8. Hukuk Dairesi 2015/24154 E. , 2018/12610 K

Kilitli
Kullanıcı avatarı
İctihat
Mesajlar: 681327
Kayıt: 30 Mar 2021, 02:46

8. Hukuk Dairesi 2015/24154 E. , 2018/12610 K.

'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Sözleşmenin İptali


Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dilekçesinde özetle davalı ile kardeş olduklarını, murisleri ...’in 14.03.1989 tarihinde vefat edince davalı ve anneleri ile biraraya gelip muristen kalan taşınmaz ve malları sözlü olarak paylaştıklarını, buna göre muristen kalan ... ili ... ilçesinde bulunan dairenin kat karşılığı müteahhite verildiğini, 1, 4, 5, 8 ve 9 numaralı bağımsız bölümlerin alındığını, 8 numaralı dairenin anne ...’na, 5 numaralı dairenin davalıya, 9 numaralı dairenin ise davacıya bırakıldığını, geri kalan 1 ve 4 numaralı dairelerin ise tüm mirasçılar arasında miras hisseleri oranında müştereken malik olduklarını, ... ili ... Mahallesinde bulunan 275 ada 41 parselin de kat karşılığı müteahhite verildiğini, arsa karşılığı verilen 3 adet bağımsız bölümün bedelsiz davalıya bırakıldığını, davalının bunun karşılığında 115 ada 10 parseldeki 3/8 hissesini davacıya devretmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, tarafların uzun yıllardır taşınmazları paylaşım gibi kullandığını davacının, davalıdan yapılan anlaşma gereği hissesini devretmesini isteyince, davalının kendisine bırakılan 3 dairenin eskiyip değer yitirdiğini,davacıya bırakılan dükkanın ise değer kazandığını ve kendisinin mirastan az hisse aldığını düşünerek devre yanaşmadığını söylediğini, bunun üzerine tarafların tekrar biraraya geldiklerini ve 22.12.2013 tarihinde aralarında miras taksim sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre davalının hissesine düşen payını aldığını, davacıyı ve diğer mirasçıyı ibra ettiğini, 115 ada 10 parseldeki 3/8 hissesini de davacıya devredeceğini kabul ve beyan ettiğini, ancak davalının daha sonra görüştüklerinde devirden vazgeçtiğini beyan ettiğini belirterek 115 ada 10 parseldeki davalı adına kayıtlı 3/8 hissesinin iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davalının 30 yıldır ...’da yaşadığını, son 8 yıldır Uşak’a gelmediğini, davacının annesi ile birlikte ...’ya gelerek psikolojik rahatsızlığı olan davalıya baskı ile 115 ada 10 parsel kayıtlı 3/8 hissesinin bedelsiz devrine ilişkin 22.12.2013 tarihli sözleşmeyi imzalattıklarını, bu belgenin davalı tarafından taşınmaz değeri bilinmeden baskı kurularak imzalandığını, belgenin hukuken geçerli olmadığını, sözleşmede bedelsiz denildiği için bağış niteliğinde olup B.K. 288. maddesi gereği resmi şekilde yapılması gerektiğini, davalının hataya düşürülüp iradesinin sakatlandığını, taşınmaz değerinin yüksek olup, davacının belge ile elde edeceği taşınmaz değerinden aşırı yararlanacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur
Davalı vekili cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle karşı dava açarak davacı-karşı davalı tarafından davalı-karşı davacıya imzalatılan 22.12.2013 tarihli sözleşmenin, belgenin iptaline karar verilmesini talep etmiş, davacı-karşı davalı vekili ise karşı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tarafların muris babaları ...'nun mirasçıları olduğu, muristen kalan malvarlığı ile ilgili harici miras taksimi yaptıkları, bu taksim kapsamında davalı (Birleşen dava davacısı)'nın evinde tarafların biraraya gelerek dosya kapsamına sunulan 22.12.2013 tarihli belge ile davaya konu Uşak ili, Kurtuluş Mh. 115 ada 10 parselde davalı ...'ye ait 3/8 hissenin davacıya devredileceğinin kararlaştırıldığı, yapılan bu sözleşmede davalı ...'nin iradesini sakatlayan bir durum bulunmadığı, gerçek iradesi ile davaya konu taşınmazdaki hissesini davacıya devredeceğine ilişkin belge düzenlendiği ve imzaladığı, tüm dosya kapsamına toplanan deliller ve tanık beyanlarına göre de sözleşmede iradeyi sakatlayan bir durumun olmadığı, ayrıca önceden mirasçı sıfatıyla harici miras taksiminin de gereği olduğu vicdani kanaati ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ile tescil isteğine, birleşen dava ise taraflar arasındaki sözleşmenin iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu 115 ada 10 parsel 21.10.1991 tarihinde intikal suretiyle, davacı ve davalı ile dava dışı mirasçı anne ... adına tescil edilmiş, daha sonra mirasçı annenin hissesini 25.09.1998 tarihinde davacıya sattığı, bu şekilde taşınmazın 3/8 hissesinin davalı adına, 5/8 hissesinin ise davacı adına kayıtlı olduğu tapu kütüğünden anlaşılmıştır.
TMK. m. 706, 6098 sayılı TBK. m. 237 ve Tapu Kanunun 26. maddesi hükümlerine göre, tapulu taşınmazların satış ve devri tapu sicil memuru önünde yapılacak resmi sözleşme ile geçerli olur. Elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlarda miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmeler yazılı olmak koşulu ile geçerlidir. (TMK.nun 677. mad.) Resmi şekil şartı öngörülmemiştir. Terekeye dahil taşınmazlar, paylaşılması ya da elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi ile miras malı olmaktan çıkar Bu aşamadan sonra paydaşlar arasındaki ilişki miras ilişkisi olmayıp mal ortaklığına dönüştürüldüğünden paylı mülkiyet esaslarına göre malik olan kişiler arasındaki paylaşım ve pay devrinin genel kurala göre tapu sicil memuru önünde resmi şekilde yapılması zorunludur.
Somut olayda muristen kalan dava konusu 115 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 21.10.1991 tarihinde intikali gerçekleştirilip dava konusu taşınmazda paylı mülkiyet hükümleri geçerli olduğuna göre taşınmaz ortak miras bırakan adına değil az yukarıda belirtildiği gibi paylı şekilde gerçek kişiler adına kayıtlı bulunduğundan, taraflar arasında elbirliği mülkiyeti geçerli olmayıp paylı mülkiyete tabi olduğu anlaşılan taşınmazla ilgili yapılacak taksimin TMK’nın 677 ve 678. maddelerine göre değil, TMK’nın 698 ve devamı maddelerine göre tapu sicil müdürlüğünde düzenlenecek resmi senetle yapılması gerekeceğinden,hissedarlar arasında adi yazılı veya noterde düzenlenen miras payının devrine ilişkin sözleşmeler geçerli değildir. Yine her ne kadar davacı vekili tarafından mirasçılar arasında murisin vefatı ile muristen kalan taşınmazların paylaşımına yönelik sözlü olarak anlaşıldığı ifade edilmiş ise detaraflar murisinin 14.03.1989 tarihinde vefat ettiği, taraflar arasında dava konusu taşınmaza ilişkin intikal işlemlerinin de 21.10.1991 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, taraflar arasında elbirliği ile mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu intikale kadar olan bu dönemde de T.M.K.’nın 677. maddesi gereği yazılı şekil şartı arandığından sözlü olarak yapılan anlaşmanın da hukuken geçerliliği yoktur. Bu nedenle mahkemece, asıl davada tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş bulunması doğru olmamıştır.
SONUÇ:Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





Kilitli
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“2018 Yılı Kararları” sayfasına dön