17. Hukuk Dairesi 2017/4501 E. , 2019/10248 K.
Gönderilme zamanı: 18 Kas 2021, 20:30
17. Hukuk Dairesi 2017/4501 E. , 2019/10248 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 12.06.2013 günü ...plakalı traktörün sürücüsü ...'ın sağ çamurluğunda oturan yolcu ...'ın düşmesi sonucunda gerçekleşen kazada adı geçenin vefatı üzerine hak sahiplerinin davacı kuruma müracaat ederek zararın tazmin talebi üzerine ...'a 08.10.2013 tarihinde 57.583,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, bu ödemenin davlılardan tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/6784 sayılı icra takibine borçlular tarafından yapılan itiraz sebebiyle takibin durduğunu belirterek, haksız ve dayanaksız itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davalıların ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/6784 sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 34.935,25 TL asıl alacak üzerinden devamına, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu ölüm sebebiyle ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, kazada vefat eden ... traktörde yolcu olup, davacıların desteğinin traktörün çamurluğunda yolculuk etmesinin zararlı sonucun oluşumunda etkili olduğu; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 'tazminat miktarının tayini' başlıklı 43. maddesinde (6098 sayılı TBK 51. Md); hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; 'Tazminatın tenkisi' başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı TBK 52. md)ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporu uyarınca vefat eden kişinin %75 kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat tutarına bu kusurdan indirim yapılarak belirlenen rakam üzerinden hükmedilmiştir. Yolcunun nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde seyretmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır.
Vefat eden desteğin, traktörün sağ çamurluğunda yolculuk etmek suretiyle zararın doğumunda etkili olduğu olayda müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yolcunun eylemi sebebiyle belirlenen kusur oranı bilirkişi tarafından tazminat tutarına indirim olarak uygulanamayacak olup tespit edilen gerçek zarar tazminatından BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca makul oranda hakkaniyete uygun müterafik kusur indirimi (Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile bu oran %20) yapılması ile oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, ölen kişinin %75 kusurlu olduğu kabul edilerek eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 12.06.2013 günü ...plakalı traktörün sürücüsü ...'ın sağ çamurluğunda oturan yolcu ...'ın düşmesi sonucunda gerçekleşen kazada adı geçenin vefatı üzerine hak sahiplerinin davacı kuruma müracaat ederek zararın tazmin talebi üzerine ...'a 08.10.2013 tarihinde 57.583,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, bu ödemenin davlılardan tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/6784 sayılı icra takibine borçlular tarafından yapılan itiraz sebebiyle takibin durduğunu belirterek, haksız ve dayanaksız itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davalıların ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/6784 sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 34.935,25 TL asıl alacak üzerinden devamına, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu ölüm sebebiyle ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, kazada vefat eden ... traktörde yolcu olup, davacıların desteğinin traktörün çamurluğunda yolculuk etmesinin zararlı sonucun oluşumunda etkili olduğu; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 'tazminat miktarının tayini' başlıklı 43. maddesinde (6098 sayılı TBK 51. Md); hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; 'Tazminatın tenkisi' başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı TBK 52. md)ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporu uyarınca vefat eden kişinin %75 kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat tutarına bu kusurdan indirim yapılarak belirlenen rakam üzerinden hükmedilmiştir. Yolcunun nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde seyretmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır.
Vefat eden desteğin, traktörün sağ çamurluğunda yolculuk etmek suretiyle zararın doğumunda etkili olduğu olayda müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yolcunun eylemi sebebiyle belirlenen kusur oranı bilirkişi tarafından tazminat tutarına indirim olarak uygulanamayacak olup tespit edilen gerçek zarar tazminatından BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca makul oranda hakkaniyete uygun müterafik kusur indirimi (Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile bu oran %20) yapılması ile oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, ölen kişinin %75 kusurlu olduğu kabul edilerek eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.