HAKSIZ HACİZ NEDENİYLE MADDİ MANEVİ TAZMİNAT, YASAL FAİZ UYGULANMASI GEREKTİĞİ


Maddi, manevi ve diğer tazminat davaları
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Hepsihukuk
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 2280
Kayıt: 28 Mar 2021, 13:29
İletişim:

YARGITAY 4. Hukuk Dairesi
2016/15730 E.
2017/1644 K.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı .... Şti. ve .... Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı .... Şti. aleyhine 30/11/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/12/2015 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;

Dava, haksız haciz ve muhafaza nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.

Davacılar vekili; davalı şirketin, dava dışı ... İnş. Tic. ve Turizm Ltd. Şti' den olan alacağını tahsil için başlattığı icra takibi sırasında davacıların faaliyet gösterdikleri işyerinde haciz yapıldığını, davacılardan .... İnşaat Sanayi Tic Ltd Şti ile borçlu ... İnş. Tic. ve Turizm Ltd. Şti. arasında Milli Savunma Bakanlığı'na ait bir işin yapımı için adi ortaklık tesis edildiğini, borcun kendilerine ait olmadığını beyan etmelerine karşın bahsi geçen ortaklığa ait vekaletname ve borçlu şirkete ait belgelerin haciz mahallinde bulunması nedeni ile bir kısım menkullerinin haczedilip muhafaza altına alındığını, davacılardan .... İnş. Beton San. ve Tic. Ltd. Şti.nin talebi ve icra mahkemesinin kararı ile bu malların 7500 TL teminat karşılığında muhafazası için bahsi geçen davacı şirkete verildiğini, açmış oldukları istihkak davasının lehlerine sonuçlandığını ve 3 yıl geçtikten sonra davacılardan .... İnş. Beton San. ve Tic. Ltd. Şti. ne yatırmış olduğu teminatın iade edildiğini beyan ederek; davacılardan .... İnş. Beton San. ve Tic. Ltd. Şti yönünden maddi ve manevi, davacılardan .... İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti. bakımından manevi zararlarının giderilmesi isteminde bulunmuştur.

Davalı; talebin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; haksız ihtiyati haciz nedeni ile davacı şirketlerin ticari itibarlarının sarsıldığı gerekçesi ile manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne; benimsenen bilirkişi raporu uyarınca da davacılardan .... İnş. Beton San. ve Tic. Ltd. Şti‘nin maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.

a) 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz kararı alan alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından geçerli olup, manevi tazminat yönünden TBK 58, (BK’nın 49) maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa dahi kusurlu olması da gerekmektedir (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, ..., 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d). Haksız yere bir kimsenin mallarının haczettirilmesi, o kimsenin ticari itibarına saldırı teşkil eden ve BK'nın 49'ncu maddesi gereğince manevi tazminat ile sorumlu tutulmayı gerektiren bir davranıştır.

Somut olayda ise; 13/04/2009 günü yapılan haciz işleminden önce davacı şirketler, dava dışı borçlu ... İnş. Tic. ve Turizm Ltd. Şti.’nin haciz mahallinde faaliyet göstermediğini beyan etmiş olmalarına karşın alacaklı vekilinin talebi üzerine iş yerinde yapılan aramada borçlu şirkete ait imza sirküleri, ticaret sicil gazetesi, vekaletname, kaşe ve adi ortaklığa ait bir takım evrakların bulunması üzerine haciz ve muhafaza işlemi yapılmıştır. Her ne kadar davalı alacaklı şirketin isteği ile haciz yapılmış ise de davacıların işyerinde borçluya ait bu evrakların bulunmasının açıklanamamış olması nedeniyle sonradan açılan istihkak davasının kazanılmış olmasına karşın haczin yapılması sırasında davacıların da kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Nitekim istihkak davasında da davalı alacaklı şirket aleyhinde inkar tazminatına hükmedilmemiş olup, haczin kasten zarar verme amacıyla yapılmamış olması nedeni ile davacıların manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü doğru olmamış kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

b) Davacılardan .... İnş. Beton San. Ve Tic. Ltd. Şti’nin faaliyet gösterdiği işyerinde yapılan muhafaza işleminde yukarıda açıklanan nedenlerle bölüşük kusurlu olmasından dolayı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 52. maddesi uyarınca hüküm altına alınan maddi tazminat tutarından uygun bir miktar indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmamış kararın açıklanan nedenler ile de bozulması gerekmiştir.

c) Davanın dayanağı olan eylem, haksız fiil niteliğindedir. Davanın bu niteliği gözönüne alınarak hüküm altına alınan maddi tazminata yasal faiz uygulanması gerekirken, avans faizi uygulanması da usul ve yasaya uygun düşmediğinden karar bu nedenle de bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, (2/a-b-c) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Tazminat Hukuku” sayfasına dön