23. Hukuk Dairesi 2016/5866 E. , 2019/2894 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

23. Hukuk Dairesi 2016/5866 E. , 2019/2894 K.


'İçtihat Metni'

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı ...Konut Yapı Koop. davalılar ..., ..., ... ile ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkillerinin yönetim kurulunun 24.11.2010 tarih 2010/9 sayılı kararıyla üyelikten ihraç kararına yaptığı itirazın 27.02.2011 tarihli genel kurulda reddedildiğini, 13.06.2010 tarihli genel kurulda her ortağı ödemelerini 20.000,00 TL'ye tamamlayana kadar 500,00 TL aidat ödenmesine ilişkin alınan kararının eşitlik ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu genel kurul kararının iptaline ilişkin açılan davaların sonuçlanmamış olması ve hiçbir üyenin ödeme yapmaması sebebiyle davacıların (... hariç) aidatları yatırmadığını, derdest davaların sonuçları beklenilmeksizin ve hiçbir üye aidat yatırmazken sadece müvekkiller hakkında alınan çıkarma kararının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek 27.02.2011 tarihli genel kurulunun 6. maddesindeki çıkarma kararına itirazların reddine ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatif ana sözleşmesinde aidatlarını zamanında ödemeyen üyelerin üyelikten çıkarılmaları için yeterli ve geçerli olduğunun açıkça belirtildiğini, ihraç edilen davacılar dışındaki üyelerin aidatları düzenli ödediklerini, eşitlik ilkesine aykırılığın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıların ilk ve 2. ihtara rağmen süresi içinde aidatları tam ve eksiksiz olarak ödenmediği bu hali ile ortaklıktan çıkarma kararının mevzuata ve ana sözleşmeye uygun olduğu davalı kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı davrandığına dair de herhangi bir işlemin bulunmadığı, kooperatif üyesi olan davacıların da bu yönde somut bir örnek göstermedikleri, bunun yanı sıra 13.06.2010 tarihli genel kurul tutanağının 9. maddesinde yer alan 'Haziran ayından başlamak üzere' ibaresinin ticaret sicil müdürlüğünün sicil dosyasında yer alan nüshasında da aynı şekilde yer aldığı davacıların herhangi bir tahrifat ve sahtelik iddiasında bulunmadıkları, bu yönde devam eden herhangi bir ceza davası ve soruşturma da bulunmadığı, davacıların 13.06.2010 tarihli genel kurulun iptali istemiyle açtıkları davanın reddedildiği Yargıtay temyiz incelemesinden geçerek onandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, kooperatif yöneticileri aleyhine açılan sorumluluk davasıdır.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar ... vekili, ... vekili, ... ve müteveffa ... mirasçılarının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı kooperatif 03.01.2003 tarihli genel kurul toplantısında kaçak olduğu belirlenen inşaatın yapılmasına karar vermiştir. Kaçak inşaat nedeniyle Belediye tarafından 30.01.2003 tarihinde ceza kesilmiş ve kooperatif genel kurulu 29.06.2003 tarihinde toplanarak inşaata aynı şekilde devam edilmesine yönelik karar almıştır. Bu şekilde genel kurulca alınan karar yapılan kaçak inşaata muvafakat verdiğini göstermektedir. Kooperatif yönetim kurulu, genel kurulda alınan kararı uygulamakla görevli olduğundan cezadan dolayı yönetim kurulu üyelerini sorumlu tutmak mümkün değildir.
3-Eser sözleşmelerinde ayrık bir hüküm yoksa bedele KDV dahil olduğu kabul edilir. Bu nedenle KDV ödemesinin usulsüz olduğunun mahkemece kabulü doğru ise de, dosyadaki delillerden KDV’nin hangi tarihte ödendiği belli olmadığından yönetim kurulu üyelerinin hangilerinin bu bedelden sorumlu olduğu anlaşılamamış ve bu nedenle karar denetlenememiştir. Bu durumda mahkemece, KDV’nin ödendiği tarihler belirlenerek yönetim kurulu üyelerinin görev yaptığı dönemler de göz önünde bulundurularak sorumlu olanlar belirlenip hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Mahkemece, metraj farkı nedeniyle fazla ödeme yapıldığı ve bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu kabul edilmişse de, metraj farkı nedeniyle fazla ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda bilirkişilerce bir villada yerinde ve proje üzerinde yapılan ölçümlere göre yeterince araştırma yapılmadan sonuca gidilmiştir. Buna göre, bütün binalar tek tek gezilip yerinde ölçüm yapılarak fazla metraj ödemesi bulunup bulunmadığı saptanarak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
5- Kabule göre de; hakimin dava dilekçesindeki talep sonucunu açıklatma görevi kapsamında davacının her zarar kalemine ilişkin olarak dava değerini göstererek talep miktarını açıklatması gerekirken yazılı şekilde re’sen oransal bir yüzde üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... vekili, ... vekili, ... ve müteveffa ... mirasçılarının sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar ... vekili, ... vekili, ... ve müteveffa ... mirasçılarının yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacı Semiha Keskin yönünden peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2019 Yılı Kararları” sayfasına dön