11. Hukuk Dairesi 2016/8212 E. , 2018/4199 K.
Gönderilme zamanı: 18 Kas 2021, 20:30
11. Hukuk Dairesi 2016/8212 E. , 2018/4199 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31/03/2015 gün ve 2013/242 - 2015/72 sayılı kararı bozan Daire'nin 29/02/2016 gün ve 2015/7557 - 2016/2197 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 25/03/2008 tarihli Franchise Sözleşmesi yaptıklarını, davalı şirketin adı ve ürünlerini kullanarak markette faaliyete başladığını, müvekkilinin 5 yıllık Franchise Yatırım Bedelini nakit olarak davalı şirkete ödediğini, müvekkilinin bu işyerini 25.03.2013 tarihine kadar kullanma hakkı olmasına rağmen davalının haksız feshinden ve mal sahibiyle aralarındaki kira kontratını haber vermeden feshetmesi nedeniyle kullanamadığını, davalının hukuka aykırı olarak kötü niyetle tek taraflı olarak sözleşmenin feshine ve faaliyetin durdurulmasına dair ihtarname keşide ettiğini ve sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, bu konuda ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/107 Esas, ve 2010/77 Karar sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açmış olup, bu dava sonucunda davanın reddine karar verildiğini ve sözleşmenin haksız olarak davalı tarafından tek taraflı olarak feshedildiğinin mahkeme kararıyla sabit olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin işletmesinin hemen yanına ... şirketi adına bizzat kendilerinin işletmecisi olduğu bir market daha açarak müvekkili ile haksız rekabet yaptığını ve zarara uğrattığını, sözleşmenin feshinden dolayı müvekkilinin daha önce aylık cirosu 80.000 TL iken davalının mal vermeyip sözleşmeyi haksız feshinden sonra her ay zarar ettiğini ve şirketi kapatma noktasına geldiğini, müvekkilinin cirodan aylık %20 kârı olduğunu, maddi zararın tespiti ile maddi tazminatın davalıdan tahsilinin gerektiğini, manevi yönden de müvekkilinin haksız feshedilen sözleşme nedeniyle ticari itibarının zedelendiğini iddia ederek müvekkilinin haksız fesih nedeniyle uğradığı ve satıştan yoksun kaldığı kâr (zararların) karşılığı olmak üzere maddi zararın tespiti ile fesih tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, şimdilik 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, haksız fesihten dolayı 93.415,00 TL net kârdan yoksun kalındığı gerekçesiyle, maddi tazminatın belirlenen bu miktar üzerinden kabulüne ayrıca, davalının fiilinin niteliği, yoğunluğu nazara alınarak takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 31/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31/03/2015 gün ve 2013/242 - 2015/72 sayılı kararı bozan Daire'nin 29/02/2016 gün ve 2015/7557 - 2016/2197 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 25/03/2008 tarihli Franchise Sözleşmesi yaptıklarını, davalı şirketin adı ve ürünlerini kullanarak markette faaliyete başladığını, müvekkilinin 5 yıllık Franchise Yatırım Bedelini nakit olarak davalı şirkete ödediğini, müvekkilinin bu işyerini 25.03.2013 tarihine kadar kullanma hakkı olmasına rağmen davalının haksız feshinden ve mal sahibiyle aralarındaki kira kontratını haber vermeden feshetmesi nedeniyle kullanamadığını, davalının hukuka aykırı olarak kötü niyetle tek taraflı olarak sözleşmenin feshine ve faaliyetin durdurulmasına dair ihtarname keşide ettiğini ve sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, bu konuda ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/107 Esas, ve 2010/77 Karar sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açmış olup, bu dava sonucunda davanın reddine karar verildiğini ve sözleşmenin haksız olarak davalı tarafından tek taraflı olarak feshedildiğinin mahkeme kararıyla sabit olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin işletmesinin hemen yanına ... şirketi adına bizzat kendilerinin işletmecisi olduğu bir market daha açarak müvekkili ile haksız rekabet yaptığını ve zarara uğrattığını, sözleşmenin feshinden dolayı müvekkilinin daha önce aylık cirosu 80.000 TL iken davalının mal vermeyip sözleşmeyi haksız feshinden sonra her ay zarar ettiğini ve şirketi kapatma noktasına geldiğini, müvekkilinin cirodan aylık %20 kârı olduğunu, maddi zararın tespiti ile maddi tazminatın davalıdan tahsilinin gerektiğini, manevi yönden de müvekkilinin haksız feshedilen sözleşme nedeniyle ticari itibarının zedelendiğini iddia ederek müvekkilinin haksız fesih nedeniyle uğradığı ve satıştan yoksun kaldığı kâr (zararların) karşılığı olmak üzere maddi zararın tespiti ile fesih tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, şimdilik 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, haksız fesihten dolayı 93.415,00 TL net kârdan yoksun kalındığı gerekçesiyle, maddi tazminatın belirlenen bu miktar üzerinden kabulüne ayrıca, davalının fiilinin niteliği, yoğunluğu nazara alınarak takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 31/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.