9. Hukuk Dairesi 2016/10306 E. , 2019/21782 K.

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

9. Hukuk Dairesi 2016/10306 E. , 2019/21782 K.


'İçtihat Metni'


MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı karşı davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalı işçinin davacı işverene ait mağazada 10/10/2012 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, 04/08/2013 tarihinde ise hiçbir sebep göstermeden ve önceden haber vermeden işten ayrıldığını beyan ederek, işini bıraktığını, aylık ücretinin dosyaya sunulan ücret bordrosunda gösterildiği şekilde olduğunu, davalı işçi ile birlikte davacı işverenın diğer çalışanlarından ...'nın da aynı tarihte ve/veya bir gün sonra hiçbir sebep göstermeden işi bıraktıklarını, ... ile davalı işçinin aynı mağazada birlikte çalıştıklarını, davalı işçi ile aynı tarihte işi bırakan ve adı geçen diğer çalışanlara da ihbar tazminatı için dava açıldığını, davalı işçi ve diğer çalışanların işi bırakma şeklinden de anlaşılacağı üzere, birlikte hareket ederek davacı işvereni zor duruma sokmak ve zarara uğratmak gayreti içerisine girdiklerini, davacı işveren tarafından anılan personellerin çalışmış olduğu mağazaların bölge müdürü ...'ın 03/08/2013 tarihinde mesai saatleri içerisinde işini yapmak yerine pazarda tezgah açarak kendi adına satış yaptığının tespit edildiğini ve bu sebeple iş akdinin feshedildiğini, ayrıca davacı şirkete ait mağazalarda yapılan stok sayımlarında stoklarda çok miktarda eksikler tespit edildiğini ve bu eksikliklerde sorumluluğu bulunanlar hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunacağını, tüm bu olaylar sebebi ile bölge müdürlerinin işten çıkarılması üzerine, davalı işçi ile adı geçen diğer çalışanların aniden ve birlikte işi bırakarak davacı işvereni zor duruma sokmak istediklerini ve bunu başardıklarını, davacı işverenin işe gelmeyen personelin yerine işçi bulmakta çok zorluk çektiğini ve satışlarda istenilen performansa ulaşılamadığını, belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden tarafın, durumu diğer tarafa bildirmesi gerektiğini, bildirim şartına uymayan tarafın ise bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorunda olduğunu, dolayısıyla davalı işçinin yasa hükmüne uymadığından, davacı şirketn adına ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ihbar tazminatı olarak şimdilik toplam 1.867,00 TL davalı işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili; Davacı şirkete ait mağazada 10/10/2012 tarihinde müdür olarak ve brüt 2.542,00 TL ücretle çalışmaya başlayan davalı işçinin davacı şirketle aralarında iki aylık deneme süresini içerecek şekilde iş sözleşmesi gereğince sabah saat 10:00'da başlamak üzere vardiyalı olarak haftada 6 gün çalışma esasına göre, haftada 45 saatin üzerinde çalıştığını, bu çalışma süresinin işten çıkan personelin yarattığı iş sıkıntısı sebebiyle haftada 55 saate varan sürelerde olduğunu, davalı işçinin fazla çalışma ücretleri ile resmi tatil günü olan 1 Mayıs günü bir tam gün çalışmasına rağmen, bu çalışmasına ilişkin ücretinin de kendisine ödenmediğini, bunun üzerine iki aylık deneme süresinin sonunda 4 Ağustos 2013 tarihinde davacı şirketin tutumundan kaynaklanan sorunlar nedeniyle işten ayrıldığını, davalı işçinin işyerinde karşılaştığı fazla çalışma süresiyle ilgili sorunlarını içeren şikayetini 12/08/2013 tarihinde dilekçe ile Türkye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'ne bildirmesi üzerine, kurum tarafından düzenlenen 09/10/2013 tarihli bildirim yazısında, davalı işçinin işyerinde çalıştığı süre içinde en son aylık ücreti olan brüt 2.524,00 TL alacağının bulunduğunun anlaşıldığının bildirdiğini, ayrıca işyerinde çalışan diğer 7 işçinin davacı işverenin fazla çalışmaya ilişkin olumsuz tutumu nedeniyle işi bırakmak zorunda kaldıklarını, davalı işçinin de tamamen haklı sebebe dayalı, davacı işverenin çalışan işçinin yasal hakkı olan fazla çalışma ücretini ödememesi ve çalışma koşullarını sürekli ağırlaştırması nedeniyle, deneme süresini takip eden ayın 4. günü, işyerinden haklı sebeple ayrıldığını, davalı işçinin davacı işveren nezdinde haketmiş olduğu 2013/Temmuz ayına ait son bir aylık brüt ücret tutarı olan 2.524,00 TL ücret alacağı ile fazla mesai ve yemek ücreti alacağının bulunduğunu, söz konusu alacakların tahsili için ....İş Mahkemesinde dava açıldığını ve açılan bu davanın huzurdaki dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı işverenliğin davalı işçi ile birlikte aynı haklı gerekçelerle işi bırakmak durumunda kalan personelin, toplu hareket ederek sırf davacı işvereni zor duruma düşürmek için yapılan bir davranış olduğuna ilişkin yaklaşımının tamamen haksız ve kötü niyetli bir tutum olduğunu, aynı haklı gerekçelerle işi bırakmak durumunda kalan personelin işten ayrılmasının tamamen davacı işverenliğin kendi olumsuz tutumundan kaynaklandığının açık bir şekilde ortada olduğunu, buna rağmen davacı işverenliğin asılsız suçlamada bulunmasının maddi ve haklı bir dayanağı bulunmadığından, ihbar tazminatı talebinin haksız ve yersiz olduğunu beyanla, davacı şirketin davasının reddine karar verilmesini talep etmiş, birleştirilen .... İş Mahkemesinin 2013/892 Esas sayılı dosyası ile ücret, fazla mesai ve yemek ücreti alacağının tahsili talebi ile dava açmıştır. .
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplana deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak ' hesaplama bölümünde ayrıntılı şekilde incelenen ve değerlendirilen davacının ödenmediğini iddia ettiği fazla mesai ücretlerinin ödendiği davalı işverenlik tarafından imzalı ücret bordrosu veya banka kaydıyla ispatlanamaması, davacı/karşı davalı işçi açısından haklı fesih nedeni teşkil etmekte olup, iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden tarafın yasa gereği ihbar tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığı gibi, karşı tarafa da ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı dikkate alındığnıda davalı işçinin iş akdini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek davacı işverenin ihbar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dosyada davacının fazla mesai ücret alacağı talebine ilişkin, taraflarca dosyaya davacı-karşı davalı işçinin işe giriş ve çıkış saatlerini ve buna bağlı olarak gerçekleşen fiili çalışma süresini gösteren puantaj kayıtları sunulmamıştır. Her ne kadar dosyaya sunulan ücret bordrolarında fazla mesai tahakkukunun bulunduğu görülmekte ise de, kök ücretinin bölünerek bir kısmının fazla mesai olarak tahakkuk ettirildiği tespit edildiğinden, Yargıtayın istikrar kazanmış uygulaması doğrultusunda, ücret bordrolarında gösterilen fazla mesailer kök ücret olarak değerlendirildiğinden, dikkate alınmayarak ortak tanık anlatımları değerlendirilmek suretiyle bilirkişi tarafından hesaplanan fazla mesai ücret alacağından takdiren 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak ve taleple bağlı kalınarak davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacı işçi 2013 Temmuz ayına ait aylık ücret alacağı olan 2.524,00TL’nin ödenmediğini iddia ile talepte bulunmuştur. Ücretin ödendiğinin ispat külfeti davalı tarafa ait olup, talep edilen ücret alacağının ödendiğini gösterir imzalı ücret bordrosu dosya içeriğinde bulunmamaktadır. Dosyada mübrez banka kayıtları incelendiğinde, davacı/karşı davalı işçiye 2013/Temmuz ayına ait ücret bordrosunda tahakkuk ettirilen brüt 2.524,52TL (AGİ dahil net 1.773,40TL) ücretinin ödenmediği anlaşılmakla, davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacı işçi 200,00TL yemek ücreti alacağının bulunduğunu iddia etmiştir. Dinlenen tanık anlatımlarından işyerinde yemek ücreti verildiği anlaşılmakla beraber, davalı işverenlikçe yemek ücretinin ödendiğine dair herhangi bir belge sunulmadığından talep edilen yemek ücretinin davalı işverenden tahsiline vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı işveren vekili davalı işçiler hakkında yaptıkları şikayet nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davanın bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesini talep etmiş ise de, dosya getirtilerek incelendiğinde; davacı müştekinin ... Giyim San. Ve Tic. AŞ, sanıkların... olduğu, suçun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu olup, iddianamede suç tarihinin 20/09/2013 olarak yazılı olduğu, bu davanın tarihinin ise 13/09/2013 olup, şikayet tarihinden önce açılmış olduğu gibi dava dilekçesinde davalı hakkında Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulacağının belirtildiği, oysa bu tarihten önce davalı işçinin iş akdini haklı nedenle feshettiği dikkate alınarak ceza davasının sonucunu beklenmesine gerek görülmemiştir. ' gerekçesiyle davacı ...Giyim San. Ve Tic. AŞ.nin Tarafından davalı ... 'a karşı açılan esas davanın reddine , birleşen dosyada davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı- karşı davalı işveren vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı işveren vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı-karşı davalı şirketin işyerinde mağaza müdürü olarak görev yaptığı anlaşılan davalı-karşı davacının Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014 / 102 Esas sayılı davasına konu hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçlamasına ilişkin verilerin ortaya çıkması üzerine iki aylık deneme süresinin sonunda 4 Ağustos 2013 tarihinde davacı-karşı davalı şirketin tutumundan kaynaklana sorunlar nedeniyle ayrıldığı, davacı-karşı davalı işverenin haklı neden içermediği gibi İş Kanunu'nun 17. maddesindeki bildirim süresine de uyulmayan davalı-karşı davacı işçinin eylemli feshi nedeniyle davalı- karşı davacı işçiden ihbar tazminatı isteğine ilişkin olarak açtığı davadan sonra davalı- karşı davacı işçinin de anılan davanın sonuçlarından kurtulmak için karşı dava açtığı ve ücretle birlikte fazla mesai ve yemek ücreti talebinde bulunduğu görülmüştür.
Olayların yukarıda izah edilen kronolojik gelişmesi dikkate alındığında işyerinden iş aktini eylemli olarak feshederek ayrıldığı anlaşılan ve işten ayrılışını herhangi bir haklı nedene dayandırmayan işçi aleyhine işverenin açtığı ihbar tazminatının kabulü gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2019 Yılı Kararları” sayfasına dön