11. Hukuk Dairesi 2020/3432 E. , 2020/5456 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

11. Hukuk Dairesi 2020/3432 E. , 2020/5456 K.


'İçtihat Metni'

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.10.2018 tarih ve 2017/339-2018/444 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalının İzmir adresindeki çalışanlarına imza karşılığı 39 adet teslimat fişi ile mal ve hizmet teslim ve temin edildiğini, faturaya dayalı bakiye alacağın ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhinde genel haciz yoluyla takip yapıldığını ileri sürerek, davalının borca yaptığı itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında bir akit bulunmadığından davacının davalıya gönderdiği takip dayanağı faturanın iade edildiğini, davacının taşeronu olduğu SKN İnşaat ve İnşaat Malz. Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye davalının İzmir'de bulunan fabrika inşaatının bir kısım işlerinin yaptırıldığını ancak davacı ile davalı şirket arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını, irsaliyelerdeki imzaların davalı çalışanlarına ait olmadığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece verilen, yetkili icra dairesinde takip yapılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi kararı, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/14181 esas ve 2017/1907 karar sayılı 08.03.2017 tarihli ilamı ile, takibin yetkili icra dairesinde yapılması nedeniyle mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında dava ve takip dayanağı fatura içeriği mal ve hizmet satımına ilişkin sözleşmenin kurulduğu, davacı tarafından 28.04.2011 - 19.07.2011 tarihleri arasında muhtelif teslim fişleri düzenlendiği, fişlerin inşaat mahallinde hazır bulunanlar tarafından imzalandığı, tüm hizmetlerin ve ürünlerin taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde davacı tarafından davalıya teslim edildiği, icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan takipte talep edilen miktar kadar alacaklı olduğu, dava konusu fişlere konu mal ve hizmetlerin davalıya sağlanması konusunda davalı ile dava dışı SKN şirketi arasında bir anlaşmanın bulunmadığı, davalının temerrüde düşürülmediği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, takibin kabul edilen miktar yönünden devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, teslim fişlerine dayalı faturadan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı ile akdi ilişkiye göre davalıya mal ve hizmet sattığını iddia etmiş, davalı ise davacı ile doğrudan bir akdi ilişki bulunmadığını, davacının, dava dışı firmanın taşeronu olduğunu, kendilerinin SKN firmasıyla sözleşme yapıp bu kapsamda kalan edimlerini ifa ettiklerini, dolayısıyla akdi ilişki bulunmayan davacıya karşı herhangi bir borcunun olmadığını savunmuştur. İş teslim fişlerinin bağlandığı takip konusu fatura, davalı tarafından deftere kaydedilmediği gibi davacıya iade edilmiştir. Bu durumda mahkemece fatura dayanağı olan hizmet ve mal teslim fişlerinin altında imzası bulunan kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının araştırılması, davalı çalışanları ise imza inkarı anlamında imza incelemesi yapılması, sübuta eren fişler yönünden, fişlerin herhangi bir bedel içermediği de gözetilerek o tarihler itibariyle rayiç değerinin bilirkişiye hesaplattırılması, ayrıca ısrarla aradaki ilişkinin davacının tabi olduğu şirket ile olduğunu iddia eden davalı savunmasına ilişkin yazılı delillerinin dosyayı ibrazı da sağlandıktan sonra taşeron olduğu iddia edilen davacının aynı iş ve hizmetten dolayı mükerrer tahsilat talebinde bulunup bulunmadığı ve yine dava dışı SKN tarafından dosyaya sunulan SKN firması faturalarının fatura içeriklerinin aynı iş ve hizmetten kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti ile davalının buna dair bir ödemede bulunup bulunmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2020 Yılı Kararları” sayfasına dön