22. Hukuk Dairesi 2015/34556 E. , 2018/15175 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

22. Hukuk Dairesi 2015/34556 E. , 2018/15175 K.

'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekilince duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteğinin reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerine 26.12.1989 tarihinden 2010 yılına kadar Elektrik Bakım Ünitesi elektrik elektronik ustası olarak çalıştığını, 21.01.2010 tarihinde davalı işyerinde İşyeri İşçi Sağlığı ve Güvenliği işçi temsilcisi seçildiğini, ancak işverenin yıllarca önce verilen 'ağır ve tehlikeli işlerde çalışamaz' raporunu bahane ederek temsilcilik ve elektrik ustalığı görevinden alınarak ambar işçiliği görevine verildiğini, 09.03.2013 ise izin alarak sendika delege seçimlerini izlemek için beklediği sırada işverence izin prosedürünün tamamlanmadığından izinli olmadığı işbaşına dönmesi gerektiği ifade edilip Şirket Genel Müdürü ...'ın hakaret ve saldırısına uğradığı sırada işyerine polis çağırarak şikayetçi olduğunu, bu olaydan sonra kendisine haksız olarak 2 yevmiye kesme cezasının verildiğini, 2013 yılına işyerindeki ... İş Sendikasından istifa ederek ... İş Sendikasına üye olduğunu yapılan Olağan Genel Kurulda yönetim kurulu asil delegesi ve genel eğitim sekreteri olduğunu 08.12.2013 tarihinde ...-İş Yönetim Kuruluna seçildikten sonra şirket yetkililerinin baskılarını arttırdığının, şirket yetkililerinin tek tek odalarına çağırarak ' sen bu sendikaya niye üye oldun, sen bu sendika işlerini bırak, başına dert alırsın, seni bu işyerinden atarız' şeklinde tehdit edildiğini, bunun üzerine 06.08.2014 tarihinde Cumhuriyet Savcılılığına şikayet dilekçesi verildiğini, ayrıca işverene de Noterlik kanalıyla ihtarname gönderdiğini, şikayeti üzerine 26.09.2014 tarihinde ifadeye çağrılan şirket yetkililerinin davacının yanına gelerek biz kanun bilmeyiz, sendika falan tanımayız, iş akdini feshediyoruz diyerek iş akdinin haksız ve sendikal nedenle feshedildiğini, işyerindeki çalışma süresinin 24 yıl 9 ay 1 gün olduğunu beyanla, kıdem ve ihbar tazminatı ile sendikal tazminat ve 2013 yılında verilen haksız 2 yevmiye kesim cezasının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin sendikal nedenle değil işveren yetkilileri hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve şikayette bulunması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ihbar ve sendikal tazminat talebinin yerinde olmadığını, işyerinde çalışan işçilerin kapsam dışı personel dışında tamamına yakının ... İş Sendikası üyesi olduğunu, davacının 2013 yılında ... İş sendikası üyesi olduğunu, davacıyla birlikte bu sendikaya üye iki işçinin daha bulunduğunu, işyeri temsilciliğinden alınmanın sendikal nedenle ilgisi olmadığını, 2 yevmiye kesim cezasının ise davacı izin genelgesine göre izin prosedürünü tamamlamadığından izinli olmaması ve işbaşına dönmemesi nedeniyle yerinde olduğunu savunarak haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı ve davacı tanıklarınca dahi, işverenin 240 kadar işçisinin sendikalara üye olduğu, işçilerin sendikal faaliyetleri nedeni ile üzerlerinde herhangi bir baskı olmadığı davacı tanıklarından ...'ın da sendikal faaliyetlerinden dolayı ne kendisine ne de arkadaşlarına baskı yapılmadığını beyan ettiği, davacının sendikaya üye olduğu tarihten uzun bir süre sonra iş akdinin feshedildiği de göz önüne alındığında, sendikal nedenle feshin söz konusu olmadığı, davacının işveren hakkında şikayette bulunduğu, şikayetin savcılıkta araştırılmasına rağmen, geçerli bir sebebe dayanmadığı, şikayet konusu hakkında da davacının iddiasını ispat edemediği, tanıkların da mobbinge ilişkin herhangi bir beyan ve iddiaları olmadığı anlaşılarak davalının feshinin 4857 25/2 b fıkrasında düzenlenen haklı nedenle feshe dayandığı, disiplin cezası ile ilgili talebi yönünden de, davalının belirttiği gibi oy kullandıktan sonra davacının işinin başına dönmediği anlaşılarak verilen cezada da usule aykırı herhangi bir yön olmadığı gerekçesiyle tüm talepler açısından davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bend haricindeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-İşverence yapılan feshin haklı nedene veya feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanun'un 20 ve 21. madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanun'un yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
İşçi, feshin sendikal sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya kapsamına göre ... Numune Hastanesinden verilen 11.07.2002 tarihli heyet raporuna göre davacının % 45 engelli olduğu ve işyerinde engelli kadrosuna 2004 yılında geçirildiği davacının raporunda ... görmeyi gerektiren işler yapamaz, işyeri hekimi peryodik muayene raporlarında ise yalnız çalışamaz ibaresinin bulunduğu, davacının bu raporu sebep gösterilerek 12.08.2009 yılında ambar işçiliği kadrosuna alındığı, davacının 21.01.2010 tarihinde yapılan seçimlerde İşyeri İşçi Sağlığı ve Güvenliği İşçi Temsilcisi olarak seçildiği, 07/06/2010 tarihinde ise raporu bulunduğu gerekçesiyle görevden alındığı anlaşılmıştır.
Davacı ... Cumhuriyet Başsavcılığına 06.08.2014 tarihli şikayet dilekçesini vererek 07.06.2010-22.07.2014 tarihleri arası iş ve çalışma hürriyetinin ihlali ve sendikal hakların engellenmesi suçu nedeniyle işveren yetkilileri hakkında şikayetçi olmuştur. Şikayet dilekçesinde İşçi Şağlığı ve Güvenliği İşyeri Temsilcisi olduktan itibaren işverenin çelişkili davranışları nedeniyle mağdur edildiğini belirtip en son ise 08.12.2013 tarihinde ... İş Sendikası üyeliğinden istifa edip ... İş sendikası üyeliği ve bu sendika olağan Kongresinde Genel Yönetim Kurulu asli üyesi olarak Genel Eğitim Sekreteri seçildiğini, bu tarihen sonra çeşitli zamanlarda ..., ..., ..., ... isimli şirket yetkilileri tarafından defalarca sendikadan ayrılması hususunda uyarıldığını ve tehdit edildiğini, işyerinde tanıklar olmasına rağmen işlerinin devamı için tanıklık yapmak istemediklerini, kısa süre önce emekli olan ...'ın tanık olarak dinlenmesini talep ettiğini beyan etmiştir. Savcılığa verdiği ifadesinde de Haziran 2014'te sendika üyeliğinden ayrılması konusunda tehdit edildiğini, yıllık izin dönüşü vardiya sisteminin kendisinin de ismi yazılmak suretiyle değiştirildiğini, Haziran Ayındaki tehditler sırasında yalnız olduğunu ifade etmiştir. Davacı 07.08.2014 tarihli işverene sunduğu dilekçesinde raporlarındaki yalnız çalışamaz ibaresi nedeniyle değiştirilen vardiya sisteminde çalıştırılamayacağını aksi halde dava açacağını dile getirmiştir.
Davacı ... Noterliği kanalıyla 21.08.2018 tarihinde işverene gönderdiği ihtarnamede işyerinde tarafına uygulanan mobbing ve psikolojik baskıdan vazgeçilmesini fabrikadaki mevcut sendika dışındaki başka bir sendikaya üye olması ve Eğitim sekreteri seçilmesinden sonra fabrikadaki idarecilerin aleyhine tutum aldığını ve psikolojik baskı uygulmasının suç teşkil ettğini beyan edip yukarıda bahsedilen Savcılık şikayetini de bu tarihte 21.08.2014 tarihinde yapmıştır.
Davacı ... olarak dinlenilen ... yeminli beyanında aynen '18 Haziran 2014 yılında emekli olduğunu emekli olduktan sonra ...'la işverenleri arasında sıkıntıları olmuş, benim bunlara ilişkin bir bilgim yoktur, ancak ...'ın işyerinde bana baskı uyguluyorlar demesi sonrasında karakola başvuru yapıyor, daha sonrasında ben tanık olarak karakola çağrılmıştım ,karakolda verdiğim ifadem, doğrudur geçerlidir, ben işyeri sahibi ...'ın ...'a herhangi bir baskı yapmadığını söyledim, diğerlerinden de duymadım, ancak ...'nın kendi ağzından kendisine baskı yapıldığını duymuştum, bunun dışında seçim zamanında sendika başkanı ... ... ayağını denk alsın, yoksa onun çıkışını verdiririm diye bana söylemişti, ben ... la bende sendika delegeliğine aday olduğum için görüşüyordum, bu itibarla ...'ı uyarmam için benle konuşmuştu, ben 22 sene çalıştım, 22 sene boyunca ...'ın herhangi bir şekilde işte kaytardığını görmedim, işte bir sıkıntısı olduğunuda görmedim, ancak bazı haklarının kendilerine verilmediğinden bahisle ... başka bir sendika kurmak istedikten sonra sıkıntılar yaşamıştır dedi.
Mahkemece Haziran 18 2014 yılı emekli olduğunu belirttiğinden işyerinden nasıl bilgisi olduğu soruldu; ben o zaman emekli olmamıştım , çalışıyordum dedi.
Davacı vekilinden soruldu; müvekkilim iş sağlığı güvenliği temsilciliğinden hangi gerekçelerle sonlandırılmıştır sorulmasını talep ediyoruz dedi.
Mahkemece bu soruyla neyin kanıtlanması istediği soruldu; müvekkilim iş sağlığı güvenliği temsilciliğinden sonlandırıldığından sonra görev yeri değiştirildi, sendikal faaliyetleri engellendi, bu engelle karşılaştıktan sonra ... iş sendikasını kurma kararı almıştır, buna istinaden olaylar gelişmiştir dedi.
Açıklaması doğrultusunda tanığa soruldu; iş sağlığı güvenliği temsilcisi iken davacı yemeklerin iyi çıkmadığından bahisle işverenlerle görüştü, daha sonradan da bu çıkışları nedeni ile temsilciliğine son verildiğini tahmin ediyorum dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanıkdan soruldu; tankı kendisinin sendika üyesi olduğunu belirtmiş olduğundan dolayı işveren tarafından kendisine sendikal faaliyetlerinden dolayı herhangi bir baskı yapılıp yapılmadığı ayrıca ...'nın daha sonra üyesi olduğu sendikaya başka şahısların üye olup olmadığı ve bu şahıslara baskı yapılıp yapılmadığı sorulsun dedi.
Tanık beyanında; sendikal faaliyetlerden dolayı ne bana nede diğer arkadaşlarıma baskı yapılmadı dedi.şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tarafından işyerindeki mevcut sendikadan istifa edip ... İş Sendikası'na üye olduğu ve bu sendika Genel Yönetim Kurulu asli üyesi olarak Genel Eğitim Sekreteri seçildiği, bu nedenle kendisine baskı yapılması üzerine şikayette bulunmasının asılsız ihbar ve şikayet kapsamında değerlendirilemeyeceği davacının yasal haklarını kullandığı anlaşılmaktadır. İşverence yapılan fesih haklı nedene dayanmamaktadır. Kıdem ve ihbar tazminatının yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
Davacının işyerinde çalışmasının 24 yılı aşkın olduğu son yıllarda uğradığı haksız işveren uygulamaları nedeniyle üye olduğu sendikadan istifa ettiği ve başka bir sendikaya üye olup aktif sendikal faaliyete devam ettiği, davacı ... beyanında; işyerinde örgütlü sendika başkanı ...'ın davacı hakkında ... ayağını denk alsın, yoksa onun çıkışını verdiririm diye bana söylemişti, şeklindeki ifadesi ile işveren ve mevcut sendika yönetiminin davacının ... İş Sendikası delegesi ve Eğitim Sekreteri olmasından rahatsız olduğu anlaşılmaktadır. Davacının Savcılığa yaptığı şikayet sonrası işten çıkartılması da feshin sendikal nedene dayandığını göstermektedir. Bu nedenle olayların kronolojisi gereği davacının işyerinde muhalif sendikadaki aktif sendikal faaliyeti nedeniyle işten çıkarıldığı sabit olduğundan sendikal tazminat talebininn kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 19.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2018 Yılı Kararları” sayfasına dön