1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

1. Hukuk Dairesi 2015/11640 E. , 2018/10402 K.

Gönderilme zamanı: 18 Kas 2021, 20:30
gönderen İctihat
1. Hukuk Dairesi 2015/11640 E. , 2018/10402 K.

'İçtihat Metni'
....
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü


-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, asıl davada kök mirasbırakanları ...’in, 629 parsel sayılı taşınmazını, birleştirilen davada ise 2043, 2010, 2011, 1796, 1566 ve 2097 parsel sayılı taşınmazlarını mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalılara devrettiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davacıların mirasbırakanları ....’nin Silivri Noterliğinin 22.05.1991 tarihli feragatnamesi ile dava konusu taşınmazlardaki miras yolu ile gelen haklarından davalı ... lehine ivaz karşılığında feragat ettiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacıların mirasbırakanları .... tarafından verilen feragatnamenin davacıları da bağlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, kök mirasbırakan ...'in, asıl davaya konu 629 parsel sayılı taşınmazını 17.10.1987 tarihinde davalı oğlu ..., ... de 20.08.1991 tarihinde diğer davalı oğlu ... satış suretiyle devrettiği, birleştirilen davaya konu 2043, 2010, 2011, 1796, 1566, 2097 parsel sayılı taşınmazlarını ise 19.10.1987 tarihinde davalı oğlu ...., .... de 17.03.1992 tarihinde dava dışı ... ..., .... de 19.08.1992 tarihinde davalılar ... ve .... (davalı ...'ın çocuklarına) satış suretiyle devrettiği, asıl davanın 10.01.2012, birleştirilen davanın ise 25.09.2012 tarihinde açıldığı, 1911 doğumlu kök mirasbırakan .... 24.10.1998 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak kızı ..... olma torunları davacılar ....... .... olma dava dışı torunları .....
./..

kaldıkları dava dışı mirasçılar .....aynı taşınmazlara ilişkin aynı davalılar aleyhine muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak .... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/963 Esas, ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/781 Esas sayılı sayılı dava dosyaları ile açtıkları davalar bakımından yapılan yargılama sonucunda, temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davaların kabulüne karar verildiği, kararların deracattan geçerek kesinleştiği, bu hali ile işlemlerin muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davalılar, davacıların mirasbırakanı .....Noterliğinin 22.05.1991 tarih 6716 yevmiye numaralı düzenleme şekilinde feragatnamesi ile çekişme konusu taşınmazlar yönünden davalı ... lehine 5.000.000 TL karşılığı miras hak ve hisselerinden feragat ettiğine ilişkin belgeyi ibraz etmişlerse de, davacılar anılan belge bakımından sahtecilik iddiasında bulunmuşlardır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yazı ve imza inkarı başlıklı 208/4. maddesinde “ Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, davacılar, mirasbırakanları ...... imzasının bulunduğu 22.05.1991 tarihli feragatnamenin sahte olduğunu idiia ederek anılan belgeyi inkar etmişler ancak mahkemece HMK'nun 208/4. maddesi gereğince davacılara herhangi bir süre verilmeksizin sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca, davacı tarafa 22.05.1991 tarihli fragatnamenin sahte olduğu iddiası karşısında HMK'nun 208/4. maddesi gereğince dava açması için kesin süre verilmesi, sonucuna göre toplanan ve toplanacak deliller gözönüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.