13. Hukuk Dairesi 2019/1644 E. , 2019/7152 K.
Gönderilme zamanı: 18 Kas 2021, 20:30
13. Hukuk Dairesi 2019/1644 E. , 2019/7152 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl davada itirazın iptali davasının, karşı davada da menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve karşı davanın kısmen kabulü, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı karşı davalı; davalının 2.6.2003 tarihli ve 3 yıl süreli sözleşme ile pilot olarak çalışmaya başladığını, kendisine tip eğitimi verdirilip harcama yapıldığını ancak davalının hiç bir neden göstermeden 11.11.2004 tarihli ihtar ile sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin 10/c maddesine göre 308 euro ile eğitim için harcanan bedelin sözleşmenin ifa edilemeyen dönemine isabet eden 9.979 euronun tahsili için yapılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı karşı davacı, sözleşmede tek taraflı olarak düzenlenen cezai şart hükmünün geçersiz olduğunu, sözleşme gereğince yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu nedenle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava ile de, imzalatılan taahhütnamenin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile davacı karşı davalının 1.865 Euro alacağının davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, bu miktara dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi uyarınca yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden davalı karşı davacının davasının kısmen kabulü ile 17.305 TL. Alacağın davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine dair verilen kararın dairemizce 2015/3853 Esas ve 2016/7951 Karar sayılı ilamı ile 21/03/2016 tarihinde, her ne kadar bozmaya uyulduğu yazılmış ise de, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda taahhütnamedeki miktar değil de sivil havacılık piyasasındaki tip eğitimi maliyetleri İFTC ye göre eğitim maliyetinin hesaplandığı, eksik ve hatalı bilirkişi raporu esas alınarak bedeli tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiği söylenemez. Mahkemece bozmaya uyulmakla davacı lehine usuli müktesep hak doğar. Hal böyle olunca, bozma ilamında belirtilen, dava konusu olayda, davacı tarafından davaya dayanak alınan sözleşme ve taahhütname, tarafların serbest iradesi ile sözleşme serbestisi kapsamında özel hukuk kurallarına tabi olarak yapılmış bulunduğundan taraflar açısından bağlayıcı niteliktedir. Bu itibarla, ihtilafında bu sözleşme ve taahhütname esas alınarak çözümlenmesi zorunludur. Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeden hatalı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl davanın kısmen kabulü ile, 9.926,38 Euro'su taahütnameden kaynaklı alacak, 299,58 Euro'su tazminat olmak üzere toplam 10.225,96 EURO'nun takip tarihinden itibaren Euro cinsinden mevzuata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif döviz satış kuru karşılığı TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilecek şekilde İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2005/98 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin bu şekilde devamına, bakiye ye yönelik talebin reddine, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilecek şekilde takibin devamına, karşı davanın kısmen kabulü ile 19,170 Euro'luk taahhütname senedinin 9.191,00 Euro'sundan dolayı davalı karşı davacının, davacı karşı davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya yönelik talebin reddine, davalının ödenmeyen aylık ücret uçuş tazminatı, yolluk gibi talep ve alacak haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı karşı davalının tüm temyiz itirazlarının reddi, davalı karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması gereklidir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, cezai şart alacağının likit ve belirli olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin kabulü ile davalı-karşı davacı aleyhine %20 tazminata karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen nedenle davacı karşı davalı ve davalı karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, mahkeme kararının 'Hüküm' bölümünün ilk fıkrasında yer alan ”asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilecek şekilde” sözlerinin ve rakamının hükümden çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı karşı davalıya ve davalı karşı davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl davada itirazın iptali davasının, karşı davada da menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve karşı davanın kısmen kabulü, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı karşı davalı; davalının 2.6.2003 tarihli ve 3 yıl süreli sözleşme ile pilot olarak çalışmaya başladığını, kendisine tip eğitimi verdirilip harcama yapıldığını ancak davalının hiç bir neden göstermeden 11.11.2004 tarihli ihtar ile sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin 10/c maddesine göre 308 euro ile eğitim için harcanan bedelin sözleşmenin ifa edilemeyen dönemine isabet eden 9.979 euronun tahsili için yapılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı karşı davacı, sözleşmede tek taraflı olarak düzenlenen cezai şart hükmünün geçersiz olduğunu, sözleşme gereğince yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu nedenle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava ile de, imzalatılan taahhütnamenin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile davacı karşı davalının 1.865 Euro alacağının davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, bu miktara dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi uyarınca yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden davalı karşı davacının davasının kısmen kabulü ile 17.305 TL. Alacağın davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine dair verilen kararın dairemizce 2015/3853 Esas ve 2016/7951 Karar sayılı ilamı ile 21/03/2016 tarihinde, her ne kadar bozmaya uyulduğu yazılmış ise de, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda taahhütnamedeki miktar değil de sivil havacılık piyasasındaki tip eğitimi maliyetleri İFTC ye göre eğitim maliyetinin hesaplandığı, eksik ve hatalı bilirkişi raporu esas alınarak bedeli tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiği söylenemez. Mahkemece bozmaya uyulmakla davacı lehine usuli müktesep hak doğar. Hal böyle olunca, bozma ilamında belirtilen, dava konusu olayda, davacı tarafından davaya dayanak alınan sözleşme ve taahhütname, tarafların serbest iradesi ile sözleşme serbestisi kapsamında özel hukuk kurallarına tabi olarak yapılmış bulunduğundan taraflar açısından bağlayıcı niteliktedir. Bu itibarla, ihtilafında bu sözleşme ve taahhütname esas alınarak çözümlenmesi zorunludur. Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeden hatalı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl davanın kısmen kabulü ile, 9.926,38 Euro'su taahütnameden kaynaklı alacak, 299,58 Euro'su tazminat olmak üzere toplam 10.225,96 EURO'nun takip tarihinden itibaren Euro cinsinden mevzuata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif döviz satış kuru karşılığı TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilecek şekilde İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2005/98 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin bu şekilde devamına, bakiye ye yönelik talebin reddine, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilecek şekilde takibin devamına, karşı davanın kısmen kabulü ile 19,170 Euro'luk taahhütname senedinin 9.191,00 Euro'sundan dolayı davalı karşı davacının, davacı karşı davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya yönelik talebin reddine, davalının ödenmeyen aylık ücret uçuş tazminatı, yolluk gibi talep ve alacak haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı karşı davalının tüm temyiz itirazlarının reddi, davalı karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması gereklidir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, cezai şart alacağının likit ve belirli olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin kabulü ile davalı-karşı davacı aleyhine %20 tazminata karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen nedenle davacı karşı davalı ve davalı karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, mahkeme kararının 'Hüküm' bölümünün ilk fıkrasında yer alan ”asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilecek şekilde” sözlerinin ve rakamının hükümden çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı karşı davalıya ve davalı karşı davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.