10. Hukuk Dairesi 2017/5463 E. , 2019/8264 K.
'İçtihat Metni'
Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Dava, ödeme emri iptaline istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacıların İlci İnşaat A.Ş' nin yöneticileri olduğunu, davalı kurum tarafından dava dışı İlci A.Ş'ye 2015 yılı 8.ayında 15.282,00 TL idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine şirkete ve davacılara ödeme emrinin gönderildiğini, ödeme emrinin usul ve yasaya aykırı olduğunu zira şirket hakkında ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 20.08.2014 tarihinde iflasın ertelenmesi talebinde bulunulduğunu ve mahkemenin de 6183 sayılı kanun da dahil olmak üzere şirket hakkında takip yapılamayacağına karar verdiğini belirterek ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP:
Davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacıların yönetici olduğu şirkete prim borçlarından değil istenen bilgi ve belgelerin teslim edilmemesi nedeniyle 5510 sayılı Yasanın 102. maddesine göre idari para cezası kesildiğini, iflasın ertelenmesi için yapılan başvurunun haklı bir neden olarak değerlendirilemeyeceğini, basiretli bir iş adamı gibi davranmakla sorumlu olan ticari şirketin yasal makamlar tarafından istenen şirket defter ve belgelerini ibraz etmeyerek idari para cezası tahakkuk etmesine neden olduklarını ve iflasın ertelenmesi başvurusu yapılmasının haklı bir ödememe sebebi olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkeme, itirazın 7 günlük sürede yapıldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/613 Esas sayılı dosyasında şirket hakkında icra takibi yapılmaması yönünde tedbir kararı verildiğini, kesin hüküm teşkil eden mahkeme ilamı bulunmasına karşın icra takibi başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ödeme emrinin iptaline karar vermiştir.
B-BAM KARARI
İncelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1/b/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanunun 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanunun 80. ve 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanunun 80/12 maddesi, “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüş, 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88/20 maddesi de bazı farklar dışında anılan maddeye paralel düzenleme getirmiş olup, “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüştür.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun 102’nci (506 sayılı Kanunun 140) maddesinde davalı Kurum tarafından verilen idari para cezaları ile ilgili usul ve esaslar özel bir şekilde düzenlenmiştir. Anılan düzenleme uyarınca; idari para cezasını gerektiren şartlar oluştuğunda Kurum tarafından verilecek idari para cezası ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmaması halinde, idari para cezası kesinleşir ve Kurum alacağına dönüşür. Ne var ki; Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmayacaktır.
5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi gereğince, işverenin kanunla düzenlenen yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde idari para cezası ile sorumlu olacağı düzenlenmiş ise de, idari para cezasının, neticede bir cezai yaptırım olup, cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre, asıl borçlu tüzel kişilik hakkında düzenlenmesi nedeniyle, temsil ve ilzama yetkili kişi sıfatı ile hareket edenlerin şahsen sorumlu tutulamayacağı da dikkate alınmalı, buna göre, mahkemece, öncelikle, Kurum tarafından bizzat davacılara yönelik düzenlenen idari para cezası kararı bulunup bulunmadığı araştırılarak, varlığı halinde, 5510 sayılı Yasanın 102. maddesi uyarınca başlatılmış prosedürün bulunup bulunmadığı irdelenmeli, prosedür işletilmiş (süresinde dava açılmış veya kuruma itiraz edilmiş) ise, idari para cezasının kesinleşmesi olgusu bekletici sorun yapılarak idari para cezalarının kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli, yapılacak araştırma sonucu, davacılara yönelik düzenlenen idari para cezası kararının bulunmadığının belirlenmesi halinde ise, cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre, asıl borçlu tüzel kişilik hakkında düzenlenen idari para cezasından davacıların şahsen sorumlu olmayacağı gözetilerek, bir karar verilmelidir.
Eldeki davada ise; Mahkemece itirazın 7 günlük sürede yapıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/613 E sayılı dosyasında şirket hakkında icra takibi yapılmaması yönünde tedbir kararı bulunmasına karşın icra takibi başlatılmasının usul ve yasaya aykırılığı kabul edilerek ödeme emirlerinin iptali yoluna gödilmiş ise de ceza sorumluluğunun şahsiliği ve Kanunsuz Suç olmaz ilkesi dikkate alınarak şirkete yönelik taahkuk ettirilen İdari Para Cezasında davacıların sorumlu olamayacağı gerekçesi ile kabul kararı verilmesi gerekirken aksine gerekçe ile yazalı şekilde kabul karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılması ile Artvin Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 02/03/2017 tarihli hükmünün gerekçesinin son parağrafında yazılı “.... Asliye Ticaret Mahkemesinden 2014/613 E. sayılı dosyada mevcut 09/09/2014 ve 21/08/2014 tarihli ihtiyati tedbir kararlarında davacı şirketin mal varlığının korunması amacıyla davacı icra takibi yapılmamasına ve başlamış takiplerin devam etmesinin tedbiren önlenmesine karar verildiği, davalı Kurumca gönderilen ödeme emirlerinin ise .... Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 2014/613 E. sayılı dosyada mevcut 09/09/2014 ve 21/08/2014 tarihli ihtiyati tedbir kararlarından sonra davacılardan ..., Nesih İnci ve ...'ye 21/07/2016 tarihinde, İlci İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ise 22/07/2016 tarihinde tebliğ olduğu, buna göre kesin hüküm teşkil eden mahkeme ilamı bulunmasına rağmen davalı kurumca amme alacaklarının tahsiline ilişkin icra takibi başlatıldığı,” ifadesinin silinerek, yerine “ceza sorumluluğunun şahsiliği ve Kanunsuz Suç olmaz ilkesi dikkate alınarak şirkete yönelik taahkuk ettirilen İdari Para Cezasında davacıların sorumlu olamayacağı” şeklinde yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10. Hukuk Dairesi 2017/5463 E. , 2019/8264 K.
-
- Benzer Konular
- Cevaplar
- Görüntüleme
- Son mesaj
-
- 0 Cevaplar
- 9 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 6 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 12 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 12 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 13 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 23 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 23 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 13 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 14 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 7 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat