8. Hukuk Dairesi 2016/12480 E. , 2018/2048 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

8. Hukuk Dairesi 2016/12480 E. , 2018/2048 K.

'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.02.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ... bizzat ve vekili Av. ... geldiler. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde tarafların ortak gelirleri ile arsa alınıp üzerine beş katlı bina yapılarak tapuda bu taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, tarafların fiilen on yıldan fazla süredir ayrı olup davacının Türkiye'de davalının ise yurtdışında yaşadığını, evliliğin kayden devam ettiğini, taşınmazdaki dairelerin ve dükkanların davacı tarafından kiraya verilmesine davalı tarafça engel olunduğunu ve kira gelirlerinin tamamının davalı tarafından alındığını, davacının ise emekli maaşı ile geçinmeye çalıştığını izah ederek taraflar arasında mal ayrılığı rejimine geçilmesini ve taşınmazın 1/2 hissesinin davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, ortada henüz bir boşanma davası bulunmadığını, tarafların evli olduklarını, davalının uzun yıllar yurt dışında çalışması ile arsayı satın alıp üzerine binayı inşa ettirdiğini, davacının hiçbir katkısı olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında evliliğin halen sürdüğü, edinilmiş mallara katılma rejiminde eşler ayni mal talep edemeyeceklerini ve yasadan doğan alacak hakkı bulunduğunu, öte yandan TMK'nun 206 maddesinde de haklı bir sebebinin varlığı halinde eşlerden birinin istemi üzerine mal rejiminin mal ayrımına dönüşmesine karar verileceği hüküm altına alındığını, ancak davacı tarafından dosyaya haklı bir neden sunulmadığını, özellikle Yargıtay uygulamaları dikkate alındığında eşlerin edinilmiş mallara katılma rejiminde ayni mal talebine ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği, eşin ancak bir alacak hakkı olduğunun açıkça belirtildiğini, bu nedenle tapu iptali ile 1/2'sinin davacı adına tesciline ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, TMK 206. maddesi uyarınca olağanüstü mal rejimine geçiş ve mal rejiminin tasfiyesi ile tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. TMK 206. maddesinde haklı bir sebep varsa hakimin, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf dava ve cevaba cevap dilekçelerinde 1986 yılında eşindende katkı alarak kendi parası ile satın aldığı ve inşaatını yaptığı taşınmazın tapusunun davalı adına tescil edildiğini, yine davacı tarafından 1994 yılından itbaren arsa üzerine inşa edilen taşınmazın inşaat bedelleri ödendiğini, tarafların uzun yıllardır ayrı yaşadıklarını, dava konusu taşınmazdaki dükkanların ve dairelerin kira gelirlerinin davalı tarafından alındığını açıklayarak mal ayrılığı rejimine geçilmesini ve davacının büyük emeklerle çalışmasının karşılığı olarak aldığı ve inşa ettirdiği bu taşınmazın 1/2 tapu kaydının davacı adına tescilini talep etmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafça bildirilen tanıklar dinlenmesine rağmen davacının talebinin, özellikle TMK 206/4 bendindeki ' Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması,' koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıntısı ile sorulup tutanağa geçirilmeyerek karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, davacı tanıkları yeniden usulüne uygun şekilde dinleyerek tanıklardan davacı tarafın iddia ettiği hususların ayrıntılı olarak sorulup belirlenmeye çalışılması, 1965 yılında evlenen tarafların uzun yıllardan beri ayrı ülkelerde yaşıyor oldukları ve TMK 206 maddesindeki haklı sebeplerin örnekleme yoluyla sayıldığı gözetilerek davacı tarafın ilk talebi olan mal ayrılığı rejimine geçiş hakkında öncelikle karar verilmesi, oluşacak kanaate göre de tasfiye isteği hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesidir. Mahkemece, yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme hüküm tesisi bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Askari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2018 Yılı Kararları” sayfasına dön