22. Hukuk Dairesi 2017/21296 E. , 2019/6615 K.
Gönderilme zamanı: 18 Kas 2021, 20:30
22. Hukuk Dairesi 2017/21296 E. , 2019/6615 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete arıza bakım ve onarım işlerinde çalıştığı, vardiyalı sistem olmasına rağmen her gün 14-15 saat çalıştığı, tüm resmi ve dini bayramlarda çalıştığı, aylık 300,00 TL yemek ve 200,00 TL yol yardımı yapılacağı söylenmesine rağmen bu yardımların yapılmadığı iddiası ile fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti ile yemek ve yol yardımı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalıların Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında, davacının yol ve yemek ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı noktasında uyuşmazlık vardır.
Somut olayda Mahkemece emsal dava dosyasına atıf yapılmak sureti ile yol ve yemek ücretine yönelik hesap yapılan bilirkişi raporuna dayanılarak davacının yol ve yemek ücretleri hüküm altına alınmıştır.
Ancak yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki; davacının çalıştığı alt işverenlerin davalı ile yaptıkları hizmet alım sözleşmesi ve ekleri dosyaya kapsamında bulunmamaktadır. Dosya ekinde emsal olduğu belirtilen dava dosyası fiziken dosya içerisinde yer almadığından bu aşamada bir değerlendirme yapılması mümkün değildir. Bu sebeple, öncelikle, davacının çalıştığı alt işveren şirketlerle yapılan tüm hizmet alım sözleşmeleri, teknik ve idari şartnameler ile hizmet sözleşmelerinin ekleri ile birlikte davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'den temin edilerek yemek ve yol yardımına ilişkin düzenleme bulunup bulunmadığı, ihale sözleşmelerinde şartnameye atıf olup olmadığı ve sözleşmede birim fiyata yol ve yemek ücretinin dahil edilip edilmediği belirlenmeli emsal dava dosyası içeriğindeki bilgi ve belgeler de incelenerek, aylık 200,00 TL yol ücreti ve aylık 300,00 TL yemek ücreti ödenmesine ilişkin kabullerin dayanaklarının ne olduğu tespit edilmelidir.
Ayrıca, başka bir dava dosyasına cevaben düzenlendiği anlaşılan 31.12.2012 tarihli ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ... İl Müdürlüğü’nün cevabi yazısında, yol ve yemek ücretlerinin nakdi olarak ödendiğine ilişkin ifade bulunmakta olup, bu yazı içeriği üzerinde durularak, hangi tarih aralıklarında ne miktarda ödeme yapıldığı hususunun kararlaştırıldığı, ilgili müdürlükten sorularak, alınacak cevabi yazı ve ekleri değerlendirilmelidir.
Yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra davalının yemek ve yol ücreti ödemesi gerektiği anlaşılıp da ödenecek yemek ve yol yardımının miktarının belirlenememesi halinde ilgili oda ve kurumlara müzekkere yazarak, davacının çalıştığı döneme ilişkin her yıl için ayrı ayrı ve gidiş geliş toplu taşıma ücreti sorulmalı, yine davacının çalıştığı döneme ilişkin her yıl için ayrı ayrı günlük yemek ücreti konusunda emsal araştırması yapılmalı, gelen yazı cevapları ve araştırma yazıları ile birlikte dosya bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında, işçinin fazla çalışma ücreti alacağı bulunup bulunmadığı bulunup bulunmadığı noktasında uyuşmazlık vardır.
Fazla çalışma yaptığını, iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla mesai yapıldığı iddia edilen çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile ispatlaması gerekir.
Yukarıda fazla çalışmanın ispatı konusunda anlatılan ilkeler, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili günlerinde yapılan çalışmaların ispatı açısından da geçerlidir.
Somut olayda; davalı idare ile yüklenici firma arasında imzalanan sözleşmede vardiyalı çalışma yaptırılacağı düzenlemesi getirilmiştir. Davacı ve davacı tanık beyanlarında da günlük 8 saatlik vardiyalı sisteme çalışıldığı, ancak vardiya süresi aşılarak fazla çalışma yaptırıldığı iddia edilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda günlük 12 saatlik çalışma esasına göre günlük 3 saat ve haftalık 21 saat fazla çalışma tespit edildiği belirtilmiş ise de bu değerlendirme somut verilere dayanmamaktadır. Davalı işyerinde üçlü vardiya sistemi ile çalışıldığı, üçlü vardiya sisteminde fazla çalışma yapılmasının mümkün olmadığı, bu hususun aksinin yazılı belge ile ispatlanamadığı gözetilmeden fazla çalışma ücreti talebinin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Taraflar arasında bir diğer uyuşmazlık, işçinin genel tatil ücreti alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda; dosyaya sunulan bir kısım imzalı bordrolarda genel tatil ücreti tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır. Anılan ilke kararları uyarınca genel tatil ücreti tahakkuku bulunan aylar dışlanmak suretiyle belirlenecek alacak miktarı üzerinden bir hüküm kurulması gerekir iken, hükme esas alınan raporda tanık beyanlarına göre davacının genel tatil günlerinde çalıştığı, genel tatil çalışması yapılmış ise ücretinin ödendiğine dair ücret bordrosu sunulmadığından bahisle genel tatil ücreti alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete arıza bakım ve onarım işlerinde çalıştığı, vardiyalı sistem olmasına rağmen her gün 14-15 saat çalıştığı, tüm resmi ve dini bayramlarda çalıştığı, aylık 300,00 TL yemek ve 200,00 TL yol yardımı yapılacağı söylenmesine rağmen bu yardımların yapılmadığı iddiası ile fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti ile yemek ve yol yardımı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalıların Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında, davacının yol ve yemek ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı noktasında uyuşmazlık vardır.
Somut olayda Mahkemece emsal dava dosyasına atıf yapılmak sureti ile yol ve yemek ücretine yönelik hesap yapılan bilirkişi raporuna dayanılarak davacının yol ve yemek ücretleri hüküm altına alınmıştır.
Ancak yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki; davacının çalıştığı alt işverenlerin davalı ile yaptıkları hizmet alım sözleşmesi ve ekleri dosyaya kapsamında bulunmamaktadır. Dosya ekinde emsal olduğu belirtilen dava dosyası fiziken dosya içerisinde yer almadığından bu aşamada bir değerlendirme yapılması mümkün değildir. Bu sebeple, öncelikle, davacının çalıştığı alt işveren şirketlerle yapılan tüm hizmet alım sözleşmeleri, teknik ve idari şartnameler ile hizmet sözleşmelerinin ekleri ile birlikte davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'den temin edilerek yemek ve yol yardımına ilişkin düzenleme bulunup bulunmadığı, ihale sözleşmelerinde şartnameye atıf olup olmadığı ve sözleşmede birim fiyata yol ve yemek ücretinin dahil edilip edilmediği belirlenmeli emsal dava dosyası içeriğindeki bilgi ve belgeler de incelenerek, aylık 200,00 TL yol ücreti ve aylık 300,00 TL yemek ücreti ödenmesine ilişkin kabullerin dayanaklarının ne olduğu tespit edilmelidir.
Ayrıca, başka bir dava dosyasına cevaben düzenlendiği anlaşılan 31.12.2012 tarihli ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ... İl Müdürlüğü’nün cevabi yazısında, yol ve yemek ücretlerinin nakdi olarak ödendiğine ilişkin ifade bulunmakta olup, bu yazı içeriği üzerinde durularak, hangi tarih aralıklarında ne miktarda ödeme yapıldığı hususunun kararlaştırıldığı, ilgili müdürlükten sorularak, alınacak cevabi yazı ve ekleri değerlendirilmelidir.
Yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra davalının yemek ve yol ücreti ödemesi gerektiği anlaşılıp da ödenecek yemek ve yol yardımının miktarının belirlenememesi halinde ilgili oda ve kurumlara müzekkere yazarak, davacının çalıştığı döneme ilişkin her yıl için ayrı ayrı ve gidiş geliş toplu taşıma ücreti sorulmalı, yine davacının çalıştığı döneme ilişkin her yıl için ayrı ayrı günlük yemek ücreti konusunda emsal araştırması yapılmalı, gelen yazı cevapları ve araştırma yazıları ile birlikte dosya bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında, işçinin fazla çalışma ücreti alacağı bulunup bulunmadığı bulunup bulunmadığı noktasında uyuşmazlık vardır.
Fazla çalışma yaptığını, iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla mesai yapıldığı iddia edilen çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile ispatlaması gerekir.
Yukarıda fazla çalışmanın ispatı konusunda anlatılan ilkeler, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili günlerinde yapılan çalışmaların ispatı açısından da geçerlidir.
Somut olayda; davalı idare ile yüklenici firma arasında imzalanan sözleşmede vardiyalı çalışma yaptırılacağı düzenlemesi getirilmiştir. Davacı ve davacı tanık beyanlarında da günlük 8 saatlik vardiyalı sisteme çalışıldığı, ancak vardiya süresi aşılarak fazla çalışma yaptırıldığı iddia edilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda günlük 12 saatlik çalışma esasına göre günlük 3 saat ve haftalık 21 saat fazla çalışma tespit edildiği belirtilmiş ise de bu değerlendirme somut verilere dayanmamaktadır. Davalı işyerinde üçlü vardiya sistemi ile çalışıldığı, üçlü vardiya sisteminde fazla çalışma yapılmasının mümkün olmadığı, bu hususun aksinin yazılı belge ile ispatlanamadığı gözetilmeden fazla çalışma ücreti talebinin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Taraflar arasında bir diğer uyuşmazlık, işçinin genel tatil ücreti alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda; dosyaya sunulan bir kısım imzalı bordrolarda genel tatil ücreti tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır. Anılan ilke kararları uyarınca genel tatil ücreti tahakkuku bulunan aylar dışlanmak suretiyle belirlenecek alacak miktarı üzerinden bir hüküm kurulması gerekir iken, hükme esas alınan raporda tanık beyanlarına göre davacının genel tatil günlerinde çalıştığı, genel tatil çalışması yapılmış ise ücretinin ödendiğine dair ücret bordrosu sunulmadığından bahisle genel tatil ücreti alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.