9. Hukuk Dairesi 2016/13733 E. , 2020/2088 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1986 yılında davalı şirkette tekniker olarak işe başladığını, çalıştığı dönemin tamamında davalı şirket kamu kurumu olduğundan devlet memuru statüsünde çalıştığını, zamanla baş tekniker, teknik amir, şef tekniker, mühendis, şef mühendis ve müdür görevlerine terfi ettiğini, davalı şirketin 2005 ynında özelleştirme kapsamında hisselerinin bir kısmını yabancı menşeli bir firmaya devrettiğini, bu firmanın devlet memuru statüsünde olan çalışanları işten çıkmaya zorladığını, bir kısım baskılar uğradığını, özelleştirme sonrasında hakim olan yönetimin devlet memuru statüsünde olan çalışanlara 2006 yılında 5 yıllık sözleşme imzalatma kararı aldığını, müvekkiline de zorla bu sözleşmenin imzalatıldığını, müvekkilinin 2010 yılında hiç bir neden yokken pendik telekom müdürü iken merkeze pasif göreve çekildiğini, uzman olarak görevlendirildiğini, pasif göreve çekildiğinden dolayı her ay alması gereken 150 TL yakacak yardımını 30 ay boyunca alamadığını, üç yıl boyunca alması gereken zamları alamadığını, diğer personele yapılan zamdan çok düşük sadece %2 oranında zamla oyalandığını, 2010 yılında maaşına %10 zam yapıldığını ancak daha sonra sebep gösterilmeksizin geri alındığını, performansı yüksek olmasına rağmen 2010 yılında herhangi bir performans ücretinin ödenmediğini, 2011 yılında ise sadece bir maaş performans ücreti ödemesi yapıldığını, aynı statüde çalışan diğer çalışanlara çok daha yüksek ödemeler yapılırken müvekkiline yapılan bu eksik ödemelerin caydırma politikasının bir parçası olduğunu, bunca yıldırma politikasına rağmen emekliliğe ayrılmayan müvekkilinin 2013 yılı Ocak ayı sonunda ...'a tayininin çıkarıldığını, anadolu lisesi 2. sınıfta okuyan çocuğu olduğundan gitmesi imkansız olan müvekkilinin mecburen henüz 52 yaşında olmasına rağmen emekliye ayrılmak zorunda kaldığını, emekli olmadan önceki ocak 2013 maaş bordrosunda çıplak net maaşının 7.325,94 TL olduğunu, bu rakama lojman, yakıt bedeli,yemek bedeli, telefon-internet hakkı, sigorta, sağlık yardımı, fazla çalışma ücretleri ve sair diğer gelirlerinin dahil olmadığını, bunca hakka sahip olan müvekkilinin emekli olduktan sonra kendisine sadece 1.880,00 TL emekli aylığı bağlandığını, zorla emekli olan müvekkilinin çok büyük maddi kayıplarının olduğunu, davalı kurumun müvekkiline 2011 yılı Ekim ayında 5 yıllığına tahsis ettiği lojmanın kullanma süresi dolmadan 45 ay önce emekliye zorlama sebebi ile lojmanı düşük bedelle kullanma hakkını da elinden aldığını, 2005 yılı Mayıs ayında merkeze pasif göreve alındıktan sonra 19 Mart 2010 tarihine kadar her cumartesi 08:00 - 17:30 saatleri arasında çalışmasına rağmen herhangi bir fazla mesai ücretinin ödenmediğini, baskı ve zorlamalarla emekli olan müvekkiline, iş akdini kendi isteğiyle fesh etmiş gibi ihbar tazminatı ödemesinin yapılmadığını, müvekkiline her ay ödenen 150 litre benzin ödemesinin keyfi olarak 2010 yılında sonlandırıldığını, 2010 yılından itibaren yapılan psikolojik baskılar nedeniyle müvekkilinin elem ve üzüntüsünün telafisi mümkün olmamakla birlikte davalı şirketin manevi tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, iddia ederek yoksun kalınan maaş farkı, ayrımcılık tazminatı, kötüniyet tazminatı, performans başarı ücreti, mahrum bırakılan lojman hakkı ödemesi, fazla mesai, ihbar tazminatı, ödenmeyen benzin ve yapılmayan maaş zammı, mahrum kalınan benzin, telefon, internet bedelleri, manevi tazminat alacaklarının faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi baskı altında emekli edilmediğini, 31/01/2013 tarihinde sunduğu dilekçe ile emekli olma talebinde bulunduğunu ve anlaşma-ikale ile emekliliğe ayrıldığını, emeklilik nedeniyle davacıya 86.332,87 TL kıdem tazminatı, 23.073,37 TL izin ücreti, 8 aylık ücreti tutarında 56.790,68 TL ek ödeme yapıldığını, Davacının müvekkili işverenlikte fazla çalışmasının söz konusu olmadığını, şirket ücret politikası gereği her unvan ve pozisyonun zam oranının farklı olduğunu, dolayısıyla davacının farklı oranda zam almasının doğal olduğunu, davacının tayininin sektördeki gelişmeler ve rekabet ortamı dikkate alınarak iş gücü değişiminin sürdürülmesi ve şirketin organizasyon yapısı ve norm kadro sayısındaki değişiklikler nedeniyle yapıldığını, davacının müdürlük yaptığı dönemde filo aracını kullanması nedeniyle yakacak yardımı yapıldığını, şirket yönetmeliği gereği bu pozisyondan ayrıldıktan sonra kendisinin veya eşinin bir aracının olması halinde yakıt yardımından faydalanabileceğini, davacının ve eşinin herhangi bir aracı olmadığından dolayı yakıt yardımının yapılmadığını, konut tahsisi usulü ve esaslarının 13. maddesine göre lojman bedeli fiyatının yükseltildiğini, ihbar tazminatının hangi koşullarda alınacağının belli olduğunu, emeklilik durumunda ihbar tazminatının alınamayacağını, davacının baskı uygulamasıyla değil kendi talep ve rızasıyla tüm yasal haklarını alarak iş yerinden ayrıldığını, asla kendisine işten ayrılması ve istifa etmesi yönünde sistematik, devam eden bir psikolojik baskı, taciz ve zorlama yapılmadığını savunarak haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir.
Davacı, 2010 ve 2012 yıllarında ödenmesi gereken performans priminin/özel ödülün ödenmediğini iddia etmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemelerinde, davacı işçiye emsal olabilecek işçilere 2009 yılında performans primi adı altında sonrasında ise 2010, 2011, 2012 yıllarında özel ödül adı altında ödemeler yapıldığı ve bu ödemelerin miktarları tesbit edilmiştir.
Bu durumda dosya içeriğine göre davalı şirkette çalışan işçilere yılda bir kez prim ödemesi uygulamasının bulunduğu anlaşılmaktır. Mahkemece davacının prim/özel ödül alacağının reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme hatalıdır. Davacının 2011 yılının tamamında çalıştığı ve yılın tamamında çalışması nedeniyle 2012 yılında ödenen özel ödüle de hak kazandığı gözetilerek alacak miktarının hesaplanması ve hüküm altına alınması gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
9. Hukuk Dairesi 2016/13733 E. , 2020/2088 K.
-
- Benzer Konular
- Cevaplar
- Görüntüleme
- Son mesaj
-
- 0 Cevaplar
- 26 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 18 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 16 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 22 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 15 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 69 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 18 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 14 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 13 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 14 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat