7. Hukuk Dairesi 2015/32570 E. , 2016/2400 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

7. Hukuk Dairesi 2015/32570 E. , 2016/2400 K.

'İçtihat Metni'


Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacı, davalı işyerinde 01.08.2010-28.02.2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı ile ücret, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının işten kendisi ayrıldığını ve başka bir alcağının da bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafca temyiz edilmiş ve Dairemizce 2014/4971 E. 2014/12107 K. sayılı kararı ile “Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, 6100 sayılı HMK'nun 298/2.maddesi gereğince sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa 21.11.2013 günlü oturumda tefhim edilen kısa karar ile, mahkeme gerekçesinin birbirine aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Mahkemece gerekçeli kararda davacının, davalı şirket nezdinde 01/08/2010-28/02/2011 tarihleri arasında (dava dışı başka işyerinde gözüken çalışmalar dışlanarak) hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının kabul edildiği belirtilmiş, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre bu süre 5 ay 14 gün olarak belirlenmesine rağmen, bilirkişinin 1 ay 28 gün kıdem süresi üzerinden SHC'ni esas alarak yaptığı alternatif hesaplamadaki miktarlar hüküm altına alınmıştır. Şu halde kısa karar ile mahkeme gerekçesi çeliştiği gibi, mahkemenin hükme esas alınan bilirkişi raporundaki alternatif hesaplamalardan hangisine ve hangi nedenle itibar ettiği de anlaşılamadığı” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş ve bilirkişi raporunda belirtilen davacının kıdeminin 1 ay 28 gün olduğu seçeneğe göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının ücret alacağının doğru şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda bilirkişi tarafından davacının ücret alacağı tüm dönem için hakettiği alacak miktarı bulunduktan sonra davalı tarafından dosyaya sunulan bazı makbuzlar kapsamında davacıya ödendiği anlaşılan 300,00 TL mahsup edildikten sonra kalan miktar bulunmak suretiyle hesaplanmıştır. Oysa davacının aynı davalıya karşı açılmış olan ... İş Mahkemesi 2011/877 E. sayılı dosyada tanık olarak dinlendiği celsede “aylık 200,00-300,00 TL civarında elden para ödeniyordu” şeklinde beyanda bulunduğu dosyada bulunan duruşma tutanağından anlaşılmaktadır. Yapılacak iş davacının işyerindeki kıdeminin 1 ay 28 gün olduğu da göz önüne alınarak, davacıya makbuzlar karşılığı ödenen 300,00 TL' nin, makbuzlardaki tarihlerden de anlaşılacağı üzere, iş akdinin feshedildiği son aya ait olduğu ve davacının çalıştığı ilk ay için ise emsal dosyada tanık olarak vermiş olduğu beyana göre elden 300,00 TL. aldığı kabul edilerek, yapılan hesaplamadan 300,00 TL daha mahsup edilerek çıkacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu husus gözetilmeyerek fazla miktarda ücret alacağına hükmedilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 10.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.



















Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2016 Yılı Kararları” sayfasına dön