11. Hukuk Dairesi 2019/5084 E. , 2020/2989 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

11. Hukuk Dairesi 2019/5084 E. , 2020/2989 K.


'İçtihat Metni'

MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Tüketici Mahkemesince verilen 12/06/2018 tarih ve 2017/299 E- 2018/209 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19/09/2019 tarih ve 2019/899 E- 2019/877 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, davacı tarafından piyasaya sürülen “Coresatin” pişik kreminin kandaki kortizon değerini düşürdüğü iddiasıyla Sağlık Bakanlığı’na başvuruda bulunduğunu, davacı hakkında sosyal medya üzerinden yanıltıcı bilgi ve paylaşımlar yaptığını, kremin kortizon içerdiğini beyan ettiğini, yapılan analiz sonucu ürünün kortizon içermediğinin tespit edilmesine ve bu durumun davalı asile tebliğ edilmesine rağmen ısrarla asılsız beyanlarda bulunmaya devam ettiğini, davacının üretmiş olduğu ürünü karaladığını, piyasada olumsuz algı oluşturduğunu, davacı şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalının 6 aylık kızının rahatsızlandığını, haricen yalnızca davacı tarafından üretilen “Coresatin” adlı pişik kremini kullandığını, krem kullanımının kesilmesi sonucunda kan değerlerinin normale döndüğünü, kremin içinde kortizon olup olmadığı hakkında bilgi edinmek üzere davacıya e-mail ve telefon ile başvurduğunu, davacının kendisine dönüş yapmaması nedeniyle davacı firmanın sosyal medya hesabı aracılığıyla ve bir tüketici olarak ürün ile ilgili sorular yönelttiğini, davacı firmanın kaçamak cevaplar verdiğini, davalının sadece ürün hakkında bilgi edinmek amacıyla hareket ettiğini, firmayı veya ürünü karalamaya yönelik herhangi bir kast veya kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine, davacı kötü niyetli olduğundan ayrıca disiplin para cezasına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının çocuğunun kortizon değerlerinin bozulması nedeniyle rahatsızlandığı ve cushing sendromu teşhisi konduğu, tedavi sırasında kullanılan pişik kreminin buna sebebiyet vermiş olabileceği ve pişik kreminin kortizon içerdiği şüphesinin ortaya çıktığı, iki husus arasında illiyet bağı olabileceğinin dosyadaki hukuki ve tıbbi belgelere girdiği, krem kullanımı kesildikten sonra çocuktaki şikayetlerin azaldığı ve/veya sonlandığı, davalının Sağlık Bakanlığı'na ihbarda bulunması üzerine davacı şirket hakkında idari ve adli soruşturma başlatıldığı, ürünlerin “EC” sertifikası olmadan piyasaya arzedilmesi nedeniyle idari yaptırım olarak idari para cezası ve ürünlerin toplatılması kararı verildiği, ayrıca Sağlık Bakanlığın suç duyurusunda bulunduğu, davalının davacı şirketle ve internet ortamında herkese açık platformlarda yaptığı yazışmalarda yazı içeriklerinin gerekli aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirilmediğinin eleştiri olduğu, ayrıca bu ürünü kullanan sair kişilere tıbbi ve hukuki süreç hakkında kendi yaşadıklarının aktarılmasının bilgilendirme yapılması ile çerçevelendiği, davalının ürün analizi sonrasında davacı lehine olan gelişmeyi de aynı platforma aktardığı, meydana gelmiş ya da muhtemel zarar ile davalının internet yazışmaları arasında illiyet bağı olmadığı, davacının bir ticari şirket, davalının da pazarlanan ürünü kullanan bir kişi olduğu, satıcının eleştiri sınırları dahilinde olan ve satılan ürün hakkında yazılı, sözlü, görsel vs. tüm olumsuz tespitlere açık olması gerektiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.





Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2020 Yılı Kararları” sayfasına dön