9. Hukuk Dairesi 2017/19759 E. , 2018/2818 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının ...'ndan ihale yolu ile iş alan yüklenici firmaların bünyesinde işçi olarak belediyeye ait işyerlerinde 01/07/2010-27/06/2014 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, sürekli olarak alt işverenlerin değiştiğini, SGK İl Müdürlüğü'nün 26/06/2014 tarihli yazısında davacının emeklilik şartlarını gerçekleştirdiğinin bildirildiğini, davacının da son çalıştığı iş ortaklığına SGK'dan gelen cevabi yazı ile 27/06/2014 tarihinde başvurarak emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının davalı belediyenin personeli olmadığını, ihale alan şirketin personeli olduğunu, davanın yüklenici firma olan ... Tem. Yön. San. Ltd. Şti.'ye yöneltilmesi gerektiğini, davacı ile Belediye arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, belediye tarafından yapılan işlemin iş eksilişine ilişkin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece toplanılan deliller dayanılarak dava konusu edilen alacağın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilinin temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesinin 07.05.2015 tarih, 2015/11787 Esas, 2015/8237 Karar sayılı kararı ile özetle, “Somut olayda davacının talebine konu alacağın miktarı yukarıda belirtilen ilkeler de gözetildiğinde ancak bir yargılama sürecinden ve bilirkişi incelemesinden sonra tam olarak tespit edilebilecektir.
Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dava konusu alacağın belirli alacak olduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi hatalıdır.
Kabul şekli bakımından da HMK.'nun 114/İ-h maddesinde hukuki yarar dava şartları arasında sayılmış, 115/2. maddesinde mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilip, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemiş ise davayı dava şartı yokluğundan usulden reddedeceği bildirilmiştir.
Mahkemece alacağın miktarının belirlenebilir olduğu, belirsiz alacak davası açılamayacağı kabul edildiği halde davacıya talep ettiği alacaklarının miktarını tam olarak açıklayıp eksik harcı tamamlaması için kesin önel verilmeksizin davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olması da isabetli değildir.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Yerel Mahkemece; bozma ilamına uyularak bilirkişi raporu alınmış, davacı vekili tarafından bilirkişi raporu doğrultusunda 09.08.2016 harç tarihli dilekçesiyle ıslah yoluna gidilerek kıdem tazminatı alacak miktarı artırılmış ve mahkemece bozmadan sonra yapılan ıslaha itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK.’nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı” hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece 7. Hukuk Dairesinin 07.05.2015 tarihli bozma kararından sonra 09.08.2016 tarihinde yapılan ıslaha değer verilerek karar verilmesi HMK’nın 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK’nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
9. Hukuk Dairesi 2017/19759 E. , 2018/2818 K.
-
- Benzer Konular
- Cevaplar
- Görüntüleme
- Son mesaj
-
- 0 Cevaplar
- 21 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 9 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 10 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 9 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 10 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 11 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 24 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 8 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 23 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen İctihat
-
- 0 Cevaplar
- 19 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen İctihat