8. Hukuk Dairesi 2018/8985 E. , 2018/12178 K.
Gönderilme zamanı: 18 Kas 2021, 20:30
8. Hukuk Dairesi 2018/8985 E. , 2018/12178 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, komşu parsel malikleri olan davalıların davacıya ait 1970 parsel sayılı taşınmaza yaptıkları müdahalenin önlenmesine, dava konusu taşınmaza yapılan duvarın ve arkasına dökülen toprak ve molozun temizlenerek eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ...ve ..., müvekillerinin herhangi bir müdahalede bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, geçit hakkı davasının bekletici mesele yapılmasını, davacının taşınmazı satın aldığı tarihten bu zamana kadar karşı çıkmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Kadastro Müdürlüğü’nün 29.12.2014 tarih ve 1354 sayılı yazısı uyarınca taraflara ait taşınmazların bulunduğu yerden kadastro yenileme çalışmalarının 20.12.2012 tarihinde başladığı ve 25.09.2013'de sonuçlandığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26 ve 27 maddeleri uyarınca kadastro tutanağının düzenlenmesi ile kadastro mahkemelerinin görevi başlayacağı, dava tarihinden sonra düzenlenen yenileme kadastrosu tutanağı ile mahkemenin görevinin son bulduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun amacı “Tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin” yapılmasıdır. Görüldüğü üzere uygulama kadastrosunun amacı ve kapsamı, kadastro paftalarında yer alan taşınmaz sınırlarına ilişkin teknik hataları gidermektir.
Somut olayda, davacı ve davalıların malik olduğu taşınmazlara ilişkin yenileme kadastro çalışmalarının başlama tarihi 20.12.2012, bitiş tarihi 25.09.2013, ilan başlama tarihi 01.11.2013 ve kesinleşme tarihi 02.12.2013’tür. Davacının talebi, teknik hata iddiasına dayalı olmayıp, bütünüyle mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesine ilişkin olduğundan dava, yenileme kadastrosunu ilgilendirmemektedir. Bu durumda, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 07.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, komşu parsel malikleri olan davalıların davacıya ait 1970 parsel sayılı taşınmaza yaptıkları müdahalenin önlenmesine, dava konusu taşınmaza yapılan duvarın ve arkasına dökülen toprak ve molozun temizlenerek eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ...ve ..., müvekillerinin herhangi bir müdahalede bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, geçit hakkı davasının bekletici mesele yapılmasını, davacının taşınmazı satın aldığı tarihten bu zamana kadar karşı çıkmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Kadastro Müdürlüğü’nün 29.12.2014 tarih ve 1354 sayılı yazısı uyarınca taraflara ait taşınmazların bulunduğu yerden kadastro yenileme çalışmalarının 20.12.2012 tarihinde başladığı ve 25.09.2013'de sonuçlandığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26 ve 27 maddeleri uyarınca kadastro tutanağının düzenlenmesi ile kadastro mahkemelerinin görevi başlayacağı, dava tarihinden sonra düzenlenen yenileme kadastrosu tutanağı ile mahkemenin görevinin son bulduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun amacı “Tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin” yapılmasıdır. Görüldüğü üzere uygulama kadastrosunun amacı ve kapsamı, kadastro paftalarında yer alan taşınmaz sınırlarına ilişkin teknik hataları gidermektir.
Somut olayda, davacı ve davalıların malik olduğu taşınmazlara ilişkin yenileme kadastro çalışmalarının başlama tarihi 20.12.2012, bitiş tarihi 25.09.2013, ilan başlama tarihi 01.11.2013 ve kesinleşme tarihi 02.12.2013’tür. Davacının talebi, teknik hata iddiasına dayalı olmayıp, bütünüyle mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesine ilişkin olduğundan dava, yenileme kadastrosunu ilgilendirmemektedir. Bu durumda, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 07.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.