9. Hukuk Dairesi 2016/15912 E. , 2020/4683 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... İşl. A.Ş. 'de davalı ... Temizlik Hizm. Teks. Deri. San. ve Tic. A.Ş.’nin işçisi olarak 15/01/2008-06/06/2013 tarihleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, bu nedenle iş akdini haklı nedenle 06/06/2013 tarihinde feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı ... Temizlik Hizm. Teks. Deri. San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde 15/01/2008-24/07/2013 tarihleri arasında çalıştığını, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, eğer yapılırsa karşılığının ödendiğini, davacının devamsızlık yaptığını, talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... İşl. A.Ş. vekili, müvekkili ve diğer davalı şirket arasında temizlik hizmetleri sözleşmesi kapsamında temizlik hizmetinin anahtar teslim sözleşme usulü ile diğer davalı şirkete devredildiğini, müvekkilinin bu alanda hiç işçi istihdam etmediğini, davacının diğer davalı tarafından işe alındığını, tüm işlerin devredilmesi nedeni ile taşeronluk ilişkisinin bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı şirkete ait işyerinde 15.01.2008 ile 06.06.2013 tarihleri arasındaki dönemde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile temizlik elemanı olarak çalıştığı, iş akdinin davacı tarafından haklı bir neden olmaksızın tek taraflı olarak feshedilmesi nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanmadığı, davacının davalı işyerinde çalıştığı dönemlerde zaman zaman fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı, yapılan fazla çalışmanın ve ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin davalı işveren tarafından ücret bordrolarına yansıtıldığı ve karşılığı olan ücretlerin de ödendiği, davacının ücret bordrolarına herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı, puantaj kayıtlarına ve fazla mesai tahakkuk cetvellerine yansıyan fazla çalışma sürelerinden daha fazla bir çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil çalışması yapıldığına dair delil bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi ödenmeyen fazla çalışma ücretlerinin olduğunu ileri sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile kıdem tazminatı talebi ile bu davayı açmıştır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının 15/01/2008-06/06/2013 tarihleri arasında davalılar nezdinde çalıştığı tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan bordrolar incelendiğinde, 2009 ocak-2013 temmuz aylarına ilişkin olduğu, 2013 ocak-mayıs aylarına ait bordrolarda davacının imzasının bulunduğu, diğer bordroların imzasız olduğu, imzasız bordroların bir kısmında ise tahakkuk bulunmadığı, bordroların karşılığının bankaya yatırıldığı, bordrolar ile banka dekontlarının uyum içerisinde olduğu anlaşılmaktadır.
Hükme esas bilirkişi raporunda, davacıya yaptığı fazla mesai karşılığının ödendiği belirtilmiş, ancak zamanaşımı defi ve bordrolarda yer alan fazla mesai ücretleri dikkate alınarak tanık beyanları doğrultusunda haftada 5,75 saat fazla mesai yaptığı tespit edilerek hesaplama yapılmıştır.
Yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda, imzalı ve tahakkuk bulunan bordroların dışlanması, imzalı ancak tahakkuk bulunmayan aylar için tanık beyanları doğrultusunda hesaplama yapılması, imzasız ancak karşılığı bankaya yatırılan bordrolarda yer alan tahakkukların mahsup edilerek bakiyesinin hüküm altına alınması gerekirken fazla çalışma ücreti talebinin tümden reddi ve buna bağlı olarak fazla mesai alacağı bulunmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı talebinin de reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki alacağın zamanaşımına uğraması hakkı ortadan kaldıran nedenlerden biri olmayıp hakkın talep edilebilirliği ile ilgilidir. Davalı tarafından 15/01/2008-2009 Ocak arasına ait bordrolar sunulmamıştır. 03.01.2009 tarihinden önceki alacaklar zamanaşımına uğrasa dahi davacının fazla çalışma yaptığı tanık beyanlarından anlaşıldığından, davacının iş akdini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II (e) bendi uyarınca haklı olarak sona erdirdiği kabul edilmeli ve kıdem tazminatı hüküm altına alınmalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
9. Hukuk Dairesi 2016/15912 E. , 2020/4683 K.
-
- Benzer Konular
- Cevaplar
- Görüntüleme
- Son mesaj
-
- 0 Cevaplar
- 22 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 18 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 25 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 23 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 49 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 19 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 22 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 39 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 26 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen İctihat
-
- 0 Cevaplar
- 22 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat