10. Hukuk Dairesi 2016/3317 E. , 2018/4159 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

10. Hukuk Dairesi 2016/3317 E. , 2018/4159 K.


'İçtihat Metni'

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava iş kazası sonucu vefat eden sigortalının haksahiplerine yapılan ödemeler nedeniyle meydana gelen Kurum zararının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı Kurum; 10.12.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının haksahiplerine yapılan ödemelerin tahsilini istemiş, 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu 74. (818 sayılı Borçlar Kanunu 53.) maddesi hükmü gereğince, hukuk hakimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlıdır. Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir. Bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağı saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof Dr. Kemal Gözler, “Res Judicata’nın Türkçesi Üzerine”, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 56, Sayı 2, 2007, s.45-61) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan kusur raporuna göre, müteveffa sigortalı ... %70 oranında, diğer araç sürücüsü davalı ...'nın ise % 30 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de sigortalının işvereninin kusurunun irdelenmediği anlaşılmıştır. Öte yandan ceza dosyasında alınan ATK raporuna göre kaza öncesi müteveffa sigortalı ... tarafından arka taşıt trafiğini uyarmak amacıyla gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı konusunda kesin kanaate varılamamış olması nedeniyle alternatifli rapor tanzim edildiği buna göre;
I- ölen sigortalı ... tarafından park halindeki aracını yeterli mesafeden belli edecek şekilde taşıt trafiğini uyarmak amacıyla gerekli tedbirlerin alındığının kabulü halinde
a-sanık sürücü ... 'nın asli ve tam kusurlu olduğu
b-sigortalı ... 'ın kusursuz olduğu
II-Ölen sigortalı ... tarafından park halindeki aracını yeterli mesafeden belli edecek şekilde taşıt trafiğini uyarmak amacıyla gerekli tedbirlerin alındığının kabulü halinde
a-sanık sürücü ... 'nın tali kusurlu olduğu
b-sigortalı ... 'ın asli kusurlu olduğunun belirtildiği ,
ceza mahkemesince ölen sigortalının park halindeki aracını yeterli mesafeden belli edecek şekilde taşıt trafiğini uyarmak amacıyla gerekli tedbirlerin alınmadığın kabulü ile hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
Ceza dosyasının kesinleşmesi halinde, olayın oluş biçimine dair ceza mahkemesindeki olgunun bağlayıcılığı gözetilip, ölen sigortalının işvereninin kusuru da irdelenmek suretiyle , iş kazasının olduğu meslek kolu ile iş ve işçi güvenliği konusunda uzman bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu alınarak sonuca gidilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2018 Yılı Kararları” sayfasına dön