3. Hukuk Dairesi 2017/9202 E. , 2019/5967 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

3. Hukuk Dairesi 2017/9202 E. , 2019/5967 K.


'İçtihat Metni'

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazın İstanbul Defterdarlığınca 07.02.2012 günlü ihale, 29.02.2012 tarihli sözleşme ile davalıya kiralandığını, davalıya yapılan ihtarlara rağmen kantine ilişkin kira bedelinin 2.taksidinin ödenmemesi üzerine sözleşme hükümlerine aykırılık nedeniyle 05.07.2012 tarihinde kira sözleşmesinin fesh edildiğini, kiracıya tebliğinden itibaren taşınması tahliye etmesi için 15 gün süre verildiğini, 11.07.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, 26.07.2012 tarihinde taşınmazın yer teslim tutanağı düzenlenmek suretiyle teslim ve tahliye edildiğini, vadesinde ödenmeyen 1.yıl 2.taksit tutarı 25.000 TL'nin ödeme tarihi olan 26.07.2012 tarihine kadar 100.000 x 360 gün x 56 gün =15.555,56 olarak hesaplandığını, süresinde ödenmeyen kira bedellerine 6183 sayılı yasanın 51.maddesine göre belirlenen gecikme zammının uygulanacağını, bu nedenle aylık % 4 oranında gecikme zammı uygulandığını, gecikme zammının günlük hesap edileceğini, sözleşmenin 14.maddesinde kesin teminatın gelir kayıt edileceği ve cari yıl kira bedelinin tazminat olarak tahsil edileceği hükmünün bulunduğunu, elektrik bedeli olarak hesaplanan 314,00 TL'nin ödenmediğini belirterek 115.869,56TL'nin faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, bilirkişi raporu aldırılark rapor doğrultusunda 31.05.2012 ile 26.07.2012 tarihleri arasındaki kira tutarı olarak hesaplanan 15.555,56 TL tutardan davalının sorumlu olduğu, sözleşmenin 3.maddesine göre ödenmeyen kira tutarlarına 6183 sayılı yasanın 51.maddesine göre geçerli gecikme zammının uygulanacağıı, 15.555,56 TL üzerinden 2.068,89 TL gecikme zammı hesaplandığı, yine sözleşmenin 14.maddesine göre, sözleşmenin feshi halinde toplam bir yıllık kira bedelinin ödeneceğinin hükme bağlandığı, dava dilekçesinde ilave 100.000 TL ödeme talep edildiği, oysa davalıdan 25.000- 15,555,56 TL = 9.444,44TL ile kalan iki taksit toplamı 50.000,00TL olmak üzere toplam 59.444,44 TL.nin tazminat olarak tahsilinin talep edilebileceği gerekçesiyle 75.000 TL asıl alacak bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.


1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının ve davalının aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davacı tarafın temyiz itirazı bakımından; dava dilekçesinde davalı kiracı tarafından ödenmediği iddia edilen 314 TL elektrik borcunun da tahsili talep edilmesine rağmen mahkemece bu talep bakımından karar verilmemiştir. Oysa 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesinde taleple bağlılık ilkesi düzenlenmiş olup hakimin talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceği, aynı kanunun 297/2.maddesinde;hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir.Buna göre davacının talebi bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu konuda hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
3-)Davalı tarafın temyiz itirazları bakımından;
a)Taraflar arasında 29.02.2012 başlangıç tarihli, bir yıl süreli ve yıllık 100.00,00 TL bedelli kira sözleşmesi imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 14. maddesinde kiracının fesih talebinde bulunması, kira dönemi sona ermeden faaliyetini durdurması, kiralananı amacı dışında kullanması, taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işletme ruhsatının her ne sebeple olursa olsun iptal edilmesi hallerinde kira sözleşmesinin, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanun'unun 62 nci maddesine göre tebligat yapmaya gerek kalmaksızın idarece feshedilerek, kesin teminatın gelir kaydedileceği ve cari yıl kira bedelinin tazminat olarak tahsil edileceği düzenlenmiştir. Davacı idare tarafından kira bedelinin süresinde ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin tek taraflı feshedildiği ve davalıya kiralananı tahliye etmesi için bildirim yapıldığı belirtilmiştir. Kira akdinin sona erme sebepleri ve akdin feshinin biçim ve koşulları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 327 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Akdin feshi için bu maddelerde yer alan koşulların bulunması tek başına yetmez. Ayrıca bu konuda tahliye talebinin ilama bağlanmış olması gerekir. Somut olayda, idarece sözleşmenin tek taraflı olarak feshine karar verilmiş ise de bu kararın her hangi bir ilama bağlanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkeme kararı ile tahliye ilamı alınmadığı sürece akdin sözleşmede belirlenen tarihten önce sona erdiğinden söz edilemez ve dolayısıyla feshe dayalı olarak davalıdan cezai şart istenemez. Yapılan açıklamalar ışığında mahkemece cari yıl kira bedeli tutarında tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b) Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 13.maddesine göre;
“Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.O halde, mahkemece; dava kısmen kabul edilmiş olduğu halde, reddedilen kısım üzerinden kendisini davada vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.


SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.






Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2019 Yılı Kararları” sayfasına dön