, şikâyetçi alacağının da satış tarihi itibarıyla tespit edildiği ve düzenlenen sıra cetvelinin yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikâyetin reddine karar vermiş olmasında yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı-
• 23. HD. 30.05.2013 T. 2749/3629


İcra Mahkemesi, ilamın hüküm fıkrasının aynen uygulanmasını denetlemekle görevli olup, ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile değiştiremeyeceği, ilavelerde bulunamayacağı-
• 8. HD. 21.05.2013 T. 4133/7589


Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itiraza ilişkin uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki sözleşemeye istinaden ipotek tesis edilmiş ve taşınmazın kıymet takdir tutanağına göre ipotek değeri alacağı karşılayabilir miktarda olduğundan, rehin ile temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceğinden, takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
• 12. HD. 26.04.2013 T. 5052/15984


Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceği (İİK. mad. 45), ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklının kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebileceği, İİK'nun 45. maddesine göre, alacak ipotek ile teminat altına alınmış ise, alacaklının öncelikle ipoteğe müracaat etmesi, buradan alacağını tahsil edemez veya ipoteğin teminat altına aldığı miktarı aşan bir kısım olursa bu miktar için ilamsız icra takibi yapması gerekeceği, davalı takip borçlusu şirket hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmasının, davalı kefil hakkında tahsilde tekerrüre meydan vermemek koşulu ile haciz yolu ile takip yapılmasına engel teşkil etmeyeceği-
• 19. HD. 06.03.2013 T. 600/4222


Asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere rehin verilmiş olması halinde, bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığı, ancak, TBK'nun 586. (BK'nun 487.) maddesi uyarınca, müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca kefaletin rehinle teminatı söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olduğu, aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefillerin yüklendikleri edime ilişkin olarak herhangi bir rehin bulunup bulunmadığı mahkemece araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
• 11. HD. 27.02.2013 T. 931/3611


Alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının anlaşılması ve bunun belirgin olması durumunda tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile haciz yolu ile takip yapılmasında usulsüzlük bulunmadığı-
• 12. HD. 15.11.2012 T. 22952/33258


İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip neticesinde 67.064,89 TL üstünden rehin açığı belgesi verildiğine göre ipoteğin paraya çevrilmesinden sonra alacaklı bankanın bu miktar kadar bakiye alacağı olduğunun kabulü gerekeceği-
• 12. HD. 06.11.2012 T. 13857/31838


Muhatapla birlikte oturduğu saptanmadan muhatabın babasına 16.madde gereğince tebligat yapılamayacağı-
• 12. HD. 12.10.2012 T. 17294/29211


İpoteğin üst sınır ipoteği olması halinde borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumlu olup; ipotek aktinin niteliği gözönüne alındığında limitin aşıldığı yönündeki şikayetlerin süreye tabi olmadığı; ancak, şikayetçiye ihtarname tebliğ edilmediği için ilamlı takip yapılamayacağı biçimindeki şikayetin, takibin şekline yönelik olup icra emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük sürede yapılmasının gerekeceği-
• 12. HD. 02.07.2012 T. 10118/23215


Gider avansının iki haftalık kesin süre geçtikten sonra mahkeme veznesine yatırıldığı ve duruşmada da davanın usul yönünden reddine karar verildiği; mahkemece, hüküm anında dava şartının yerine getirildiği ve özellikle avanstan gider yapılmasını gerektirecek bir hususun da bulunmadığı gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekeceği-
• 12. HD. 26.06.2012 T. 6078/22560


Alacaklının önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması yasal zorunluluk olduğundan, mükerrerlik iddiasının ancak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip dışındaki diğer takipler yönünden ileri sürülebileceği-
• 12. HD. 25.06.2012 T. 4619/22137


Alacaklı vekiline dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeksizin, taraf teşkili sağlanmadan, varsa delilleri toplanmadan, savunma hakkını kısıtlar biçimde duruşma açılıp yargılamaya devam olunması ve yokluğunda davalı aleyhine hüküm kurulmasının isabetsiz olacağı-
• 12. HD. 06.06.2012 T. 1725/19392


Bir kişi hakkında kesinleşmiş bir iflas kararı varken, ikinci bir iflas kararı verilmesinin isabetsiz olacağı, mahkemece davalı şirketin, iflasına karar verildiği belirtilerek, bu kararın kesinleşip kesinleşmediği denetlenmeden davalı şirketinin yeniden iflasına karar vermeye yer olmadığına karar verilmiş olması doğru olmayıp, mahkemece kararın kesinleşip kesinleşmediğine bakılmalı; kesinleşmiş olması halinde şimdiki gibi yeniden iflasına karar vermeye yer olmadığına, kesinleşmemiş olması halinde ise daha önce verilen iflas kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekeceği-
• 23. HD. 31.05.2012 T. 1261/3826


Takip dayanağı genel kredi sözleşmelerinin bir kısmında her ne kadar müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak üçüncü kişi (borca mahsuben kısmi ödeme yapan) …'ın ismi de yer almakta ise de, alacaklı tarafından anılan bu kefil yönünden icra takibi başlatılmadığı görülmediğinden limit ipoteği niteliğinde olan söz konusu taşınmazların satışından elde edilecek tutarın yasal kesintiler sonrasında alacaklıya ödenmesi gerekeceğinden icra müdürlüğünce anılan üçüncü kişi tarafından yapılan ödemenin ipotekli taşınmazların satış bedelinden düşülmesi yönünde re'sen karar alınmasının isabetsiz olduğu-
• 12. HD. 04.05.2012 T. 28108/15100


İpotek, vadeli tesis edildiğine göre vade gelmeden takibe girişilmesinin akde aykırılık olacağı-
• 12. HD. 27.04.2012 T. 30268/14207


Mahkemece getirtilen ipotek akit tablolarında taşınmazlara ipotek konulmuşsa da, anılan taşınmazlar için alacaklı lehine bir ipotek bulunmadığı gibi takip tarihinden önce alacaklının Çerkezköy Tapu Müdürlüğü'ne hitaben yazılan yazıda 17 ve 20 no'lu bağımsız bölümler için ipoteklerin fek edildiğinin yazıldığı görüldüğünden mahkemece, anılan taşınmazların takyidatlı tapu kayıtlarının celbedilerek ipoteklerin fek edilip edilmediği yönünden araştırma yapılarak sonucuna göre bir inceleme yapılması gerekeceği-
• 12. HD. 10.04.2012 T. 27199/11647


Kullandırılan nakdi krediler nedeniyle bankanın yapacağı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takipte banka çek garanti bedellerinin de depo edilmesini isteyebileceği; böylece taşınır satışı ile rehin ortadan kalkacağından, limit dahilindeki artan bedel davacı bankanın hesabına depo edilebileceği-
• 12. HD. 09.04.2012 T. 26908/11538


Şikayet davasında; İcra ve İflas Kanunu 45. maddede yer alan Rehin ve İpotekle Temin Edilmiş Alacaklar hükmünün asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmayacağı, Borçlar Kanunu uyarınca kefil, borçlu ile beraber müteselsilin kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile kefil olmuşsa alacaklının, asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel, kefil aleyhine takibat icra edebileceği, takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde kefaletin müteselsil olduğunun yazılmasına göre şikayetçiler hakkında genel haciz yolu ile takip yapılmasında yasaya aykırılığın olmadığı-
• 12. HD. 13.03.2012 T. 21335/7987
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj