8. Hukuk Dairesi 2016/17865 E. , 2019/10314
Gönderilme zamanı: 18 Kas 2021, 20:30
8. Hukuk Dairesi 2016/17865 E. , 2019/10314 K.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-birleşen dosya davacı vekili ile davalı borçlu vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl davada davacı alacaklı vekili, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket yetkilileri arasında akrabalık ilişkisi olduğunu, üçüncü kişi şirketin kuruluş tarihinin borçlu şirketin borçlarını ödeyememe tarihlerine rastladığını, borçlu şirketin alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile akrabasını yetkili göstererek yeni bir şirket kurduğunu, haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu belirterek, üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı üçüncü kişi vekili, haciz yapılan adresin vekil edeni tarafından dava dışı mal sahibinden kiralandığını, mahcuzların borçlu şirketten bedeli ödenerek satın alındığını ve bedellerinin ödendiğini belirterek, istihkak iddialarının kabulü ile menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, üçüncü kişi şirketin takip dayanağını oluşturan faturaların düzenlenme tarihinden sonra kurulduğu, iki şirketin yetkilileri arasında akrabalık bağı olduğu, aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, üçüncü kişi şirketin dayandığı kira sözleşmesinde kefil olarak borçlu şirket yetkilisinin isminin geçtiği gerekçeleri ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar davalı, birleşen dosyada davacı üçüncü kişi vekili ve davalı borçlu şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK'nin 'Takibin Durması ve Düşmesi' başlıklı 193. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında: 'İflasın açılması, borçlu aleyhine haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur. Kararın kesinleşmesi ile bu takipler düşer...' düzenlemesi yer almaktadır.
Diğer yandan istihkak davasında geçerli haczin bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında, Mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerekir.
Sistem üzerinden yapılan incelemede takip borçlusu ... İnşaat Malzemeleri Limited Şirketi hakkında, ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 07.02.2018 tarihli ve 2016/294 Esas ve 2018/126 sayılı Karar ile verilen ve 25.12.2018 tarihinde kesinleşmiş iflas kararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlu şirket yönünden İİK’nin 193/2. maddesi uyarınca takibin düştüğünün kabulü gerekir. Mahkemece borçlu hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesinden dolayı konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 13.11.2019 oy birliğiyle karar verildi.
'İçtihat Metni'
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-birleşen dosya davacı vekili ile davalı borçlu vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl davada davacı alacaklı vekili, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket yetkilileri arasında akrabalık ilişkisi olduğunu, üçüncü kişi şirketin kuruluş tarihinin borçlu şirketin borçlarını ödeyememe tarihlerine rastladığını, borçlu şirketin alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile akrabasını yetkili göstererek yeni bir şirket kurduğunu, haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu belirterek, üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı üçüncü kişi vekili, haciz yapılan adresin vekil edeni tarafından dava dışı mal sahibinden kiralandığını, mahcuzların borçlu şirketten bedeli ödenerek satın alındığını ve bedellerinin ödendiğini belirterek, istihkak iddialarının kabulü ile menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, üçüncü kişi şirketin takip dayanağını oluşturan faturaların düzenlenme tarihinden sonra kurulduğu, iki şirketin yetkilileri arasında akrabalık bağı olduğu, aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, üçüncü kişi şirketin dayandığı kira sözleşmesinde kefil olarak borçlu şirket yetkilisinin isminin geçtiği gerekçeleri ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar davalı, birleşen dosyada davacı üçüncü kişi vekili ve davalı borçlu şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK'nin 'Takibin Durması ve Düşmesi' başlıklı 193. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında: 'İflasın açılması, borçlu aleyhine haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur. Kararın kesinleşmesi ile bu takipler düşer...' düzenlemesi yer almaktadır.
Diğer yandan istihkak davasında geçerli haczin bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında, Mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerekir.
Sistem üzerinden yapılan incelemede takip borçlusu ... İnşaat Malzemeleri Limited Şirketi hakkında, ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 07.02.2018 tarihli ve 2016/294 Esas ve 2018/126 sayılı Karar ile verilen ve 25.12.2018 tarihinde kesinleşmiş iflas kararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlu şirket yönünden İİK’nin 193/2. maddesi uyarınca takibin düştüğünün kabulü gerekir. Mahkemece borçlu hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesinden dolayı konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 13.11.2019 oy birliğiyle karar verildi.