1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

17. Hukuk Dairesi 2016/8848 E. , 2018/650 K.

Gönderilme zamanı: 18 Kas 2021, 20:30
gönderen İctihat
17. Hukuk Dairesi 2016/8848 E. , 2018/650 K.


'İçtihat Metni'

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar tarafından talep edilmiş, davalı ... vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 06.02.2018 Salı günü davacı vekili Av. ... geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili,davalı borçlu Mehmet aleyhine takip yapıldığını ve sonuçsuz kaldığını, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı dava konusu taşınmazını 20.02.2014 tarihinde diğer davalı ...'a sattığını belirterek tasarrufların iptalini talep etmiştir.Davalı ... vekili, süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametgahı olan ... mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, esastan da davanın reddini istemiştir.Davalı ..., duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece, tüm dosya kapsamından taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun İptali istemine ilişkindir.İptal davaları için yasada özel bir düzenleme öngörülmediğinden davanın HMK'nun 6.maddesi gereğince davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerekir. Aynı Yasanın 7/1 maddesi gereğince de davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. İptal davaları ayni
hakka değil kişisel hakka dayanan davalardan olduğundan davanın konusu taşınmaz bile olsa HMK'nun 12. maddesinin uygulanma imkanı yoktur. İİK'nun 282. maddesi gereğince davalı borçlu ile doğrudan veya dolaylı işlem yapan 3.kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ve zorunlu dava arkadaşları usul işlemlerini birlikte yapmak zorunda olduklarından yetki itirazının davalılarca birlikte ileri sürülmesi yasa gereğidir. Yalnız bir davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazı hukuki sonuç doğurmaz. HMK’nun 60.maddesine göre ise zorunlu dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği halde duruşmaya gelememiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.Somut olayda, davalı ...'in ikametgahı ... olup diğer davalı ... ilk ve sonraki duruşmalara katılmadığından onun yönünden de geçerli olmuştur.Bu durumda mahkemece, yetki itirazının kabulü ile dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken esastan karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile sair yönler incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 06/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.