17. Hukuk Dairesi 2015/5445 E. , 2018/37 K.
Gönderilme zamanı: 18 Kas 2021, 20:30
17. Hukuk Dairesi 2015/5445 E. , 2018/37 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davacılar murisi tarafından kullanılan banka kredisinin teminat altına alınması amacıyla, davalı ile davacılar murisi arasında hayat sigorta poliçesi imzalandığını, poliçe vadesi içinde murisin ölümü üzerine banka kredisinin ödenmesi için davalıya başvurulduğunu, ancak sigortalı murisin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle davalının ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin murisin ölüm tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 11.06.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 67.161,97 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacılar murisi ile davalı arasında imzalı poliçede T.İş Bankası Bağcılar Çarşı Şubesi'nin dain-i mürtehin sıfatı ile yer aldığını ve davacıların dava açma hakkının bulunmadığını, davacılar murisinin tedavisini gördüğü kanser rahatsızlığı konusunda doğru beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve zararın teminat dışı olduğunu belirterek davanın öncelikle sıfat yokluğundan aksi takdirde esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; sigorta poliçesinde dain-i mürtehin sıfatına sahip olan dava dışı banka tarafından, davaya ve tazminatın davacılara ödenmesine açıkça ve şartsız bir şekilde muvafakat verilmediği, davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen hükmün, davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, 11. Hukuk Dairesi'nin 18.02.2013 tarih ve 2012/8892 Esas- 2013/2733 Karar sayılı ilamı ile; 'davacılar vekili tarafından 13.07.2012 tarihli muvafakatnamenin dosyaya ibraz edildiği, bu muvafakatname örneğinin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin 22.06.2011 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; ıslah yoluyla artırılan kısmın ise, zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan yargılamada toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacılar murisi ile davalı arasındaki poliçenin tanzimi sırasında alınmış sağlık beyanı bulunmadığı ve davacılar murisi sigortalının gerçeğe aykırı beyanda bulunmasının sözkonusu olmadığının kabulünde bir usulsüzlük bulunmamasına; sigorta poliçesine dayanan alacak için temerrüt faizi olarak ticari faize karar verilmesinin usul ve yasaya uygun görülmesine; 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte bulunduğu dönemde kısmi dava olarak açılan davaya konu edilmeyen ve sonradan ıslah yoluyla artırılan kısmın, 6762 sayılı TTK'nun 1268. maddesi gereğince zamanaşımına uğramış olmasına göre; davacılar vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA; aşağıda dökümü yazılı 8,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 512,10 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 15/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davacılar murisi tarafından kullanılan banka kredisinin teminat altına alınması amacıyla, davalı ile davacılar murisi arasında hayat sigorta poliçesi imzalandığını, poliçe vadesi içinde murisin ölümü üzerine banka kredisinin ödenmesi için davalıya başvurulduğunu, ancak sigortalı murisin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle davalının ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin murisin ölüm tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 11.06.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 67.161,97 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacılar murisi ile davalı arasında imzalı poliçede T.İş Bankası Bağcılar Çarşı Şubesi'nin dain-i mürtehin sıfatı ile yer aldığını ve davacıların dava açma hakkının bulunmadığını, davacılar murisinin tedavisini gördüğü kanser rahatsızlığı konusunda doğru beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve zararın teminat dışı olduğunu belirterek davanın öncelikle sıfat yokluğundan aksi takdirde esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; sigorta poliçesinde dain-i mürtehin sıfatına sahip olan dava dışı banka tarafından, davaya ve tazminatın davacılara ödenmesine açıkça ve şartsız bir şekilde muvafakat verilmediği, davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen hükmün, davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, 11. Hukuk Dairesi'nin 18.02.2013 tarih ve 2012/8892 Esas- 2013/2733 Karar sayılı ilamı ile; 'davacılar vekili tarafından 13.07.2012 tarihli muvafakatnamenin dosyaya ibraz edildiği, bu muvafakatname örneğinin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin 22.06.2011 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; ıslah yoluyla artırılan kısmın ise, zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan yargılamada toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacılar murisi ile davalı arasındaki poliçenin tanzimi sırasında alınmış sağlık beyanı bulunmadığı ve davacılar murisi sigortalının gerçeğe aykırı beyanda bulunmasının sözkonusu olmadığının kabulünde bir usulsüzlük bulunmamasına; sigorta poliçesine dayanan alacak için temerrüt faizi olarak ticari faize karar verilmesinin usul ve yasaya uygun görülmesine; 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte bulunduğu dönemde kısmi dava olarak açılan davaya konu edilmeyen ve sonradan ıslah yoluyla artırılan kısmın, 6762 sayılı TTK'nun 1268. maddesi gereğince zamanaşımına uğramış olmasına göre; davacılar vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA; aşağıda dökümü yazılı 8,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 512,10 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 15/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.