Tarhiyat ve ceza kesme işleminin tasfiye (iflas) halindeki şirket adına yapılması gerektiği


Konkordato Ön Projesinin Hazırlanması, Konkordato İşlemleri, Geçici Mühlet, Kesin Mühlet, Matbu Evraklar, Konkordato Projesinin Düzenlenmesi, İflas İşlemleri ve Uygulamaları
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Hepsihukuk
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 2277
Kayıt: 28 Mar 2021, 13:29
İletişim:

T.C.
KOCAELİ
1. VERGİ MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/83
KARAR NO : 2024/476



DAVANIN ÖZETİ : . İcra Dairesi Müdürlüğü'nce yürütülen iflas süreci nedeniyle İflas Halinde Ö. İnş. San. ve Tic. AŞ. Adına kesilen özel usulsüzlük cezasının takip ve tahsili amacıyla . İcra Dairesi Müdürlüğü adına düzenlenen 2024...UIv...441 sayılı ödeme emrinin; İcra İflas Kanunu hükümleri gereğince iflasın açılmasından sonra amme alacağının iflas masasına kaydettirilmesi suretiyle tahsili gerekirken 6183 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde İcra Müdürlüğü nezdinde yapılan takibin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Mükellef İflas Halinde Ö. İnş. San. ve Tic. AŞ.'nin 16.12.2010 tarihinde iflasının açıldığı, iflas süreci içinde şirkete ait gerçek faydalandırıcı bildirimi yapılmadığından kesilen özel usulsüzlük cezasının takip ve tahsili amacıyla iflas sürecinden sorumlu idare adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı öne sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Kocaeli 1. Vergi Mahkemesi'nce, dava dosyası incelenerek işin gereği düşünüldü:
Dava, . İcra Dairesi Müdürlüğü'nce yürütülen iflas süreci nedeniyle İflas Halinde Ö. İnş. San. ve Tic. AŞ. Adına kesilen özel usulsüzlük cezasının takip ve tahsili amacıyla . İcra Dairesi Müdürlüğü adına düzenlenen 2024...UIv...441 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. Maddesi'nde; vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu tereddübeden gerçek ve tüzel kişi, mükellef, ikinci fıkrasında; verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişi ise vergi sorumlusu olarak tanımlanmış, "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. madesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, temsilcilerin veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebileceği, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları halinde kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı, tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin, tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemlerinin, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılacağı,162. Maddesinde ise tasfiye ve iflas hallerinde mükellefiyetin vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam edeceği, bu hallerde tasfiye memurları veya iflas idaresinin, tasfiye ve iflas kararları ile tasfiyenin ve iflasın kapandığını vergi dairesine bildirmeye mecbur oldukları düzenlenmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636/1-c maddesinde; limited şirketin, iflasın açılmasıyla sona ereceği, 636.maddenin 5.fıkrasında; sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı, 533. maddesinde ise; sona eren anonim şirketin tasfiye hâline gireceği ve tasfiye hâlindeki şirketin, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dâhil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini koruyacağı hükme bağlanmıştır.

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 184,208 ve 226 ve devamı maddelerinde; iflasın açılmasıyla müflisin tüm haczedilebilen malvarlığının iflas masasını teşkil ettiği ve tasfiyenin başladığı, 1. alacaklılar toplantısına kadar tasfiye, görev ve yetkilerin iflas dairesi tarafından yürütüldüğü, daha sonra iflas idare memurlarının seçilmesiyle bu görev ve yetkilerin iflasın kapanmasına kadar yine iflas dairesinin denetimi altında çalışan iflas idaresine devredildiği düzenlenmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; İflas Halinde Ö. İnş. San. ve Tic. AŞ. hakkında 16.12.2010 tarihinde iflas sürecinin başlatıldığı (iflasının açıldığı) tasfiye işlemlerinin . İcra Müdürlüğünce yürütüldüğü, anılan şirkete ait iflas süreci içinde olarak gerçek faydalandırıcı bildirimi yapılmadığından bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasının takip ve tahsili amacıyla iflas sürecinden sorumlu idare adına ödeme emri düzenlenmesi üzerine, bu ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; hakkında iflas kararı verilen şirketin iflasın kapatılacağı ana kadar mükellefiyetinin devam ettiği, iflas idaresinin iflas masasını temsil ederek tasfiye işlemlerini yürüttüğü, İcra Müdürlüğünün ise iflas idaresini denetlemekle yetkili olduğu anlaşıldığından, İflas Halinde Ö. İnş. San. ve Tic. AŞ.'nin tasfiye işlemlerinin halihazırda sona ermediği, böylelikle iflasın kapanacağı ana kadar şirketin tüzel kişiliğini koruduğu ve vergisel yükümlülüklerinin devam ettiği dikkate alındığında, tarhiyat ve ceza kesme işleminin, mükellef olan tasfiye halindeki şirket adına yapılması gerekmekte iken verginin mükellefi olmayan ve yalnızca anılan şirketin tasfiye işlerini denetleme yetkisi olan . İcra Müdürlüğü (iflas dairesi) adına yapıldığı görüldüğünden, düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu ödeme emrinin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 62,00-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili lehine belirlenen 10.500,00-TL vekalet ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, artan posta avansının iş bu karar kesin olduğundan davacıya iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi gereği istinaf yolu kapalı ve KESİN olmak üzere, 09/05/2024 tarihinde karar verildi.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Konkordato & İflas” sayfasına dön