9. Hukuk Dairesi 2016/27176 E. , 2020/12064 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

9. Hukuk Dairesi 2016/27176 E. , 2020/12064 K.


'İçtihat Metni'

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı, davalı nakliyat şirketinde 25.08.2010 tarihinde şoför olarak çalışmaya başladığını, şehirlerarası çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi, Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmaması sebebiyle iş akdini haklı nedenle 06.05.2013 tarihinde feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ve bayram ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı taraf, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacının alacağı olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının fazla çalışma ücret alacaklarının belirlenmesi hususunda uyuşmazlık mevcuttur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı işveren nezdinde 25.08.2010 -06.05.2013 tarihleri arasında yurtiçi nakliye şoförü olarak sabah 07:00, akşam 23:00/24:00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı vekili ise, davacının günlük araç kullanabileceği 8 saat dışında çalışmasının mümkün olmadığını, zira davacının işe girerken verdiği taahhütnamede trafik kanunlarının müsaade ettiği şartlar çerçevesinde araç kullanacağını ve takometre kurallarına uyacağını kabul ve taahhüt ederek işe başladığını bildirmiştir. Davalı tarafça 07.03.2013 tarihinde davacı işçiye “takometre kayıtlarının davalı şirkete teslim edilmesi” konulu noter ihtarnamesini gönderdiği anlaşılmaktadır.
Dosyaya davacı tarafından ibraz edilen takograf kayıtları üzerinde teknik bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra Mahkemece hesap bilirkişisinden alınan rapora göre fazla çalışma ücreti alacağına hükmedilmiş ise de, hesaplamalarda takograf kartının cihaza takılıp geri çıkartılma saatleri arasında geçen tüm sürenin davacının fiili çalışma süresi olarak kabul edilmesi hatalıdır. Zira davalı işyerinde davacı gibi şoför olarak çalışan tanığı ... davacının mal yükleme ve boşaltma sırasında istirahat ettiğini,onun dışında hep çalıştığını, beyan etmiş olup, kamyondan yükün boşaltılması ve yeniden yüklenmesi süresinin şoförün dinlenme süresi olduğu, buna göre davacının fiili çalışma süresinin aracın seyir halinde iken geçen süreden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Fazla mesai yapılıp yapılmadığı hususunun haftalık 45 saatin aşılıp aşılmamasına göre belirlenmesi gerekirken, aylık 195 saatin kriter alınması ise ayrıca isabetsiz bulunmaktadır. Bununla beraber yukarıda yapılan açıklamaya ilave olarak, yeniden yapılacak hesaplamada aynı gün için mükerrer kayıt olup olmadığı gözetilmeli ve takograf kaydı olsa dahi davacının dava dilekçesinde çalışma sürelerine dair beyanı göz önüne alınarak talep aşımına neden olunmamalıdır.
Mahkemece, sayılan hususların gözetilmediği hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporuna göre verilen karar bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.







Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2020 Yılı Kararları” sayfasına dön