8. Hukuk Dairesi 2018/11065 E. , 2018/16111 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ......... Çalan ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili dava konusu 162 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı olduğunu ve onlara da 1328 yılında ölen ...... Haddüç’ten intikal ettiğini, davalıların 05.01.2005 tarihinde intikallerini yaptırdıklarını davalılar muris ...... Haddüç’ün vefatından bu yana davacıların dedeleri, dedelerinden sonra babaları ve babalarından sonra ise davacılar tarafından kullanıldığını eklemeli olarak 100 yıla yaklaşan süredir nizasız fasılasız buğday ekmek ve 5-25 yaş arası ağaç dikmek suretiyle zilyet olduklarını, TMK'nin 713/2. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davalılar adına kayıtlı tapunun iptali ile davacılar adına eşit hisselerle tescilini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar davacıların malik sıfatıyla iyi niyetli zilyet olmadıklarını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece intikalin 05.01.2005 tarihinde yapıldığı, ...... Haddüç’ün 1328 yılında vefat ettiği, davacıların öncesinde murisleri sonrasında ise kendileri tarafından 20 yıldan fazla zamandır kullanıldığı ve zilyetliklerinin hala devam ettiği intikal tarihi ile davalıların murislerinin ölüm tarihi arasında davacıların 20 yılı aşkın süredir zilyetliklerinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davalılar adına olan tapunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik ve TMK'nin 713/2. maddesindeki ölüm hukuki sebebine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar ..., ... ve ... tarafından verilen dava dilekçesinde dedelerinden ve babalarından gelen eklemeli zilyetliklerine ve TMK'nin 713/2. maddesinde yazılı bulunan ölüm hukuki sebebine dayalı tapu iptali ile davacılar adına eşit hisselerle tescili talep edilmiş olup, mahkemece davacıların aktif husumeti üzerinde durulmamıştır. 10.04.2008 tarihinde mahkemece yapılan keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında da dava konusu taşınmazın 40-50 senedir davacıların önce dedeleri sonra babaları ve sonra ise davacılar kullanımında olduğu, davacıların dedelerinin ve babaları Hanifi Günay’ın önceden bu yeri buğday ekerek kullandıkları ,daha sonra taşınmaz üzerine ağaçların dikildiği belirtilmiştir. Bu beyanlar karşısında davacıların eklemeli olarak zilyet oldukları anlaşılmakta ise de dava konusu taşınmazın malik sıfatıyla zilyedi olduğu belirtilen ve önceki zilyetliklerine dayanılan davacıların dedelerinin ve babaları Hanifi Günay’ın dosya kapsamından ölüp ölmedikleri tespit edilememektedir. Bilinmektedir ki TMK'nin 701 ve 702 maddelerinde miras bırakanın terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp her birinin payının taşınmazın tamamı üzerinde söz konusu olacağı düzenlenmiştir. Yine aynı kanunun 702. maddesi uyarınca tasarrufi işlemlerde oybirliği arandığından, dava açmak da bir tasarrufi işlem olduğuna göre tüm mirasçıların birlikte 3. kişilere dava açmaları gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında şayet davacıların dedeleri ve babaları Hanifi Günayölmüşlerse davacılardan başka mirasçılarının olup olmadığı mahkemece araştırılarak davacılardan başka mirasçıların olması halinde yukarıdaki madde hükümlerince davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, bu mirasçılar arasında taksim yapılıp yapılmadığı ya da dava konusu taşınmazın davacılara satış, bağış vb. yollarla mı devredildiği hususunun, yani davacıların dedelerinden babalarına, babalarından da davacılara ne şekilde zilyetliğin geçtiğinin mahkemece araştırılmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece yukarıda açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılarak, davacılar dışında başkaca bu taşınmaza ilişkin belirtilen eklemeli zilyetliğe dayanacak kimselerin bulunmaması halinde davaya toplanmış ve toplanacak deliller doğrultusunda devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, bulunması halinde ise, davacı mirasçılara satış, bağış taksim vb. yollarla intikal hususu üzerinde durulması, bu surette bir intikal bulunmadığı takdirde tespit edilen diğer mirasçılarla birlikte dava açılması gerekeceği belirtilerek yalnızca bu üç davacının davalılara karşı tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle aktif dava açma ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aktif dava ehliyeti belirlenmeden ve taraf teşkili üzerinde durulmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 24.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi 2018/11065 E. , 2018/16111 K
-
- Benzer Konular
- Cevaplar
- Görüntüleme
- Son mesaj
-
- 0 Cevaplar
- 61 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 16 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 30 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 26 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 41 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 41 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 26 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 71 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen İctihat
-
- 0 Cevaplar
- 30 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 35 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat