13. Hukuk Dairesi 2016/1356 E. , 2018/7323 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında emlak satımına ilişkin komisyon sözleşmesi bulunduğunu, kendisi devreden çıkarılarak taşınmazın davalı ile taşınmaz sahibi arasında yapılan anlaşma ile tapuda satın alındığını, komisyon ücretinin ödenmediğini alacağın tahsili için yaptığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline % 20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında simsarlık/komisyonculuk sözleşmesinin bulunduğu ancak davacı ile mülk sahipleri arasında her hangi bir sözleşmenin bulunmadığının mülk sahibi tanık beyanlarından anlaşıldığı, davacının satma hakkı bulunmayan bir yer hakkında simsarlık sözleşmesi düzenlemesinin mümkün olmadığı, düzenlenen simsarlık sözleşmesinin hukuki bir sonuç doğurmasının da mümkün olmadığı ve tarafları borç altına sokmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
T.B.K.'nun 520. maddesi gereği, imsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır.(TBK.521) Simsarın ücret isteyebilmesi için simsarın çalışmasının sözleşmenin yapılmasına neden olması gerekir. Ne var ki T.B.K'nun bu maddelerindeki düzenleme kamu düzenine ilişkin olmadığı için taraflar bunun aksini kararlaştırabilirler. Taraflar arasında yapılan 09.08.2014 tarihli sözleşme ile davalı ' Satıcı ve alıcının birinci derece akrabaları, eşi, kan veya sıhri hısımları, annesi, babası, kardeşleri, iş ortağı veya ortağı-idarecisi-.alışanı bulunduğu şirket, dernek, vakıf gibi benzer kuruluşlar ile şirket ortağı, idarecisi veya çalışanına sözleşmenin tanzim tarihinden veya sözleşme süresinin sona ermesinden itibaren 6 ay süre içerisinde sözleşme konusu gayrimenkulün satışının yapılması halinde işbu sözleşmenin 4. maddesinde belirtilmiş olan hizmet bedelini ve ayrıca hizmet bedeli kadar cezai şart ödemeyi gayrikabili rücu olarak kabul ve taahhüt eder.” demiştir. Davacı ve davalı tarafça imzalanan bu sözleşme geçerlidir. Dosya içeriğinden, sözleşmede belirtilen taşınmazın sözleşmede belirtilen bir yıllık süre bitmeden davalı tarafça taşınmazın asıl malikinden satın alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece işin esası incelenip davacının takibe haklı olduğu miktar ve özellikle cezai şarta ilişkin sözleşme maddesinin de olayın niteliği nazara alınarak ve T.B.K.’nun 182/son maddesi göz önünde bulundurularak cezai şartın fahiş olup olmadığı hususunda resen değerlendirme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
13. Hukuk Dairesi 2016/1356 E. , 2018/7323 K.
-
- Benzer Konular
- Cevaplar
- Görüntüleme
- Son mesaj
-
- 0 Cevaplar
- 23 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 12 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 15 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 13 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 13 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 23 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 17 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 12 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 16 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat
-
- 0 Cevaplar
- 6 Görüntüleme
-
Son mesaj gönderen Ictihat