22. Hukuk Dairesi 2017/14529 E. , 2018/26415 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

22. Hukuk Dairesi 2017/14529 E. , 2018/26415 K.

'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi


Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalının muhtelif işyerlerinde 1993 yılından itibaren iş sözleşmesini emeklilik nedeni ile feshettiği 11/05/2014 tarihine kadar açma kesmeci olarak sürekli çalışmış olduğunu, müvekkilinin aylık ücretinin üyesi bulunduğu sendikanın tarafı olduğu Toplu İş Sözleşmesi'nin sağladığı sosyal yardımlar (ikramiye, yemek, yol, yakacak, çocuk yardımı ve diğer sosyal yardımlar) dahil net 3.865,44 TL olduğunu, müvekkilinin Bucada saha elemanı olarak haftanın yedi günü 08:00-22:00 saatleri arasında çalıştığını, müvekkilinin fazla çalışmalarının karşılıklarını alamadığını, dini bayramların iki günü hariç genel tatil günlerinde aynı çalışma yapıldığını, müvekkilinin iş sözleşmesi süresi boyunca yıllık izin hakkını kullanmadığını belirterek kıdem tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının haftanın yedi günü 08:00-22:00 saatleri arasında çalıştığı iddiasının gerçeklerden uzak olduğunu, müvekkili idarenin resmi daire olması nedeni ile davacının haftanın beş günü 08:00-17:00, Cumartesi günleri ise 08:00-13:00 saatleri arasında çalıştığını,toplam 68 günlük yıllık izin kullandığını, 01/04/2000 tarihinden önce çalışanların yıllık izin ve özlük dosyaları ilgili firmalarca tutulmakta olduğundan yıllık izinleri hakkında müvekkili idarede herhangi bir kaydın mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma ücret alacağının bulunup bulunmadığı konusunda taraflar arasında
uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, davacının işyerinde fazla çalışma yaptığı iddialarına ilişkin olarak işyeri kaydı mevcut olmayıp dinlenen davacı tanıklarının beyanına itibar edilerek fazla çalışma ücret alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, davacı tanıklarının davacı ile aynı mahiyette davasının bulunması sebebiyle davacı ile menfaat birliği içerisinde olduğu anlaşılmakta olup yan delillerle desteklenmeyen ve aynı işveren aleyhine aynı iddia ile açtıkları davalar nedeniyle aralarında menfaat birliği bulunan tanıkların beyanlarının fazla çalışma iddiası yönünden hükme esas alınması mümkün olmadığından salt husumetli tanık beyanlarıyla söz konusu fazla çalışmanın kanıtlandığı kabul edilerek hüküm tesis edilmesi isabetli olmamıştır. Hal böyle olunca fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığı sabit olmayan davacının söz konusu taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Hafta tatili alacağı bakımından dosya kapsamında bulunan ve çalışma günlerini belirten puantaj kayıtlarına göre davacının haftanın yedi günü çalıştığı anlaşılan haftalar bakımından hafta tatili alacağının hesaplanması gerekmektedir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2018 Yılı Kararları” sayfasına dön